Bilindiği gibi Paris Kürt Enstitüsü, DTP, HAK-PAR ve KADEP'in de içinde yer aldığı farklı görüşlerden 1000 kişiden imza toplanması hedefleniyor.
“Türkiye'de Kürt Sorununa Barışçı Çözüm Çağrısı“ isimli bir bildiri hazırlanmıştır. Hazırlanan ortak bildiride DTP Grup Başkanı Ahmet TÜRK, HAK-PAR Genel Başkanı Sertaç BUCAK, KADEP Genel Başkanı Şerafettin ELÇİ, Feridun YAZAR, Osman BAYDEMİR, Tuncer BAKIRHAN, Abdullah DEMİRBAŞ ve Aysel TUĞLUK'un çağrıcı olduğu bilinmektedir.
Bildiri metni, özü itibariyle Kürt halkının içinde bulunduğu statüsüzlüğü (kölelik durumunu) tamamen kamufle ederek sürdürülmeye yöneliktir. Asgari bazı talepler (kırıntılar) karşılığında Kürtlere kurnazlıkla büyük taahhütler yüklenmektedir. Şöyle ki; Kürtler, ülkelerinin bölünmüşlüğünü doğal saymalı. Bölünmüşlüğün sebeplerini ve kimler tarafından yapıldığını (sınırları tartışmaya açmayacağız garantisi) sorgulamamalı. İnkâr ve imha (soykırım) politikasına değinmemeli. Bu travmanın Kürt halkı üzerinde bıraktığı derin izler görülmemeli vs. Aslında tüm bunlar mevcut statüsüzlüğün aynen devam etmesinden başka bir şey değildir. 1000 “seçkin“ imzayla bir nevi bu statüsüzlüğü onaylatmaktır. Bu onayı, ayrıca bütün dünyaya da (dosta-düşmana) deklare etmektir.
Bu aynı zamanda muhalif Kürtleri çembere alma operasyonudur.
Bu imza kampanyasıyla, PKK-Devlet Konsepti dışında kalan diğer Kürt örgütleri ve şahsiyetlerine de çengel atılmıştır. HAK-PAR ve KADEP Genel Başkanları bu çembere çağrıcılar listesine girerek dahil oldular. Bu her iki parti de programlarına federasyonu koymuşlardı. “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu“. Anlamak kolay değil...
TEVKURD de ne yazık ki bu kervanın kuyruğuna takılmış bulunmaktadır. Ancak hakkını teslim etmek lazım; TEVKURD Yürütme Kurulu, bu kervana katılırken,
“devenin şurası-burası neden eğridir“ diye birkaç köşeli laf (metni imzalıyoruz, ancak bazı eleştirilerimiz vardır.) etmekten de geri kalmamıştır.
İşte, maalesef TEVKURD de beklenmedik bir hamleyle benzerleri gibi bu çemberin içine alındı. TEVKURD'ün programı, stratejisi, Kürdistani duruşu, bilindiği gibi ilgili imza metniyle açıkça çelişmektedir. TEVKURD Yürütme Kurulu, TEVKURD Programını resmen hiçe saymıştır. Programa aykırı karar almak, stratejik değişikliğe gitmek, yeni politik hatlara kaymak, Yürütme Kurulunun yetkisini aşıyor (aşan şeylerdir). Bu tür değişiklikler ancak Genel Kurullarda yapılabilir. Böylelikle Yürütme Kurulu yetkisini kötüye kullanmıştır. Sonuç olarak;
TEVKURD imzasını geri çekmelidir.
Ya da Asli görevini dondurmalı ve acilen Kongreye gitmelidir.
Derinliklerde hazırlanan bir oyun yine Kürtlerin önüne sürüldüğü ap-açık ortadadır. Büyük bir direnç gösterilmezse, operasyonları amacına ulaşacaktır. Bu oyunu Kürt Yurtseverleri teşhir etmeli ve bozmalıdırlar.
24/04/2008
Zülküf ÖZEL
TEVKURD Meclis Üyesi
’Çatı Partisi' ve ’Uganda'nın Kurtuluşu (Akt.)