Skip to main content
Submitted by Anonymous (not verified) on 17 February 2008

Kosova Parlamentosu Sırbistan'dan bağımsızlığını ilan etti.
Özel gündemle TSİ 16.00'da olağanüstü toplanan parlamento oturumu, Parlamento Başkanı Yakup Krasniçi'nin konuşmasıyla başladı.
Toplantıda Başbakan Haşim Taçi, yaptığı konuşmadan sonra bağımsızlık bildirgesini okudu.
Taçi, "Halkımızın liderleri olarak bu bildirgeyle Kosova'yı bağımsız ve egemen bir devlet ilan ediyoruz" dedi.
Başbakan, bu bildirgenin halkın arzusunu yansıttığını ifade etti.
Parlamentoda yapılan oylamada, bağımsızlık ilanı oy birliğiyle kabul edildi ve liderler tarafından bildirge imzalandı.

OYLAMAYA 109 MİLLETVEKİLİ KATILDI

Kosova Parlamentosu, bugünkü olağanüstü toplantısında, Sırbistan'dan bağımsızlığını oy birliğiyle kabul etti.
Bağımsızlık Bildirgesinin okunmasından sonra yapılan oylamaya 109 milletvekili katıldı. Toplantıya katılan milletvekilleri, Kosova'yı bağımsız yapan bildirgeyi açık oylamada oy birliğiyle ayakta alkışlayarak kabul etti.
Parlamentonun, aralarında Sırpların da bulunduğu 11 azınlık üyesi ise oylamaya katılmadı.
Parlamento Başkanı Yakup Krasniçi, oylamadan sonra yaptığı açıklamada, "Kosova bağımsız, egemen ve demokratik bir ülkedir. Milletvekilleri Kosova'yı bağımsız, egemen ve demokratik bir ülke ilan etme arzularını 17 Şubatta ifade etti" diye konuştu.

SOKAKLARDA BÜYÜK COŞKU

Taçi'nin konuşması, Kosova sokaklarında büyük bir coşkuyla karşılandı.
Bağımsızlık ilanı dolayısıyla halkın katılımıyla ülkenin her yanında kutlama törenleri ve şenlikler düzenleneceği haber veriliyor. Kosova'da dükkanlar ve evler, Arnavutluk bayrağının yanı sıra bağımsızlığı destekleyen Avrupa Birliği (AB) ve ABD bayraklarıyla donatıldı. Bağımsızlık kutlamalarında konserler verilecek, havai fişek gösterileri yapılacak. 9 yıldan beri Kosova'da görev yapan 16 bin kişilik NATO gücü bağımsızlık ilanı dolayısıyla güvenlik önlemlerini sıkılaştırdı.
Kosova'nın 2 milyonluk nüfusunun yüzde 90'ını Müslüman Arnavutlar oluşturuyor.
Yaklaşık Belçika büyüklüğündeki Kosova'nın bağımsızlığını ABD ve AB'nin önde gelen ülkelerinin tanıyacağı belirtiliyor.
Türkiye hemen tanıyacak

Bu arada Türkiye, Kosova'nın bağımsızlığını tanıyacak ilk ülkelerden biri olacak. Dı- şişleri kaynaklarına göre, bağımsızlığın ilanından hemen sonra AB üyeleri ve ABD'nin ardından Ankara bu kararı tanıdığını bildiren bir açıklama yapacak.

•Kosova bu noktaya nasıl geldi?

SÜREÇ
Sırbistan ve Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç'e karşı 1999'da yapılan NATO'nun tarihindeki tek savaş sonunda Kosova NATO ve BM himayesine geçti.
Kosova NATO ve BM'nin himayesine geçmesine rağmen Sırbistan'ın bir parçası olarak kalmaya devam etti.
Bölgenin statüsüyle ilgili görüşmeler BM'nin öncülüğünde 2006 Şubat ayında başladı.
Bu arada, Sırbistan'da yapılan referandumda da Kosova'nın Sırbistan'ın bölünmez bir parçası olduğu ilan edildi.
BM'nin Kosova temsilcisi Martti Ahtisaari, 26 Ocak 2007'de, Kosova'ya gözetim altında bağımsızlık verilmesini öngören planını açıkladı. Rusya ise Ahtisaari'nin teklifini 2007 Nisanında yapılan BM Güvenlik Konseyi toplantısında reddetti.
ABD Başkanı George Bush, haziranda Kosova'nın daha fazla gecikmeden bağımsız olması gerektiğini söyledi.
Kosova geçen Temmuzda, BM'nin yürüttüğü Kosova sürecinin başarısız olduğunu belirterek, yıl sonuna kadar bağımsızlığın ilan edilmesi çağrısında bulundu.
Başbakan Taçi de bu gelişmelerden sonra Kosova'nın bağımsızlığının bugün ilan edileceğini açıkladı.

GELİŞMELER...

YÜZLERCE ESKİ SIRP ASKERİNİN KOSOVA'YA GİRİŞİ ENGELLENDİ

Üniformalı yüzlerce eski Sırp askerinin bağımsızlığını ilan etmeye hazırlanan Kosova'ya girişi engellendi. Beta ajansı, eski Sırp askerlerinin Sırbistan-Kosova idari sınırındaki Merdare'de Sırp polisinin kordonunu geçmeyi başardığını, ancak Kosova güvenlik güçlerince durdurulduğunu duyurdu.
Ayrılıkçı Kosovalı Arnavutlara karşı 1998-1999'daki savaşa katılan eski Sırp askerlerin, Kosova'nın bağımsızlık ilanını protesto etmek amacıyla Kosova'ya girmek istedikleri belirtildi.

Anonymous (not verified)

Sun, 02/17/2008 - 21:06

Bağımsızlığını ilan eden Kosova, yaşlaşık 500 yıl boyunca Osmanlı yönetiminde kaldı. Osmanlı İmparatorluğu'nca 1375 yılında fethedilen Kosova'ya yerleşen Türkler, 1877-78 harbinden sonra Osmanlı'nın etkinliğinin azalmasıyla azınlık durumuna düşmeye başladı. Balkan savaşları sonucu (1912-1913) elden çıkan bölgedeki Türkler, krallık (1918) ve komünist Yugoslavya (1945) döneminde üç büyük göç ve katliama uğradı. 1930 yıllarında kamulaştırma reformu altında Türklerin elinden araziler zorla alınarak Sırplara verildi ve Türkler göçe zorlandı. İkincisi ise 1956-60 yılları arasında Türklerden silah toplama kampanyası adı altında büyük eziyet başladı ve bunun sonucu olarak ikinci kez göç yaşandı. Sırpların bu iki baskısından sonra, 1968-1990 yılları arasında da Türkler, Arnavutların asimilasyon politikasına maruz kaldı. Bütün bunlara rağmen Kosova'da kalan resmi istatistiklere göre 12 bin, gerçekte 20-25 bin Türk, oradaki Türk kültürünü yaşatmayı başardı. Bir söylenceye göre, 1. Kosova Savaşı (1389) sonrasında savaşta ölen Türk askerlerin kanının bir göl gibi toplanması sonucunda, Ay ve Yıldız'ın bu göl üzerinde yansımasıyla oluştuğu kabul ediliyor. Tarih kitaplarına göre Osmanlılar, 1389'da Sırplara ve Avrupalı müttefiklerine karşı kazandıkları meşhur Kosova savaşından sonra bölgeye tamamıyla hakim oldu ve Kosova vilayeti 1877 yılında teşkil edildi. Halil Rıfat Paşa bölgenin ilk valisi tayin edildi. Vilayetin merkez sancağı 1879-1893 tarihleri arasında Priştine, 1893 tarihinde itibaren ise Üsküp şehri oldu. Kosova Vilayeti'nin nüfusu 1893 tarihi itibariyle 847 bin 419'du. Bunun 507 bin 80'i Müslüman, 340 bin 339'ı Hristiyan'dı. Vilayet 1896 yılında 6 sancağa ayrıldı. Bunlar; Üsküp (Merkez) Priştine, Prizren, İpek, Yenipazar ve Taşlıca sancaklarıydı. Vilayette Türk, Arnavut, Boşnak gibi Müslüman unsurlar ve Bulgar, Makedon, Sırp, Rum, Ulah gibi Hristiyan birçok etnik unsur bir arada yaşadı. Berlin konferansında (1878) Kosova'nın büyük bir kısmı Sırbistan ve Karadağ'a havale edildi. Bu karar, konferanstan önce başlamış olan etnik temizlik hareketini hızlandırdı. Nis, Leskovça ve Topluca gibi şehirlerin nüfusu Türkiye'ye göç etmeye zorlandı. 22 Mart 1913 yapılan Londra Sefirler Toplantısı sonucu Arnavutluk'un bağımsızlığı tanınırken Kosova, Sırbistan'a bağlandı.1919-1920 Versay Barış Konferansı ile Kosova'nın Sırbistan'a bağlanması meşrulaştırıldı. TİTO YUGOSLAVYASI'NDA KOSOVA- İkinci Dünya Savaşı sırasında İtalya'nın Almanya'ya teslim olması üzerine Tito tarafından kurulan meclisçe Yugoslavya 1945 yılında ilan edildi ve monarşi yıkıldı. Bu olaydan sonra Kosova, Yugoslavya'ya bağlı bir eyalet statüsüne geçti. Kurulan yeni Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti'nde yönetimin uyguladığı baskı politikası sonucu yine Müslüman topluluğunun Türkiye'ye göçü devam etti. Özellikle, Kosova Türklerinin göçü, Sırp yönetimin 1953 yılında silah toplama eylemi sırasında yoğunluk kazandı. O dönemde, Tito Yugoslavyası'nın ikinci adamı konumundaki Aleksandar Rankoviç'in altı cumhuriyet ve iki özerk bölgeden oluşan Yugoslavya'nın Müslüman toplumların yaşadıkları bölgeler olan Bosna-Hersek, Makedonya, Kosova, Karadağ ve Sancak'ta baskıların artması nedeniyle, Türkiye'ye Türk, Boşnak ve Arnavutların göçü daha da hızlandı. İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda kurulan Tito Yugoslavyası'nda da Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Türklerin en yoğun yaşadıkları bölgelerde, Kosova ve Batı Makedonya'da (Kalkandelen, Gostivar, Debre) varlıkları kabul edilmedi. Türklerin yoğun ısrarı üzere dönemin Yugoslavya Komünist Partisi, 8 yıllık bir aradan sonra 1951 yılının ilkbaharında Kosova'da da Türklerin varlığını tanıma kararı aldı. Türklerin resmen tanındığı 1951 yılı, Kosova Türkleri için bir dönüşüm yılı oldu. En önemli merkezlerde anaokullar, ilkokullar, Türk kültür-sanat dernekleri açıldı. Priştine Radyosu'nda Türkçe yayınlar başladı. Kosova'da ancak 300-400 kadar Türk var derken, 1953 yılında yapılan nüfus sayımında Türklerin sayısı 34 bin civarında belirlendi. Yugoslavya Anayasası'nda değişiklikler yapılarak hazırlanan yeni 1974 Kosova Anayasası'na göre Kosova'da Arnavutça ve Sırpçanın yanı sıra Türklerin yaşadıkları yerlerde Türkçe de resmi dil oldu. Bu anayasal değişiklikler Kosova'nın Sırbistan kontrolünden kurtulması da demekti. 1975 yılında Priştine Üniversitesi kuruldu. Arnavutça ve Sırpça öğretimin yapıldığı üniversite Arnavutların yüksek öğrenimi için son derece önemliydi. Zamanla, eğitimli genç Arnavutlar yavaş yavaş yönetimi ele geçiriyordu. Slobodan Miloseviç yönetimindeki Yugoslovya'da 1989 yılında, 1974 Federal Anayasası'nın güvence altına aldığı Kosova'nin özerklik hakkini iptal etti. Özerkliği alınan Kosova sıradan bir Sırp belediyesine dönüştürüldü. 1990 yılında Yugoslavya'da çok partili düzene geçildi ve ilk seçimler yapıldı. Arnavutlar, seçimleri boykot ederek 2 Temmuz 1990 günü Kaçanik'te Kosova Cumhuriyeti, 7 Eylül 1990 günü de Kaçanik Anayasası'nı ilan ettiler. 1991'de yapılan referandumda halkın yüzde 99,87'si bağımsızlık için oy kullandı ve tek taraflı Kosova'nın bağımsızlığı ilan edildi. Sırp rejiminin bütün baskılarına rağmen 1992'de Arnavutlar Kosova'da genel seçim düzenledi. Bunun neticesinde Kosova Cumhuriyeti parlamentosu oluştu ve İbrahim Rugova Kosova Cumhuriyeti'nin ilk başkanı seçildi. Kosova'nın bağımsızlığını Arnavutluk tanıdı, Bosna, Hırvatistan ve Slovenya destekledi. -KOSOVA KURTULUŞ ORDUSU- Aslında Arnavutların Slavlara karşı direnişi Osmanlıların Balkanlar'dan çıkışıyla birlikte basladı. Bu direniş Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında da devam etti. Gerçek anlamıyla bir özerklik olmasa da komünizmin döneminde Arnavutlara verilen özerkliğin 1989'da Miloseviç rejimi tarafından geri alınmasıyla, Kosova halkına daha önce görülmedik siyasi baskı ve şiddet arttı ve buna direniş güçlendi. Bütün bu baskılar sonucunda Arnavutlar Sırplara karşı askeri bir örgüt kurdu. 1993'te Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK) tam bir gizlilik içinde kuruldu. UÇK ilk faaliyetini gazetelere verdiği sert açıklamalarla başlattı ve Sırp polis merkezlerine bombalı saldırılar düzenlemeye başladı. Kosova'daki gerçek durumu gözetlemek amacıyla, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Gözetleme Misyonu 1998 yılında Kosova'da göreve başladı. Reçak'ta 15 Ocak 1999 tarihinde bir grup Arnavut sivilin Sırp güvenlik güçlerince katledilmesi, Eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi tarafından soykırım olarak değelendirilerek, dünya kamuoyunun Miloşeviç rejimine son verilmesi, Kosova halkının kurtarılması yönünde ciddi adım atmasını sağladı. Fransa'daki Rambouilet Konferansı'nda 5 Şubat 1999'da Sırp ve Arnavut heyetleri arasında anlaşma sağlanamaması sonucu, barışçıl yollar tükendi ve Miloşeviç rejimine karşı sıra askeri güç kullanılmasına geldi. Bu arada, şiddet eylemleri arttı, Sırp güvenlik güçleri Arnavutlarla birlikte Türk ve Boşnakları da Kosova'dan sürmeye başladı ve yaklaşık 700 bin kişi Kosova'dan kovuldu. Uluslararası topluluğun Miloşeviç rejimiyle bir türlü anlaşma sağlayamaması sonucu, BM Güvenlik Konseyinin çıkardığı 1244 sayılı karara dayanarak 24 Mart 1999 günü NATO güçlerinin Sırbistan üzerine hava harekatı başladı. 78 günlük hava harekatının sonunda Kumanova'da imzalanan Askeri Teknik İşbirliği Anlaşması ile Sırp güvenlik güçleri Kosova'dan geri çekildi, 10 Haziran 1999 günü NATO güçleri Kosova'ya girdi. Çok kısa bir sure içinde, Kosovalıların büyük bir bölümü evlerine geri dönebildi. Balkanlar'da Sırbistan, Karadağ, Makedonya ve Arnavutluk devletlerine sınırı olan Kosova, Haziran 1999'dan bu yana Birleşmiş Milletler tarafından yönetiliyor. İlk yerel seçimler 2000 yılında yapılırken, şimdiye kadar üç yerel ve parlamento seçimi yapıldı. Son seçimleri eski UÇK komutanlarından Haşim Taçi'nin liderliğindeki Kosova Demokrasi Partisi (PDK) kazanarak, Kosova Demokratik Birliği (LDK) ve Kosova Demokratik Türk Partisi'nin de ortak olduğu koalisyon hükümeti kuruldu. Başmüzakereci Marti Ahtisaari'nin yönetiminde tam bir yıl süren Belgrad ve Priştine arasında Kosova'nın nihai statüsüyle igili müzakerelerde uzlaşma sağlanamadı. Ahtisaari'nin Kosova'ya koşullu bağımsızlık öneren planı, BM Güvenlik Konseyinde Rusya tarafından veto edilince, Temas Grubu tarafında bir yıllık yeni bir müzakere dönemi başladı. Geçen yılın sonunda Temas Grubu da BM Güvenlik Konseyine taraflar arasında uzlaşma yönünde ilerleme sağlanamadığını bildirerek Ahtisaari'nin önerisine destek sundu. Kosova, 17 Şubat 2008 günü bağımsızlığını ilan etmekle dünyanın en yeni bağımsız ülkesi sıfatını, yine Sırbistan'dan ayrılan Karadağ'dan almış oldu. Bölgede, 2005 istatistiklerine göre, 2,1 milyonluk nüfusun yüzde 81,6'sı Arnavutlardan oluşuyor. Sırp nüfusunun oranı yüzde 9,9 olurken, kalan bölümü Türkler ve Boşnaklar gibi değişik etnik gruplardan meydana geliyor. Dini yapısına gelince, bölgedeki nüfusun yüzde 91'i Müslüman, yüzde 9'u Hristiyanlardan oluşuyor. Kosova'da 2006 yılının sonunda çıkarılan resmi diller yasasında Arnavutça, Sırpça ve İngilizce resmi diller olarak kabul edildi. Türklerin zorlamasıyla geçen yıl içinde Priştine, Prizren, Mitroviça ve Gilan belediyeleri Türkçeyi resmi diller arasına aldı.

Anonymous (not verified)

Tue, 02/19/2008 - 00:21

AB dýþiþleri bakanlarý Kosova konusunda ortak tutum belirlemeye çalýþýyor 18.02.2008 Sýrbistan'dan dün baðýmsýzlýðýný ilan eden Kosova farklý tepkilerle karþýlaþýyor. Olaðanüstü toplanan BM Güvenlik Konseyi'nden uzlaþma çýkmadý. AB dýþiþleri bakanlarý da Kosova gündemiyle Brüksel'de toplanýyor. Avrupa Birliði üyesi 27 ülkenin dýþiþleri bakanlarý bugün Brüksel'de Balkanlar'ý ve Kosova'nýn baðýmsýzlýk ilanýný ele alacaklar. AB dýþiþleri bakanlarý toplantýsýndan, kültürel, etnik ve dini haklarý güvence altýna alan “demokratik bir Kosova“ talebinin çýkmasý bekleniyor. Yaklaþýk 2 milyonu bulan Kosova nüfusunun yaklaþýk 120 binini, baþta Mitrovica olmak üzere Kosova'nýn kuzeyinde yoðunlaþan Sýrplar meydana getiriyor. AB'nin toplantýda bölgede güvenlik ve istikrara katký saðlama sözünü vurgulayacaðý, yeni devlete siyasi ve ekonomik açýlýmlarla “net bir Avrupa perspektifi sunulacaðý“ belirtildi. Baðýmsýzlýða karþý çýkan AB üyeleri ABD'nin yaný sýra AB'nin dört büyük ülkesi Almanya, Fransa, Ýtalya ve Ýngiltere'nin Kosova'yý gün içinde tanýmasý bekleniyor. Buna karþýlýk kendi ülkelerinde benzer bir geliþmeden kaygý duyan Ýspanya, Kýbrýs ve Yunanistan, baðýmsýzlýðý tanýmaya yanaþmýyor. Kosova'nýn baðýmsýzlýðýný ilan etmesinden sonra Rusya'nýn talebiyle acil olarak toplanan BM Güvenlik Konseyi uzlaþmaya varamadý. BM Güvenlik Konseyi'nin yarýn Rusya ve Sýrbistan'ýn talebi doðrultusunda yeniden toplanacaðý bildirildi. Konsey'in dönem baþkaný Panama'nýn BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ricardo Alberto Arias toplantýnýn ardýndan yaptýðý açýklamada, Konsey'in yarýn öðleden sonra yapýlacak toplantýsýna Sýrbistan Devlet Baþkaný Boris Tadiç, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ve Konsey üyelerinin katýlacaðýný belirtti. Arias, Kosova konusunda Konsey'in bölünmüþlüðünün devam ettiðini belirtti. Ýstikrarlý süreç hedefi Belçika'nýn BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Johan Verbeke, Belçika, Fransa, Ýtalya, Ýngiltere, ABD, Hýrvatistan ve Almanya olarak yedi ülkenin Konsey'in Kosova konusunda uzlaþmaya varamadýðýný duyurmak üzere bir açýklama yapmak istediklerini söyledi. Verbeke, Kosova'nýn nihai statüsü konusunda taraflar arasýnda sürdürülen müzakerelerin bir sonuca ulaþamamasýndan üzüntü duyduklarýný belirterek Kosova'daki statükonun devamýnýn kabul edilemez olduðunu vurguladý. Verbeke, ''Kosova'da koordine edilen ve uluslararasý toplumca desteklenen istikrarlý bir süreç, statükonun devamýndan daha iyi'' dedi. Verbeke ''Bu konuda Konsey'in uzlaþmaya varamamasýndan üzüntü duyuyoruz, ancak Konsey'deki bugünkü çýkmaz uzun zamandan beri belliydi'' dedi. Verbeke, bu nedenle AB olarak kendi sorumluluklarýný yerine getireceklerini ve yarýn AB'nin dýþiþleri bakanlarýnýn Brüksel'de bir araya gelip konuyu ele alacaklarýný söyledi. Verbeke, Kosova'nýn baðýmsýzlýk kararýnýn BM'nin 1244 sayýlý kararýyla çeliþmediðini ve bugünkü yeni statüye çerçeve hazýrladýðýný da belirtti. BM genel sekreterinin çaðrýsý BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun da yaptýðý açýklamada, Kosova'da ve Balkanlar'da taraflarý þiddetten uzak durmaya çaðýrdý. Ban, Kosova'daki BM Misyonunu'nun (UNMIK), BM'ye Kosova'da yönetim otoritesi veren 1244 sayýlý BM kararý çerçevesinde görev yapmaya devam edeceðini belirtti. Ban, Kosova'daki geliþmelerle ilgili Konsey üyelerine bilgi verdiðini söylemekle yetinerek, baðýmsýzlýk ilanýnýn yasal olup olmadýðýyla ilgili yorum yapmadý. Deutsche Welle

Add new comment

Plain text

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.