Hocam malumat icin tesekkurler. Esasinda boyle durumlarda Izadi'ye yazip "sen Kenan Evren'in Kurd oldugunu nereden cikariyorsun" diye sormak lazim. Bir durum daha var ki bunu daha once tartismistik. Bir insanin Kurd olmasi siyasi, sosyaoljik, psikolojik bir vakadir diye. Yani binde bir ihtimal KE damarlarinda Kurd kani tasiyor olsa bile ne KE'nin kendisi ve ne de Kurd toplumu onu Kurd olarak kabul etmiyor. Bir insanin siyasi gorusleri ve gecmisi ne olursa olsun Kurd olabilmesi icin hem o insan kendisinin ve hemde Kurd toplumunun onu Kurd olarak gorup kabul etmsei lazim. Amerika, Kanada, Avusturalya yerli toplumlarinda kistas olarak alinan budur zaten.
Ayrica sadece Izadi'nin kitabi degil tarih, bilim, siyaset, sanat her kitap hakkinda kuskulu buldugumuz yerleri o kitabin yazariyla taritsmaliyiz ki bu turden eserler zaman icerisinde olgunlassin ve eserin yeni editionlari hatalardan arindirilisin yeni bilgilerle guncellessin.
Buna cok onemli bir misal vermek gerekirse Kanan Makiya 1992 yilinda yayinlanan "Republic of Fear" isimli kitabinin ilk edition'inda (edition'in tirkcesi ne? "Baski" olamaz cunki baski "print" olarak biliniyor) Kurd isyani doneminde eline gecen bir belgeye dayanarak Saddam'in karakollarinda bazi polislerin ozel olarak kadinlarin irzina gecmekle gorevlendirildigini iddia etmisti. Oysa ayni kitabin 1998 yilinda cikmis 2. edition da daha onsozunde bu iddiasini geri cekiyor. Bunun nedeni olarakta (hatirladigim kadariyla) o donemde o bolgede Saddam'in polisligini yapmis ve daha sonra Irak'tan kacip Avrupaya siginmis bir kisiyle giristigi komunikasyondan bahsediyor. Makiya bu komunikasyondan sonra vardigi 1991'de eline gecen belgenin bir polis memuruna degil adli suctan dolayi karakolda kayidi bulunan birine ait oldugu sonucuna variyor. Yani Makiya onemli bir hata islemis olduguna eline gecen yeni delili inceledikten sonra kendisi karar veriyor. Avrupada multecilik yapan Saddam'in eski polisiyle girismis oldugu yazismayi "ajandir/majandir" diye elinin tersiyle bir kenara itmiyor yani. Akademik ahlak geregi eger kendi kitabinda bir hata tespit etmisse baskasinin bunu degistir demesine gerek biraklmadan kendisi degistiriyor.
Izadinin kitabinn simdiye kadar kac edition'i yayinlanmis bu da merak konusu oldu benim icin ve Amazon.com'a simdi baktim. Sadece 1. edition'i yayinlanmis ve o da 1992 yilinda. Yani son 16 yildir o kitabin yeni bir edition'i cikmamis. Guncellesmemis hatalar duzeltilmemis, Izadi kendisine yonelitlen elestirilere dikkate alarak ktiabini gozden gecirmemis anlasilan. Bu da kitabin aslen Izadi'nin PhD tezi oldugu izlenimini veriyor.
Ayrica bu meseleyi ilk tartisitigimiz donemde Harvard Universitesinden Mehrdad Izady'nin sayfasini bulmaya calistim belki hala orada profesorluk yapiyor diye ama bulamadim. E-mail adresini bilseydim kendisiyle yazismayi deneyecektim. Bu kapadokya Kurd kralligi meselesi ile Hurmuzgan meselesini soracaktim guya. Hala akademik piyasada mi egitim veriyor mu bu da merak konusu oldu simdi.
Cemsit Bender'i de hic okumamis oldugum icin maalesef herhangi bir gorus belirtemiyorum. Diger "tarihcilere" gelince... Hic bir isim vermesem daha iyi olur ama kendilerini tarihci goren bazi Kurdlerin bir ton makalesi ve bir duzine kitaplarinin kendi ismleri altindaki sitelerde mevcut oldugunun farkindayim. Ama bu "unsurlari" ciddiye alinabilecek akademik niteliklere sahip "zatlar" olarak goremedigim icin (alisageldigimiz ve biz Kurdlerin layik oldugu, hakketigi turden "scholar" degiller yani) okumaya da zahmet etmedim. Ne turden rezalet bir metodolojiye sahip olduklarina hep birlikte sahit olduk zaten. Ayrica tirkce kitaplara biraz gicigim vardir. "Scholarly" ingilizce kitap okuyabilecek kapasitedeyken yarim-yamalak tirkce kitaplarla hayatimi curutecek degilim ve bunu hic bir Kurde de tavsiye etmem.
Kalb kalbe yakinmis. Kalbimden geceni su asagidaki iki satirlik sonatayla gectin ya hani nicin klavyelerin Rahmaninofu oldugunu baska soze gerek birakmadan ispatladin:
"curuk mal almaya alistirilmis pazar
pazarciyi da yoldan cikartir"
Selamlar, sevgiler
shx
Klavyelerin Rahmaninofu