بازبدە بۆ ناوەڕۆکی سەرەکی

Hasan H.Yıldırım ile Kürdıstan Seçimleri Üzerine Söyleşi

Merhaba,

Biz Güney Kürdistan'daki seçimlerle ilgili bazı Kuzeyli aydınlara çeşitli sorular sorarak süreç hakkında düşüncelerini almak istiyoruz.
Eğer bu sorularımızı cevaplarsanız çok memnun oluruz.

Saygılarımla

Newroz Com Editör'ü
Aso Zagrosi

[b]Aso Zagrosı[/b] : Ülkemizin Güney Parçasında 25 temmuz günü Kürdistan Parlamentosu ve Kürdistan Başkanı için seçimler yapılacak. Siz bu seçimleri genel olarak nasıl görüyorsunuz? Kuzey Kürdlerinin sessiz bir şekilde takip ettikleri bu seçimleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

[b]Hasan H. YILDIRIM[/b] : Ülkemizin güney parcasının dörtebir kesimin özgürleşmesinden bu yana birkaç kez seçimler yapıldı. Seçimler vesilesiyle Kürdistan halkı kendini yönetebilecek olgunluğu gösterdi. Parlemento ve hükümet oluşturuldu. Önemli gelişmeler sağlanmakla beraber istenilen hedef yakanılamadı. Her ne kadar iki başlı iktidar şu veya bu şekilde aşılsada devletin temel kurumlarında tekleşme henüz sağlanmış değildir. Umarım bu seçim bunu aşmaya vesile olur. İktidara gelecek güçler, parti iktidarlarından öte devlet olmanın gereğini yaparlarsa tabi.
18 yılık iktidar dönemlerinde ellerindeki onca imkana karşın KDP/YNK temel sorunlarda başarısız oldu. Bundan elbette dış faktörlerin belirleyici önemi var, ancak iç sorunları açmada da başarısız oldular.
Devleti devlet yapan temel kurumları oluşturamadılar. İkibaşlılık devam etmektedir. 18 yıl içinde bunu yapamayan, daha doğrusu yapmanın işlerine gelmediğini söylemek yanlış değildir. Bireysel, ailesel, partisel çıkarları milletin çıkarlarından önde tutmanın sonuçlarıdır bunlar.
Ailesel ve bireysel tasaruflar, yolsuzluklar ve rüşvetin ayuka çıkması Güney'in en büyük handikaplarından biridir. Bundan kaynaklı halkta büyük bir hoşnutsuzluk var. Görünürde bunlara tercüman olan Nawşirwan Mustafa ve ekibidır. Fakat bunun seçimlere yansıyıp yansımıyacağını seçim sonuçlarını beklemek gerekecektir.

[b]Aso Zagrosı[/b] : Bu seçimlere Nawşirwan Mustafa'nın bağımsız bir liste olarak katılması, seçim propagandalarının daha çok iç sorunlara kaydırılması hakkında düşünceleriniz nelerdir? Nawşirwan Mustafa'nın çevresinin başarı göstermesi halinde parlamento denklemi, KDP ve YNK balansı nasıl olacak?
[b]
Hasan H. YILDIRIM[/b] : Nawşirwan Mustafa'nin ekibi gibi şeraf bir düzen isteyenlerin seçimlere girmesi ve kazanması gelecek açısında büyük bir kazanımdır. Bağımsız bir liste olarak seçimlere katılması olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyorum. KDP ve YNK ikilisi karşısında bağımsız bir liste olarak seçimlere katılması Kürdistan'da demokrasinin gelişmesine ve kurumlaşmasına yol açacağına inaniyorum.
Nawşırwan Mustafa'nın ekibi parlementoya etkin olarak katılması halinde daha demokratik ve şefaf bir yönetime yol açacağı inancındayım. Umarım Kürd milleti bu şansı iyi kullanır.
Bu güne kadar söylemleri olumludur. Söylediklerine uygulama imkanı bulması gelecek açısında ümit vericidir. Ayuka çıkan rüşvet, iltimaz ve iktidar güçlerin yakın çevrelerini kayırıcı tutumların önünü alınması istenilen bir olaydır.
Nawşirwan Mustafa ve ekibi, bu olumsuz gelişmelere karşı bayrak açmıştır. Bunun önünü alıp alamıyacağı seçimlerde göstereceği başarıya bağlıdır. Ama KDP/YNK alternatifi olarak siyaset sahnesine çıkışının sebebini bu argümanlara dayandırmaktadır.
Seçimlerde nasıl bir performasyon gösterir bilemem. Fakat başarılı çıkması halinde çok şeyin değişeceği inancındayım.
Bilindiği gibi bu güne kadar her ne kadar birkaç kez seçim olsada, parlemento seçilsede, hükümet kurulsada toplumu yönetmede karar kılıcı olamadılar. Karar kılıcı adres KDP/YNK Politbüroları oldu. Bu da doğal olarak bu ekibin ülkede her şeye damgasını vurmasına yol açıyor. Bu tehlikeli bir gidişattır.
KDP/YNK elit tabakası ortak olarak iktidarda hakimiyetlerini koruyorlar. Al gülüm, ver gülüm olarak bu kesinin diktasını oluşturdular. Ama 18 yıl gibi uzun bir zaman iktidarda olmalarına karşın devletin temel kurumlarını oluşturamadılar. Maliye, ordu, polis, yargı gibi önemli kurumları devletin değilde KDP ve YNK maliyesi, adaleti, peşmergesi ve polisi olarak bu güne kadar varlıklarını koruması kabul edilecek gibi değildir.
Hele bunun yanısıra “özel kuvvetler“ kurmaları kişi olarak beni korkutuyor. Kürd Özel Kuvvetini işitiğimde Türk egemenlik sistenin “derin“ sahipleri aklıma geliyor. Milli bir ordu kurmaları gerekirken bunu değilde, kişiye veya partiye bağlı özel kuvvetler kurmaları tüylerini diken diken ediyor.

[b]Aso Zagrosi[/b] : Kürdistan Parlamentosunun son anda bir kararla Anayasa'yı referanduma sunmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Parlamento'da 30 cıvarında milletvekili Anayasa oylamasına karşı çıktı. Kürdistan'da bazı siyasal oluşumlar Anayasa'ya reddedeceklerini açık bir şekilde proganda ettiler. Fakat Irak Yüksek Seçim Kurulu “teknik“ nedenlere dayandırarak Anayasa Referandumunu erteledi. Bu konuda Kürdler ikiye bölünmüş durumda. Bir kesimi, Maliki'nin Jeo Biden'e söylediklerini ve Abdullah Gül'ün Obama'ya açtığı telefon konuşmasına dayanarak bu ertelenmenin “siyasi“ olduğunu söylüyor, diğer bir kesim ise Ağustos'un 11 referandum tarihi olarak verilmesini sebep olarak göstererek “teknik“nedenlere bağlıyorlar. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
[b]
Hasan H. YILDIRIM[/b] : Irak'ın çokça vurgu yapılan 'siyasi ve toprak birliği'nin geleceği yoktur. Bu nedenle Kürdlerin şimdiden kendi egemenlik alanlarını belirlemesi çok önemlidir. Bunu Anayasal bir güvenceye almaları daha da önemlidir. Aslında geç bile kalındığını söylemek yanlış değildir.
Kürd siyasal önderliği bu konu da, çok vahim hatalar yaptı. Saddam'ın düşüşü ile doğan olumlu ortamda emrivaki ile şu an işgal altındaki topraklar kurtarılabilinirdi. KDP/YNK anlaşmazlığı bunu engeledi. Sonraki süreç ise 'Iraklılık' politıkasını esas almaları bu hayati sorun içinde çözülmez bir hale geldi. Şu an ise karşılarında kendilerini toparlamış ırkçı Arap milliyetçiliği ile müzdarip Irak Arapları var. Kürdlerin her milli girişimi onların engeliyle karşılaşmaktadır.
Dikkat edilirse daha önce yazılmış Anayasa taslağında Kürdistan toprakları olarak belirtilen Bedre ve Cesan Kürd yerleşim birimleri çıkarılmış durumdadır. Arap önderliğinin “ricası“ sonucu çıkarıldığı iddiası ortalıkta dolaşıyor. Sebebi ne olursa olsun dönemsel olarak siyasal sürecini tamamlamış bir parlementonun bunu yapma hakkı yoktur.
Son anda Kürdistan Anayasasının parlementodan geçirilmesi kimi Kürdistan'i güçlerin dediği gibi doğru değildi.
Bir kere parlemento dönemsel olarak yasal ömrünü doldurmuştu. Böylesi bir hayati kararı alması yetkisi yoktu.
İkincisi, Anayasa taslağı kamuoyunda doğru dürüst tartışılmadı. Eğer demokratik bir yönetim öngürülüyorsa halkı birinci derecede ilgilendiren bu tür hayati konularda tartışma sürecine katılmasını sağlamak gerekirdi. Toplumu siyasi konularda canlı kılmanın yoluda burdan geçer.
Bu meselenin bir yanı. İkinci yanı ise, düşman güçlerin yaklaşımıdır.
Kürdistan Federe Devletinin bir Anayasaya kavuşması çok önemlidir. Hele bunun uluslararası alanda hukuken kabul görmesi çok daha önemlidir. Düşman bu yolu kapatmanın yolu olarak Kürdistan Anayasasını referanduma sokulmasına elbette engel çıkaracaktır. Bu süreçte ne gibi girişimleri oldu veya ertelemesinde ne kadar etkili oldu bilmiyorum.
[b]
Aso Zagrosi[/b] : Güney Kürdistan'da bir siyasi çevre ve aydınlar mevcut olan Anayasa Taslağının ciddi bir şekilde tartışılmadığını, Anayasanın bazı maddelerinin Kürdleri geriye götüreceğini, örneğin “hiç bir yasanın islam dinine ve Kuran'a aykırı olmayacağı“ yönündeki maddeleri sebep gösteriyorlar. Siz bu Anayasa sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
[b]
Hasan H. YILDIRIM[/b] : 18 yıldan beri iktidarı paylaşan KDP/YNK'nin Kürdistan Anayasa'sını parlementoya getirmemeleri ve referanduma sunmamaları dikkat çekicidir. Kabullenilecek bir gerekçeleride yoktu.
Parlamentonun yasal süreci sona erdikten sonra, seçimlere bir ay kala Anayasa'yı referanduma sunma kararı politik kaygılarından dolayıdır. Bu güne kadar kendilerine karşı ciddi bir muhalefet gücü yoktu. Ne zaman ki, Nawşirwan Mustafa'nın başını çektiği ekibin “Goran Listesi“ olarak seçimlere katılması gündeme geldi, parlemento çoğunluğunu ellerinde bulunduran KDP/YNK yasal sürecini doldurmuş parlementoyu toparlayıp alelacele Anayasayı onaylamalarına neden oldu.
Ortaya hiçte Kürd milletinin hak etmediği gerici bir Anayasa taslağı çıktı. Her ne kadar Irak Yüksek Seçim Kurulu, teknik olarak referandum tarihini ertelesede referandumun yapılacağı bekleniliyor. Temenim Kürdistan halkının be gerici Anayasayı elinin tersiyle ret etmesidir.
Sözünü ettiğiniz Kürd çevre ve aydınların yaklaşını doğrudur. Devlet dininin islam olarak Anayasada yer alması Ortadoğu coğrafyasında Kürd toplumunu süreç içinde şeriatta mahkum eder. Bunun kabul edilecek bir yanı yoktur.
Kürdler, laik bir toplum olmayı hak etmiştir. Onu ortaçağ kalıplarına hapsetmek Kürdleri cezalandırmaktır. Kimsenin Kürd milletini ortaçağ karanlığına mahkum etme hakkı yoktur. Bu Anayasa taslağı ile Kürdistan halkına İran ve Suudi Arabistan rejimleri dayatılmak istenmektedir. Kürd milleti, bunu haketmiyor.
Bu Anayasa taslağını hazırlıyanların niyetini sorgulamak gerekir.
Bu Anayasa taslağı, özgürlük uğruna şehit olanların anısına hakarettir.
Dahası Kürdistan çok dinli ve mezheplidir. Azınlıkta olan din ve mezhepleri islam eseslarına göre işleyen bir yönetine mahkum etmek ne kabul edilebilir, ne de bunun Kürdistan halkına bir faydası olur.
[b]
Aso Zagrosi[/b] : Bir çok Arap şövenist çevreleri ve Türkler kapalı kapılar ardında ve yer yer açık bir şekilde Kürdistan Anayasasına karşı lobi faaliyetlerini yürütüyorlar. Ayrıca farklı nedenlerden dolayı Güney Kürdistan'da azımsanmayacak bir Kürd kitleside bu Anayasa'ya karşı. Kürdistan Başkanı Kek Mesud Barzani geçenlerde yaptığı bir konuşmada: “Kürdistan Anayasası düşmanlarımızın gözünde dikendir“ demişti. Bu konuşmayi Güney Kürdistan'da Anayasa'ya karşı çıkan kesimlerde üzerlerine aldılar ve Kek Mesud'a sert cevaplar verdiler. Hatta Şerko Bêkes Awine Gazetesinde “düşünce özgürlüğü“ bazında uzun bir makalede yazdı ve imza kampanyaları oldu. Fakat işin ilginç yanı Kürdistan Başkanı'nın yukarıda sözünü ettiğimiz sözlerine verilen cevapların hiç biri Kuzey basınına ve internet sitelerine yansımadı. Ama, Kürdistan Başkanı'nın basın sözcüsü Faysal Debax'ın konuya ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklama bir dizi basın ve yayın organına yansıdı. Faysal Debax Kek Mesud'un “Arap şövenistlerini hedef aldığını“ söylüyordu. Sizce Kürdler nasıl kısmen bağımsız bir basına sahip olabilir?
Örneğin uzun süreden beri Güney Kürdistan'da KDP ve YNK basın ve yayın organları dışında kalan Hawlati, Awine, Rojname ve Levîn gazeteleri “bağımsız“ oldukların söylüyorlar. Bu dört gazete Kürdistan Başkanı'nın basın çevreleriyle yaptığı toplantıyı Anayasa'ya karşı olan tutumlarından dolayı boykot ettiler, şimdi ise açık bir şekilde Nawşirwan Mustafa'nın “Goran Listesini“ destekliyorlar. Bağımsız basın böyle mi olur?

[b]Hasan H. YILDIRIM[/b] : Sorunuza sondan cevaplıyayım. Biliyorsunuz Kürdistan'da henüz modern sınıflar doğmuş değil. Kürdistan'da sınıfların yerli yerine oturması ancak uzun bir süreçten sonra mümkün olabilir. Deyim yerindeyse arabeks bir süreç işliyor. Parti ve savaş kadroları iktidar olmanın avantajlarını kullanarak palazlanıyor. Kişi ve ailelerin elinde hatırı sayılır bir servet birikimine yol açıyor. Bunun ne kadarını yatırıma dönüştüğünü kimse bilmiyor. Hükümetin bu konuda bir politıkası var mı, varsa ne kadar etkili olduğu yapılan yatırımlara bakıldığında negatif bir durum karşımıza çıkıyor. Kişi ve ailelerin elinde biriken servet iç yatırımdan öte dışarıya kaçırıldığı şayiaları ortalıkta dolaşıyor. Bu da Kürdistan milli gelirinin ülkenin kalkınmasında kullanmamasına yol açıyor. Sanayinin gelişmesini engeliyor. Sanainin olmadığı bir ülkede toplumun modernleşmesi ve sınıf çıkarlarına uygun olarak konumlanmasıda mümkün değildir.
O koşullarda toplum neye göre ayrışıp şekillenecektir? Tavrını neye göre belirliyecektir? Bu sorulara cevap aradığımızda ülkemizin güneyinde yaşananların aile, aşiret, iktidar nimetinden yararlanma esasına dayalı bir ayrışmanın yaşandığıdır.
Ki sözünü ettiğiniz gazetelerin tutumu burada ifadesini buluyor. Bu güne kadar iktidara eleştirileri ile bilinen bu gazetelerin bu gün, Nawşirwan Mustafa'nın “Goran Listesini“ desteklemeleri heriki kesimin varlık nedenlerinin aynı oluşudur.
Bağımsız tavır izafi bir kavramdır. Eğer bir toplumda yaşıyorsanız neye göre “bağımsız“ tavır takınacaksınız? Bu , eşyanın tabiatına aykırıdır.
Başa dönersem, ezeli Kürd düşmanlarının Kürdistan Anayasası'nın referanduma sunulmasını kabullenmeyi bir tarafa bırakın Kürd-Kürdistan'ın varlığına tahamülleri yok. Onları anlamak mümkün.
Kürdistan Başkanı Mesud Barzani'nin, sözü edilen “Kürdistan Anayasası düşmanlarımızın gözünde dikendir“ söyleminin düşmanın tutumuna yönelik olduğuna inaniyorum. Bununla Kürd muhalefet güçlerini hedeflediğini sanmıyorum.

[b]Aso Zagrosi[/b] : Mam Celal Irak Devlet Başkanıdır ve uzun bir dönemden beri Kek Mesud'un başkanlığı ve Kürdistan Listesinin kazanması için açık toplantılar yapıyor. Siz bu tutumu doğru buluyormusunuz?
[b]
Hasan H. YILDIRIM[/b] : Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin Kürdistan seçimlerinde taraf olması bulunduğu koltuk nedeniyle doğru değildir. Bunun bir çok sakıncaları vardır.
Kürdler Irak merkezi iktidarının Kürdistan hükümeti üzerinde yaptırımcı gücünü yok etmek istiyorlarsa ki, istemelidirler; o zaman Celal Talabani'in bu tavrının neye yol açacağınıda görmek zorundasınız.
Irak Anayasasında devlet Başkanı daima Kürd olacak diye bir kaide yok. Yarın ırlçı-şoven bir Arap'ın seçilmiyeceği ne malum. O koşullarda ona Kürdistan'da gelişen her olaya müdahale etme yolunu açmış olursunuz. Belki bunun zararı bu gün görülmiyebilir, ama yarın Kürdler bunun çok zararlarını görürler.
Eğer Celal Talabani, politıka yapmak istiyorsa bunun yolu var. Bulunduğu koltukta istifa eder, sahaya iner. O zaman kimi desteklediği onu bağlar. Fakat şu an işgal ettiği koltuk, takındığı tavırın demokratik bir tavır olmadığı gibi Kürd muhalefet güçlerinede büyük bir haksızlıktır.

[b]Aso Zagrosi[/b] : Güneydeki seçimlerle ilgili bir temeniniz ve isteğiniz varmı?

[b]Hasan H. YILDIRIM[/b] : Kürdler, 25 temmuz 2009 günü tüm dünyanın gözleri önünde büyük bir sınavdan geçecektir. Bu sınavı kazasız, belasız, şaibeden uzak, şefaf olarak başarmaları çok önemlidir.
Temenin demokratik bir ortamda şefaf bir seçimin gerçekleşmesidir. Seçime gölde düşürebilecek olumsuzluklara meydan verilmemesidir. Şaibeden uzak bir seçimin yapılmasıdır.
Bu konuda Kürdistan hükümetine büyük görevler düşüyor.

[b]Aso Zagrosi[/b] : Newroz.Com okuyucularına ve Kürd kamuoyuna bir mesajınız varmı?

[b]Hasan H. YILDIRIM[/b] :Kürdler, tarih buyunca düşmanlarından çok çekmiştir. Şu an ülkemizin güney parçasında Irak merkezi iktidarın asası altında olsada kısmi olarak bir özgürlük ortamını yakalamışlar. Bu ortamı bağımsızlaştırmak mevcut olan milli güçlerin elbirliği etmelerine bağlıdır. Bu da Güney'de iktidarda olan KDP/YNK'nin ülke ve milleti ilgilendiren tüm hayati konularda halkı ortak etmelerine bağlıdır. Halkın sessine kulak vermeleridir.
Biliniyor! 2005 yılında yapılan seçimlerle birlikte Kürdlerin önüne Irakla mı yaşamak istersiniz, yoksa bağımsızlık mı ikilemi kunularak bir referandum yapıldı. Kürdistan halkının %98'i bağımsızlık dedi. Kürd önderliği bu avantajı kullanmadı. Ve hatta bunu boşa çıkarmak için düşmanın işitebileceği laflar edildi duruldu. O zaman Kürd milleti lehine olan süreç Kürd liderliği boşa çıkardı.
Zaman zaman Mesud Barzani'nin, bağımsızlığın Kürd milletinin hakkı olduğunu dile getirmesi önemlidir. Fakat buna karşın diğer güneyli liderlerin bunun “imkansız ve gereksız“ olduğu iddiaları Mesud Barzani'nin bu tutumunuda boşa çıkarmışlardır.
Onların o tavrı sadece Güney ile sınırlı kalmayıp, diğer parçalardaki Kürd parti , örgüt ve aydınlar üstünde de, negatif bit etki yapmıştır.
Bu mantık Kürdlere sömürgeci başkentleri kurtuluş adresi göstermektedir. Bu büyük bir handikaptır, aşılmadığında Kürdlere kaybetirecektir.

[b]Aso Zagrosi[/b] : Bize zamanınızı ayırdığınızdan dolayı sizlere teşekkür ediyoruz.

[b]Hasan H. YILDIRIM[/b] : Ben teşekür ederim.

Şîroveyeke nû binivisêne

The content of this field is kept private and will not be shown publicly.

Plain text

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.