Michael Rubin'in the Middle East Forum'da yayınlanan yazısının (raporunun) başlığı söyle: Is Iraqi Kürdistan a Good Ally? (Irak Kürdistan'ı iyi müttefik mi?).
Rapor yayınlandıktan bir hafta sonra tecümesi Kürdce Hawlati gazetesinden yayınlandı. Tercümesi yayınlanıncaya kadar gıkı çıkmayan Kürd liderler (Barzani ve Talabani) birden hidayete varıp yasaların var olduğunu hatırladılar. Hawlati gazetesi ve Rubin'e karşı dava açtılar.
Rubin makalesinden yeni bir şey söylemiyor; dahası söyledikleri şeyler Kürdlerin bilmediği şeyler değildi.
--------------------------------------------------------------------------------
--------------------------------------------------------------------------------
Michael Rubin Haklı!
Metin TiMOCiN/Nasname Yazari-Kanada
Michael Rubin'in the Middle East Forum'da yayınlanan yazısının (raporunun) başlığı söyle: Is Iraqi Kürdistan a Good Ally? (Irak Kürdistan'ı iyi müttefik mi?).
Rapor yayınlandıktan bir hafta sonra tecümesi Kürdce Hawlati gazetesinden yayınlandı. Tercümesi yayınlanıncaya kadar gıkı çıkmayan Kürd liderler (Barzani ve Talabani) birden hidayete varıp yasaların var olduğunu hatırladılar. Hawlati gazetesi ve Rubin'e karşı dava açtılar.
Rubin makalesinden yeni bir şey söylemiyor; dahası söyledikleri şeyler Kürdlerin bilmediği şeyler değildi. Mesela Rubin, yolsuzluklar sonucu Barzani'nin iki (2) milyar, Talabani'nin ise 500 milyon dolar kadar haksız kazanç elde ettiklerinden bahsediyor.
Kürd liderleri tanıyanlar, yönetim şekline bakanlar yolsuzlukların boyutunun Rubin'in söylediklerinin çok üzerinden olduğunu rahatlıkla söylerler.
Aklı başından olan herkes Kürd liderlerin Rubin'e zerar veremiyeceklerini bilirler. Burada hedef Hawlati gazetesidir. Çünkü bu gercek Kürdlerin yüzü akı olup, tarafsızca insanları bilgilendiren nadide gazetelerden birisi. Daha once de bu liderler Hawlati'yi susturmak için bir sürü oyun denediler.
Kürd halkı, Kürd liderlerin yolsuzluklarını sadece bir şekilde sineye cekebilirdi: Kerkük referandumun gerçekleşmesi ve Kerkük topraklarının haklı sahiplerine geri dönmesiydi. Ama Kürd ilelebet liderler bu konuda çok kötü sınıfta kaldılar.
Mesela Kerkük konusunda olanlar yeterince halka anlatılmıyor. Referandumun ertelenmesi parlamento kararı olmadan gerçekleştiği için, referandumun olmasını mümkün kılan Anayasanın 140. inci maddesi hükümsüz kalıyor. Bu konuda inisiyatif tamamen Birleşmiş Milletlerin kontrolüne geçiyor. Ki Kürd yönetiminin Birleşmiş Milletler bünyesinde hiç bir yasal hükmü yok. Bu durumda Kerkük'un nihayı karar mercii olan bu kurumda pek söylüyeceği bir şeyi de olmaz. Bu konuda karar güçleri 22 Arap ülkesi ve Türkiye olacak. Zaten Türkiye'nin istekleri de bu yöndeydi.
Tekrar başa dönersek: Rubin'in sorusuna cevabı verelim. Hayır böyle liderlikler ile Irak Kürdistanı iyi bir müttefik olamaz. Bunun çok nedenleri var ama ben iki nedenden bahs ederek Rubin'in İngiliz'ce yazısıni aşağıda veriyorum. Kararı okuyucu versin.
Birinci neden, bilindiği gibi Ameikan güçleri İran'in Erbil'deki temsilciliğinde "görev" yapan İran'lı "diplamatları" tutuklamıştı. Bunu öğrenen Barzani heybetli bir şekilde Avustralya TV'ye (Mart 6, 2007) çıkarak Amerika'lıları aptallıkla (an idiotic action by the Americans) itham ediyordu. Bu mudur iyi müttefik olmak? Bu mudur diplomasinin dilini bilmek? Akıllı lider "dönünce olaya bakariz, şu anda elinde nedenleri ile ilgili bir bilginin olmadığını" söylüyemiyor. Ki rivayetlere göre bu olayı Rubin televizyonda izliyormus. Bu olaydan sonra Rubin'in Irak Kürd liderlere karşı tavrı değişiyor.
İkinci olay; Kerkük ziyareti sırasında Barzani'nin, Condi Rice ile görüşmeyi red etmesi. Şimdiye kadar kendilerini bütün belalardan koruyan, yada koruyabilcek tek müttefiğine karşı böyle diplomatik olmayan davranışlar...
Yani Rubin haklı olarak yukarıda zikrettiğim soruyu soruyor.
Ha bu arada Barzani, "Rubin bunu kanıtlasın, yarısını ona vereyim paranın" demis. Şimdiye kadar Kürdlerin liderlerinin yanlış yaptıklarını kanıtlaycak bir babayiğit çıktı mı ki?
Subat 13, 2008
****
Re: Michael Rubin Haklı!