Skip to main content
Submitted by Anonymous (not verified) on 25 April 2008

deyerli forum katilimcilari,22 nisan da sn,h.bawer e verdigim cevapta kurdce yazarak soyle demistim.

-brez h.bawer sibe KCK 23 yê nisanê piroz bike shash nebe-

23 nisan da PKK(kck) ve ergenakon cete onderi.ocalanin 23 nisani deyerlendirmesi, sahiplenmesi bosuna deyil,.Ocalan PKK(kck)den once dawranarak kutlama mesaji niteligindeki asagidaki deyerlendirmesi nekadar turkiyeli ve kemalis bir cete olduklari aciga veriyor

Öcalan, 23 Nisan vesilesiyle şu mesajı verdi: 'Bugün 23 Nisan. Bu vesileyle ilk Meclis'i anıyorum. O dönemde Mustafa Kemal bağımsızlıkçı ve özgürlükçü bir çizgideydi. Neye karşı bağımsızlık? İngilizlere karşı. Gelin Mustafa Kemal'in 1920'lerdeki ilk Meclis konuşmasını referans alalım. Sonrasında yaptığı çözüme yönelik birçok konuşmasını referans alalım. Bu temelde bu sorunu çok geç olmadan çözelim. Aksi halde bu sorunu başka devletler kullanır; Yunanistan, Ermenistan, ABD, Çin, Rusya ve diğer devletler bu konuda söz sahibi olurlar. Amerika'nın soruna ilişkin çözümü de henüz net değil, bilinmiyor, bekleyip göreceğiz. Aynı zamanda AKP, İslam ülkeleriyle yakın ilişkiler geliştirip, ABD karşısındaki pazarlık gücünü artırmaya çalışıyor. Örnek olarak sana Suriye'yi veririm ancak karşılığında şunları alırım demek istiyor. Şafak gazetesinde okudum; AKP Irak'a girdiği için kapatılma davası açıldığı yönünde iddialar var, bu doğru olabilir. Avrupa da siyasal çözüm diyor. Bunu tek başına değil, Amerika istediği için yapıyor. İki taraftan Türkiye'yi sıkıştıracaklar. Ama ben diyorum ki bunlara gerek yok. Gelin bu sorunu karşılıklı, kendi aramızda çözelim.'

Anonymous (not verified)

Fri, 04/25/2008 - 15:09

Ali Bayramoğlu 24 Nisan 1915'den 24 Nisan 2008'e... İstanbul'da sabah 4'te kapısı çalınan Ermeni aydınları, yazarları, gazetecileri, milletvekilleri gözaltına alındılar... Sayıları 220 civarındaydı... Aralarında Zohrab gibi Meclis-i Mebusan üyeleri vardı. Neden tutuklandıklarını bilmiyorlardı. Önce Merkez Hapishane'ye, Mehterhane'ye gönderildiler... Ardından bölümlere ayrılıp Ayaş, Çankırı ve Çorum'a sürüldüler. Bir süre sonra tekrar sürgüne çıkarıldılar. Bu kez amaç belliydi. Teşkilatı-ı Mahsusa harekete geçti. Çeteler, tetikçiler yolda kafilelere saldırdılar. Çok küçük bir kısmı hayatta kalabildi. Çoğu hayatını kaybetti. Talat Paşa'nın arkadaşı, Babıali baskınının İttihatçılarını evinde saklayan, 1908'in ateşli savunucusu, usta hatip milletvekili Zohrab'ın başı taşla ezildi. Halide Edip, bir gün bir trende Bahattin Şakir'in elini kim olduğunu bilmeden sıkınca, buna vesile olan arkadaşına "bana kanlı katilin elini sıktırdın" demesi bu yüzdendir... Tutuklama tarihi 24 Nisan 1915'ti... Ardından tehcir başladı... Ermeniler büyük felaket olarak adlandırdıkları 1915 olaylarını bu yüzden 24 Nisan'da hatırlar ve anarlar... Tabii Türk Ermenileri dışında... Onlar bırakın atalarını sesli bir biçimde anmayı, 24 Nisan'ı hatırlamaya, hatırlatmaya bile cesaret edemeyecek koşullarda yaşarlar. Türk basını 24 Nisan tarihini Ermeni milliyetçiliğinin ve Türk düşmanlığının şaha kalktığı gün olarak yansıtır. Dünyanın çeşitli kentlerinde yapılan gösteri ve anmalara tepki verir ve Türk kamuoyunu buna göre koşullar... Ne var ki, kim ne derse desin, 24 Nisan 1915 şu ya da bu nedenle, şu ya da bu şekilde, Talat Paşa'nın defterindeki rakamlara göre 1.200.000 Osmanlı Ermenisi'nden 800.000'inin üç dört ay içinde yaşayacağı bir trajedinin başlangıç tarihidir. Ama insanlık her zaman yol alır... Dün 24 Nisan 2008'te Türkiye'de bir ilk yaşandı... Bir gazete, Taraf Gazetesi, 1915'te tutuklanan İstanbul Ermenilerinin tam listesini verdi. Bir üniversite, Bilgi Üniversitesi, ülkede yapılan ilk "24 Nisan hatırlama günü"ne kapılarını açtı. Erdoğan Aydın, Ara Sarafyan, Ragıp Zarakolu Ermeni ve Türklerden oluşan bir dinleyici topluluğuna 1915'i anarak anlatılar. Yarın kimileri tarafından skandal, ihanet, vs olarak değerlendirilecek bu gelişme aslında bu ülke için bir yüz akıdır. Bir borcun ödenmesinin ilk adımı atılmıştır belki de... Dahası bu küçük adım Türk kimliğinin şeffaflaşması, demokratikleşmesi, tarih alıştırması, demokratik arınma, yüzleşme gibi meselelerde son yıllarda alınan yolun anlamsız olmadığını göstermiştir... Bu ülkede Ermeni sorunu sempozyumunun boşuna yapılmadığını, bu sempozyuma ihanet diyen Cemil Çiçek gibi bakanların boşuna gözden düşmediğini, Hrant Dink'in insani ve demokratik çabalarının boşuna olmadığını göstermiştir... Artık biliyorsunuz Hrant Dink bunun için öldürüldü, 24 Nisan'ı hatırlattığı, bizlerin Türklerin vicdanını harekete geçirdiği için... Bunu bilmek önemlidir... Türkiye'nin demokratik yüzü de önemlidir... 24 Nisan İstanbul toplantısı işte bu bilince ve bu demokratik yüze işaret etmiştir... Kormayın, utanmayın, kırılmayın ve kızmayın... Gerçekler gerçektir... 1915 bu toprakların, bu topraklarda yaşamış olanların ve yaşayanların ortak meselesidir... Unutmak bile önce bilmeyi gerektirir... Bildikçe arınırsınız, bildikçe kimliğini yeniden ve sağlam temeller üzerinde kurarsınız... Ben kendi payıma memleketimin Ermenilerinin duygularına saygı duyuyor, paylaşıyor, hepsine selam ediyorum...

Anonymous (not verified)

Fri, 04/25/2008 - 18:00

MİT Müsteşarı Barzani ile buluştu mu? Posted on Cuma, 25. Nisan 2008 Topic: Güncel MİT Müsteşarı Emre Taner'in, Türk ordusunun geçen yıl yapmış olduğu sınır ötesi hava harekatı öncesinde Federe Kürdistan Başkanı Mesud Barzani ve Başbakan Neçirvan Barzani ile gizli bir görüşme yaptığı öne sürüldü. Görüşmede hava saldırısı öncesi peşmergenin sınır bölgesinden içlere çekilmesi kararlaştırılırken, PKK'den ayrılanların Türkiye'ye teslimi konusunda anlaşma sağlandı. MİT Müsteşarı Barzani ile gizlice buluştu Özgür Gündem Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Emre Taner, Türk ordusunun geçen yıl yapmış olduğu sınır ötesi hava harekatı öncesinde Federe Kürdistan Başkanı Mesud Barzani ve Başbakan Neçirvan Barzani ile gizli bir görüşme yaptı. Görüşmede hava saldırısı öncesi peşmergenin sınır bölgesinden içlere çekilmesi kararlaştırılırken, PKK'den ayrılanların Türkiye'ye teslimi konusunda anlaşma sağlandı. Alınan bilgilere göre Türk ordusunun geçen yıl 16 Aralık tarihinde HPG gerillalarına yönelik yapmış olduğu hava harekatından bir hafta önce MIT Müsteşarı Emre Taner ve beraberindeki bir heyet, Güney Kürdistan'a gizli bir ziyaret yaptı. Selahaddin ve Hewlêr kentlerini kapsayan ziyaret kapsamında Mesut Barzani ve Neçirvan Barzani ile görüşme sağlandı. MİT müsteşarının Neçirvan Barzani ile yapmış olduğu görüşmeye Türkmen yetkililerinin de katıldığı öne sürüldü. Yapılan görüşmede, Türkiye'nin sınır ötesi hava harekatı öncesinde sınır bölgesine yığınak yapan peşmerge güçlerinin geri çekilmesi kararlaştırıldı. Bu anlaşmadan sonra 12 Aralık tarihinden itibaren MIT müsteşarı tarafından Türk savaş uçaklarının 'PKK kampları var, buralara hava saldırısı yapılacak' dediği Zaxo, Begova, Batufa, Zap, Sınaht, Haftanin, Derkar bölgelerinden peşmerge güçlerinin buradan çekilmesi ve tüm birliklerin bilgilendirilmesi istendi. Bu anlaşmadan sonra peşmerge güçleri, Aralık ayının ilk günlerinden itibaren, Türk ordusunun sınır ötesi kara ve hava harekatı işgaline karşı konuşlandığı Türkiye sınırlarından tümden çekildi. Ancak hava operasyonu Diyarbakır, Balıkesir, Malatya üslerinden kalkan 50'den fazla savaş uçağının katılımıyla 16 Aralığı 17'sine bağlayan gece sadece, Haftanin ve Xaxurkê bölgelerine yapıldı. MİT heyetinin hava saldırısı öncesinde yapmış olduğu görüşmeler ve anlaşma sonucunda, peşmerge güçlerinin sınırın 20-30 kilometre içlere kaydırılması dışında itirafçılar konusunda da KDP ile uzlaşmaya varıldı. Yapılan anlaşma uyarınca, KDP denetimine giren, yada KDP'ye teslim olan PKK'den kaçanların istekleri halinde, Silopi'deki Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye teslim edilmesi konusunda gerekli kolaylığın gösterilmesi istendi. Kabul edilen bu anlaşma uyarınca, PKK'den kaçan ve Türkiye'ye gelip itirafçılık yasasından faydalanmak isteyenlere kolaylık sağlandı. MIT müsteşarı Emre Taner başkanlığındaki heyetin yapmış olduğu bu görüşmelerin ardından, son 5 ay içerisinde sadece Habur Gümrük Kapısı'ndan Türkiye'ye teslim edilen itirafçı sayısı 40'tan fazla. İSTANBUL

Add new comment

Plain text

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.