Direkt zum Inhalt

Tarihin Cilvesine Bak:Saddam’a Kürd Hakim

  Ben bu sabah günlük gazetelere ve haber ajanslarinin gectikleri haberlere bir göz gezdirdigim zaman, „bir Kürd“ kelimesi her seferinde karsima cikti..Nereye baktimsa hep „bir Kürd“ kavrami öne cikarilmis....Fransiz, Ingiliz ve Almanya basini (inaniyorum digerleride böyle) hepsi sanki anlasmis gibi, Bagdat celladi Saddam Huseyin’in dün baslanan mahkemesinden söz ederken hep mahkemenin „Kürd Baskani“indan söz ediyorlardi..Tüm dünya dün Rizgar Mehemed Emin adli bir Kürd hakimin adini düydü....Kürd halkinin katili ve soykirimcisi olan Saddam ve suc ortaklarini yargilayan mahkemenin Baskani bir Kürd olmasi, Kürd halkinin düsmanlarini rahatsiz ve huzursuz ettigi kadar, ondan daha cok tüm dünya Kürdleri icin bir gurur kaynagi oldu...Evet, yok edilmek istenen bir halkin evladi olan Rizgar, Kürdlere jenosid uygulayan cellatlarin yargilandigi mahkemenin baskani oluyor.Bir kac yil önce böyle bir sey söylenmis olsaydi, pek ciddiye alinmaz ve bu sözü söyleyenin aklindan süphe edilirdi..Dünya basinida bu „tarihin cilvesinin“ farkindan oldugundan dolayi, „ sanik Saddam ve Kürd hakim“ ikilisini birlikte isliyorlar..Cünkü bu vurgunun altinda ve gerisinde koskoca bir kiyim tarihi var. Benzer pozisyonlar icinde bulunanlarin bir tarafi icin ruyalarin gerceklesmesi ve sevinc kaynagi olurken bu ikilinin vardigi iliski, diger taraf icin ise o derece korkulu ve korkunc bir ruyadir bu gerceklik..Belkide iki pozisyon statüsünde bulunan herkes, kendisini hâlâ ruyada hisediyor ve gözlerine inanmiyorlar..Iki dünya dün Bagdat’in yesil diye bilinen alaninda dar bir mahkeme salonunda karsi karsi ya gelmisti..Eski Kürd celladi, hâlâ kendisini Irak’in efendisi ve „baskani“ olarak görüyor ve kimseyi tanimiyor..Eski Kürd celladi, mahkeme salonunda bulunan yandaslarini hâlâ terörize ediyor , Iraklilara ve Kürdlere karsi hâlâ eski arogant tutumlarini sürdürüyor ve tehditler yagdiriyor.Cünkü eski cellad, ates ve demirle yönetigi ülkelerin topraklarinda iktidari boyunca „ ya savasa göndererek yada yönetim olarak kiyimdan gecirerek tam iki milyon insanin canina kiydigini“ ve bunun yaratigi tahribatlarin bilincindedir.Evet eski cellad ve suc ortaklarinin karsisinda yüzü acik ve kimligi acik bir Kürd mahkemeyi yönetiyordu.Yüzü acik diyorum, cünkü mahkemenin diger üyelerinin yüzleri televizyonlar göstermiyor ve kimlikleri gizli tutuluyor.Ama Kürd hakim Rizgar, kendi kimligiyle, yüzü acik bir sekilde, sabirli, adil ve kontrolu kayip etmeden ilk celseyi bitirdi..Bir cok Kürd cevresi, Kürd düsmani Saddam’in bir Kürd tarafindan yagilanmasindan dolayi seviniyorlar.. Hakim Rizgar‘in esi Nazanin Ahmed’in bugün Kürdistani Niwê gazetesinde cikan söylesisinde evine yapilan telefonlarda da bu anlasiliyor. Ayrica Tageszeitung gazetesinin Kürdistan muhabiri Inga Rogg’un bugünkü makelesinde , Liberation gazetesinden Marc Semo’nun Hewlêr’den gectigi haber ve yorumlarda da bu anlasiliyor.Bu yabanci ve Kürd dostu gazeteciler, Kürd sokaklarinin kalbini tutuyor ve siradan Kürdlerin ve sehid ailelerinin tavirlarini ve düsüncelerini kamuoyuna yansitiyorlar. Mahkeme esnasindaki tutumundan dolayi, hakim Rizgar bir cok cevre tarafindan da olumlu bir sekilde degerlendirildi.Bu mahkeme bana biraz Nürnberg mahkemelerini hatirlatti..Saddam’in dünkü mahkemedeki tutumu,Nürnberg mahkemelerinde Göring’in tutumuna benziyor.Göring’te „sucsuz“ oldugunu, „mahkemeyi tanimadigini“, „isgalden“ söz ediyordu.Ama Göring’in mahkeme baskani soykirima ugrayan bir müsevi degildi. Saddam’in ki, bir Kürd....Daha simdiden bu mahkemenin cok güc ve cetin gececegi ortada.. Arap sövenistleri cildiriyorlar..Göringler izole olmus, tüm ulusal ve uluslararasi desteklerini kayip etmislerdi.Ama Saddam ve suc ortaklari hâlâ bir cok cevrenin cesitli nedenlerden dolayi desteklerine sahipler. Amerika ile celiskisi olan devletler, sol cevreler, islami cevreleri hepsi kendilere göre gerekcelerle Saddamcidirlar.Saddam’in dün hemen mahkemenin baslangicinda „Allah icin savasanlar“ diye söze baslamasi, Taha Yasin Ramazan’in Arap milli giysileri kendisinden alinmis diye, mahkemede isim beyanini reddederek „elbisemle birlikte kimligimi de kayip ettim“ demesi, önümüzdeki sürecte takinacaklari tavirlara iliskin ilk mesajlardi.Neyse Rizgar Mehemed Emin, „saniklar kim oldugundan dolayi degil, ne yaptiklarindan dolayi burada yargilniyor“ diyerek elbiselerini getirti...Ama görünen o dur ki, bu mahkeme cok cetin ve kavgali gececek... „Suclular hâlâ güclüleri“ oynuyor. Ama, ya Saddam ve yandaslarinin iktidarlari yikildigindan beri, Firat ve Dicle nehirleri üzerine kurulan köprülerin altinda ne kadar suyun aktigini hâlâ göremiyorlar, yada yaptiklari kiyimlarindan dolayi baslarina geleceklerini bildiklerinden dolayi son kozlarini oynuyorlar.Ama her iki durumda da Mahkeme heyetinin isleri zor..Bu mahkeme ayni zamanda bir sinir savasi olacak.. Mazlumlarin, cellatlariyle gerceklestirdigi tarihi bir olarak bu mahkeme tarihe gececek...Daha simdiden tarih yaziliyor.20.10.05[email protected]

Neuen Kommentar schreiben

Der Inhalt dieses Feldes wird nicht öffentlich zugänglich angezeigt.
CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.