Ana içeriğe atla
Submitted by Anonymous (doğrulanmadı) on 17 April 2008

Biz kürtleri yargılayan, Şark İstiklal mahkemesi, Ağır ceza mahkemeleri, Devlet Güvenlik mahkemeleri, Örfi İdare mahkemeleri, Askeri mahkemeler, hep bizi Kürtçülükle itham eder, yargılar, sonra da mahkum eder. Ama yargılandığımız bir çok mahkemede 'Kürtçülük' nedir, bizi itham eden savcı önce bunun tarifini yapsın, biz de kendimizi savunalım. Ama şimdiye kadar hiç bir savcı iddianamede 'Kürtçülüğün' tarifini yapmamış, bir çok talebimize rağmen, buna bir ad koyamamamıştır. Ya bölücü, ya eşkiya, ya sergerdeye çıkmış adımız. Devlet bu konuda tecrübeli, Kürtler ise yayadır.

Gerçekten biz Kürtçü müyüz?

Kürdün tarihine, toprağına, diline, kültürüne bakarsanız Ortadoğu'nun kalbinde yani Kürdistan'da yaşayan ve direnen en kadim(eski) halktır. Buna şüphe yok. Demek ki, Kürdü savunan adam Kürtçüdür... Bir Kürt, Kürdün toprağını, medeniyetini, dilini, kimliğini savunuyorsa o Kürt Kürtçüdür. Savunmuyorsa hiç bir şey değildir( xuda-i nabittir.) Lüzumsuz bir ottur, bitkidir.
Şimdi başımıza bir Kürt Kemalizmi belası sarılmış iken, Kürtlüğü daha çok irdelememiz gerekli. Kürdüm, insanım, yaşam hakkı da dahil haklarım var, ülkem var, herkesin hakettiği kadar benim de özgürlük hakkım var. Siyasiyim, ulusal kurtuluşçuyum ve beni yok sayanlara karşıyım. Ülkem kurtulsun, kimliğim olsun, pasaportum olsun, ülkem bağımsız olsun; bu da benim hakkımdır. Bu Kürdü savunmadır. 'Bir Kürt dünyaya bedeldir' diyen olmadı. Kürt yurtseverliği hiç bir zaman faşizm kokmadı. Aydınlanmacı, ilerici, çağdaş ve hümanist oldu. Bu, bu kadar nettir.
Kürtlükten kaçanlar, kendini inkar eden Kürtler, Kürt devşirmeleri, Kürt ulusal ve demokratik haklarına karşı çıkanlar elbette Kürtlüğe ihanet içindedirler. Kürtçü, her dönem, dünya ve bölge şartlarına, iç ve dış dinamiklere ve gelişmelere göre Kürt bağımsızlığını nihayi gaye olarak savunur, bundan vazgeçmez, kurtuluşa kadar Kürtlüğüyle yaşar. Ama ölebilir, idam edilebilir, ömrü yetmeyebilir. O ayrı bir meseledir.

Şex Sait İngiliz ajanıydı diyenlere sözüm şu; Memduh Selim Bey, Müküslü Hamza, Abdullah Cevdet, Mehmet Mihri Hillav, Bedirxaniler, Abdurrahim Zapsu, Said-e Kurdi, Babanzade Şükrü, Mehmet Şükrü Sekban, General İhsan Nuri, Dr. Fuat, Bave Tujo, Hesike Bro Telliye, Ferzende, Cibranlı Halit kimin ajanı idiler. Ben eminim bu tertemiz Kürtler, Kürtlüğü bize uyanış ve diriliş felsefesi, gayesi, yolu olarak bırakanlar. Hiç bir zaman istihbarat örgütlerinin kucağına oturmadılar. Osmanlılaşmadılar, Türkleşmediler ve Kemalistleşmediler. Söyleyecek sözünüz varsa hodri meydan.
Kürtlüğü değil de neyi savunacağız? Kürdistan'ı ve Kürtleri değil de neyi savunacağız?Türk solunun kokuşmuş, TKP'liliklerine hizmet edenlerin akibetini gördük. Sovyetler gümbür gümbür yıkıldığı zaman bazılarının aldıkları maaşa yazık oldu. Bunlar belgelendi.
Yukarıda meşrutiyet dönemi Kürtçülerini saydım. Dersim'li Seyit Rıza, Musa Anter, Sait Elçi, Dr. Sait Kırmızıtoprak (Dr. Şıvan), Ziya Şerefhanoğlu, Terzi Şemsi, Terzi Niyazi de mi ajan idiler?Biraz terbiye, biraz saygı....

Kürtlük kimselerle başlamadı. Kırkdokuzlar zindanda iken hiç bir Kürt parti ve örgütü yoktu. Milat kimseyle başlamıyor. 1963' de Kürtçe-Türkçe DENG dergisini çıkaran Medet Serhat, Ergun Koyuncu ve Yaşar Kaya için Fransız LEMOND gazetesinin dış haberler sorumlusu Arman Gaspard kalkıp İstanbul'a geldi, bizlerle görüştü. Şaşkındı... Bunu gizleyemedi ve şöyle dedi:

"Bizler Dersim soykırımından sonra Kürtlük bitti, bir daha bir ses çıkmaz zannediyorduk. Bu Kürtçe dergi Avrupalıları şaşırttı. Eğer Türkler sizi üniversiteden atarlarsa, biz gazete olarak size burs verip sizi okutmaya hazırız" diyordu.

Arman Gaspard bir Kürt dostu olarak öldü. Bu konular üstünde durmaya devam edeceğiz. Kuzey Kürdistan'daki Kürt hareketi gittikçe tanınmaz hale geliyor. Yeniden Kemalizmin çadırının gölgesinde kaval çalarak bu halkı koyun yerine koyup suya göndermeye tarih 'hayır!' diyecektir.
15. 4. 2008 / HEWLER

[url=http://video.aol.com/video-detail/40deqiqe-yasar-kaya/887058103?icid=acvsv4]http://video.aol.com/video-detail/40deqiqe-yasar-kaya/887058103?icid=acvsv4[/url]

Yasar Kaya nin bu yazisi milatir.. kendisini tebrik ediyorum.. Sezarin haki sezara.. Kim dogru yaparsa ona saygi duymak lazim.. Her Kürt Imrali siyasetine KIRMIZI KARTI GÖSTERMELIDIR YETER ARTIK DOGUM GÜNÜ BILMEM NE DIYE INSANLARI COPLATAN PERISAN EDEN BIR YAPI DÜNYADA DOGUM GÜNÜ KUTLANAN BASKA SIYASI LIDER VAR MI? BU BIR KOMEDIDIR DIYARBEKIRDE 1 MILYON INSAN NEWROZDA SERHILDAN YAPTI SIYASI TEK SONUCU VAR MI? UKRANYA-GÜRCISTANDA BLMEM NERDE CEYREGI YÜRÜDÜ HÜKÜMET YIKILDI INKILAP OLDU BU INSANLARI BJI APO DIYE TOPLATANLAR UTANSIN O BIR MILYON CEBINDEN TÜRK KIMLIGINI IMRALIYA DOGRU FIRLATSAYDI DEMOKRATIK KÜRT DEVRIMI OLURDU KIMI KANDIRIYORLAR

Arabani satda Kuru ekmeye muhtac Kürt kadini, kizi, genci, ihtiyari bir ögün ekmek yesin.. Yazi yazmakla, bu isler olmuyor.. tutarsiz insanlara güvenmem, yarin ne yazacagin belli degil.. kimin arabasina binip, kimin sarabini icip, kimin yemegini yersen onun gibi yazisen.. anladiysam arap olayim..

sayin viran yasar kaya nin kimligini tartismak ayri sey, yazdiklarinin dogru veya yanlisligini tartismak ayri sey. Kendine kürdüm diyen her kisinin söylemesi gerekeni cok dogru yazmis, bunun alternatifi yok ve hem anlasilmayacak hic bir yani yok! Yazinin neresini anlamadin merak ettim dogrusu

Anlamadim hic bir seyini anlamadim.. tablonun hepsini bak, son rutuslari görisen brem.. Niye böyle yapisen.. IMRALIYA karsi cikacak siyasi-idari-mali-askeri-politik organizasyonun var mi? ALTERNATIFMISIN? IMRALIYI BÜYÜTÜP KRAL YAPANLAR GÜCLÜ YAPANLAR SIMDI SU BU OLDU DIYOR NEYLE KARSI CIKACAGIZ BURDA MAHLASLA YAZI YAZARAK MI? BU ISLER BÖYLE MI GIDI?

Bu sitede kisir tartismalar ver..halkimiz dogru yolu bulacaktir yazarlar sekin ülin...bji kurdistan bji pkk bji gerilla yasar kaya tirsikcidir..ne yezdigini kendiside bilmiyor.. bu forumda ki ilk ve son yazim.. welatparez tek kurdistani forumdur

Yasar Kaya'yi tebrik ederim. Simdi eger araba satmak ile bu isler hal olsaydi size hak verirdim sayin Cemal. Kurdistanda ac olan bir kac kisi degil milyonlardir. Parti bu konuda Yasar Kaya dan cok daha guclu ama buna ragmen bu ac Kurdleri degil doyurmayi bu ac Kurdlerden para ve insan toplayarak ve hebe ederek en sonunda Kemalist bir orgut oluverdi. Bu ac insanlar ogullarini, kizlarini ve malini hic cekinmeden otuz yildir bu partiye veriyor. En son oOcalan yakalandiginda dahi surekli destek verdi ve vefali davrandi fakat Ocalan surekli bu ac insanlari kucumsedi , hor gordu ve hakaret etti. Buna ragmen bir karis Kurde topragi ozgurlesmedi, asimilasyona bizzat destek verdi. Turk asimilasyonunu Kurdistanin dort parcasina yaydi. WElatparezde bir kac arkadas yazmis. Biri Demirci Kawa digeri Kurd Kawa, bu arkadaslarin yurtseverliklerinden kusku duymuyorum fakat gercegi goremiyorlar, kralin ciplak oldugunu goremiyorlar. Kawalardan birincisi diyorki. Eskiden bir Agriliya sormustum bana Turk oldugunu soyledi. Bunun dogru bir gozlem oldugunu sanmiyorum, cunku eskiden genelde Kurdler Turkce bilmezdi ve Turk oldugunu soylemek soz konusu degildi. Eskiden 15 yasindaki bir Kurd kizi Turkce bilmezdi simdi 50 yasinda bir Kurd kadini dahi Turkce biliyor. Yoremde tek bir insanin dahi ben Turkum dedigini hatirlamiyorum. Oma son donemde ben Turkum diyenlerin sayisi epey kabardi. Kim inanirdi 10 sene omrunu hapiste Kurdluk icin gecirmis olan bir Leyla Zananin dahi ben Turkum diyecegini. Durumun ne kadar vahim oldugunu goruyorsunuz. Hatirlarsiniz. Leyla Avrupali bir parlamentere biz Turkler cok misafirperveriz demisti. 1998 de bir kahvede oturmustum. Yanima bir adam yanasti ve bana "Turkmusunuz" dedi. Bende kisaca, "Hayir" dedim. Adam gozunu benden ayirmiyor tekrar yanasip bir seyler sormak istedigini gordum. Tekrar yanasti ve, "Kardesim nicin Turk oldugunu inkar ediyorsunuz ben seni gecenlerde Kurd derneginde gordum." Bende, "Kardesim mademki beni Kurd dernegide gordun neden bana Turkmusun diyorsun" Oda agiz aliskanligi iste. Adami kotulemiyordum, sonradan adami tanidim ve cok durusut bir insan oldugunun farkina vardim fakat PKK kendisine Kurdluk adina hic bir sey verememisti. Kurd olan PKK den once Kurdtur. PKK ilen beraber Kurdlesen bir avuctur sadece. Simdi diger Kawa sormus. Sizler sicak yerinizde sicak cayinizi yudumlayip tuslara basiyorsunuz. Ne denmek yani cay icen yada Arabasi olanin elestirme hakki yokmu? Peki Leyla 10 yilini zindana verip bir suru mucadeleden sonra biz Turkler dedi. Peki 10 sene cezaevinde gecirmeseydi ve evinde sicak cayini icmis olsaydi daha iyi olmazmiydi, hic olmassa 10 senesi bosa gitmezdi. Digeri Ocalan, 30 sene mucadele edip 30 bin gerillanin olumune sebep oldu, bir karis Kurd topragini ozgurlestirmedi. Peki Ocalanda sicak cayini icip bu ise bulasmasaydi daha iyi olmazmiydi, hic olmassa 30 bin gerilla ve binlerce insan faili mechul olmezdi. Kurd sorununu disardada terorlen anma ile es yapildi. Eger sadece yuruyus yapip brokrasi ilen bu isi yurutseydik belki su an dunyadan daha fazla destek alirdik. Ocalan Kurdun intikam alma istem ve gudusunu cok kotuye kullandi. Suikastlarda sadece diger Kurdlere karsi PKK basarili oldu fakat JITEM, MIT ve diger devletin gudumundeki en fashit adamdan birine bile suikast yapilmadi, oysa yuzlerce Kurd PKKk tetikcileri tarafindan olduruldu. Bazen diyorlar iste su JITEM elemanini oldurduk, buda inandirici degil, cunku oldurdukleri kisi bir Kurd ve JITEMci oldugunu hic kimse bilmiyor. Fakat oldurdukleri Kurd sahsiyetler hep biliniyor. KImi oldurdu, CEm ERseverimi, Veli Kucukumu, Cillerimi, Dogan Guresimi, kimi? BIr kac ay once TUrk ordusunun geri kacmasina epey sevinmistim. Dogrusunu isterseniz. PKK nin oldurdugu her asker icin sevinirim ve olen her gerilla icin cok uzulurum. Ama bunun pek ise yaramadigini goruyorum artik. Olen Turk askerlerini bosverde(NOrmalde onada uzulmem lazim ama nicin oyle oldugumu daha anlamis degilim. Bazan gaddarmiyim acaba diye dusunuyorum. Ama herhalde Turk askerlerinin kallesce oldurdukleri Kurdlerden dolayi oyle antihumanist omusum.) Neyse dagitmayayim. Yuzun ustunde askerlerinin oldugune inandim fakat PKK nin askerler bizden kacti soylemi bana pek inandirici gelmedi. Turk ordusu ve Nazi ordusu arasinda pek fark gormuyorum fakat Turk ordusunun daha acimasiz oldugunu dusunuyorum. Esir dusen askerlerini firar etmek ilen suclayan tek ordu. Turk ordusu Nazilerden daha gaddar olduguna gore. Biliyorsunuz. Nazi ordusu yuzbinlerce askerleri ilen Stalingardi kusatmisti. Alman ordusu yuzbinlerce kayip vermesine ragmen geri cekilmeyi kabul etmedi. Yani Almanlar askerlerinin olumune aldirmadi. Ama buna ragmen askerlerini bu sekilde hic yargilamadi. Simdi Turk ordusu bu adiligine ragmen yuz askeri oldu diye geri cekilirmi? Buna kim inanir? Turk ordusu Barzaninin karsi koymasi sonucu ve ABD nin cik demesi ilen cikti. Yoksa Turk askeri 100 askerinin olusunu bahane eder GUneye bile saldirirdi. Neyse bu gunluk bu kadar, Herkese selamlar,

Biz Kürdler velhasil tekrar ediyorum cok duygusaliz. Birine kizdikmi kizginligimiz ümür boyu sürer. Gelismis ülkelerdeki insanlar birine kizdiklari zaman o insanla bir süreligine aralarina mesafe koyarlar yada onlari kizdiran konu veya hareketi kabul etmediklerini söylerler ama o insani kökten red etmezler. Bir insani kaybetmek kolaydir ama kazanmak cok zordur. Simdi Yasar Kaya ve Sirac Bilgin konusunda hakli elestiriler olmasina rahmen elestiren insanlar onlari kökten redettiginde ve kütü olarak lanse ettiginde kendini haksiz konumuna düsürebiliyor. Bence insan yapilan yanlislari elestirdigi gibi dogrularada güzüne kapatmamalidir. Yani Yasar Kayanin yaptigi onca güzel islerde vardir bunlari övelim yanlislarida elestirelim ve onlara gerektigi kadar deger verelim. Biz birine gövendigimiz zaman ona tamami ile baglanip hayatimizi teslim ediyoruz ve ondan sonrada en ufak bir hatada hain ilan ediyoruz. Halbuki biz insanlari güzümüzde fazla büyütmesek ve onlardan dünyayi kurtarmalarini ve tüm sorunlarimiza cüzüm bulmalarini beklemesek ve onlarinda bizim gibi birer insan oldugunu düsünebilsek ortada sorun kalmiyacak. Biz gövendikmi ölümüne güveniyoruz, ve kizdikmida o insani ortadan kaldiracak kadar kizip nefret doluyoruz. Dincilerimiz Islam icin ölüp üldürürler, sosyalistlerimiz sosyalizm icin ölüp öldürürler, apocularimiz apo icin ölüp öldürürler. Biz hedefimizin ne olddugunu bilmiyoruz malesef araclara tapiyoruz sonrada o araclari hain ilan ediyoruz. Apo ya, Sirac Bilgine, Yasar Kaya ya tapmayin, Onlarin yaptigi yanlislari elestirin ama isi kin ve nefrete vardirmayin, dogrularinida övün ama onlari ilahlastirmayin, her kese hakettigi kadar deger verin. Apo bir zamanlar bir insana eger hakettiginden daha az deger verirsen o seni batirir ama eger bir insana hakettiginden daha cok cok deger verirsen o hem seni hem kendini batirir demisti. Sanirim biz ona hakettiginden daha fazla deger verdik. Saygilar

Bra, Tesbitin kaya gibi. Azadi'yi bilen, 49'lara dahil olan biri olarak Yaşar Kaya, Öcalan'ın bu geçmişe mal olmuş her iki direniş ocağının anılarına incir dikerek kendini milad ilan etmesine seyirci kalması bir yana, ocaktan arta kalanların kendimleştirilmesine çanak tutuyordu. Lokma-hırka uğruna.. Barzani hakkında söylediklerinden çok daha ağırını, Azadi'ni göndere çektiği bayrak olan Genç ve Cebaxçor direnişi (Xalid Begê Cibrî de dahil olmak üzere çoğu hala mezarzıdır)şehitlerinin anılarına aldırmadan 'Bingölden adam çıkmaz' deyimiyle, Öcalan'ın Bingöllüleri topyekun hain ve işe yaramaz ilan edip, sürek avıyla bir-bir katlettiği dönemde onunla eşzamanlı söylüyordu. Ben ve Selim Çürükkaya farklı nedenlerle sıkıştırdığımız zaman ne durumlara düştüğünün ve sonunda tevil etmek zorunda kaldığının tanığısın. Gerçekten dünya çabuk değişiyor. Geçenlerde internete yansıyan Apo'nun son ayetinin en altında Bingöllülerin yiğit ve direnişçi olduklarını itiraf etmesi de ilginçti. Sebeplerini biliyorum ve şimdilik değinmeyeceğim. Sirac Bilgin, 15 bin kişilik bir örgütü üç yıl içinde 15 kişiye düşürdükten sonra ihbarcı ve itirafçı oldu. Polis ifadeleri ihbarlar ve karşılaştırmalı sorguda yol arkadaşlarını sorgucularla birlikte sıkıştırmaya ve itirafa zorlamaya varan emsalsiz bir yüz karası tavırdır. Mahkeme tavrı savunusuz itiraftır. Cezaevindeki yeri itirafçılar koğuşudur. İtirafçıların koğuş sorumlusudur. Eline sopa almaya kadar işi ilerletmiştir. Biri barzanici iken dönerek barzanilere küfür etti, diğeri Öcalan'ın kemalist olmasından çok daha ağır ve şaibeli konumuna yandaşlık adına barzanilere küfrederken sonra döndü lokma-hırka gereği barzanici oldu. Kürtlerin değerlerine küfredenler bunlar. Adı küfürbaza çıkan benim gibi günahsızlar... Yılmaz Güney'in Salpa adlı romanının bitiş paragrafını anımsıyorum. Rahmetli Güney, salpanın treni kaçırdığından bahisle 'şimdi trenin arkasından koşuyor' demekte. Bunlar tabanlarıyla birlikte onurlarını da kaptırdılar. Şimdi her biri farklı trenlere yetişmeye ve binmeye çalışıyorlar. Tutarsa vay halimize. Öcalan'ı mumla aratırlar. Sirac, Sirac olsaydı.. Yaşar da Yaşar olsaydı bizim halimiz bu olmazdı. Son yazısı yine de olumlanmalıdır. Hatasını görenler, kabul edenler için affedilmeyecek hata yoktur. Affetmekle unutmak arasında fark vardır. Kürtler bunların yaptıklarını unutmamalı ve layık oldukları değerden daha fazlasını vermemelidirler. Hiç kimse gereksiz yere övülmemeli ve yüceltilmemelidir. Bunların hataları onlarca insanın bedenine maloldu ve oluyor. İki güzel laf etmeleri gönlü alınmış çocuk saflığıyla güvenmenin nedeni olmamalıdır. Günah çıkarıyorlar. Günah çıkarmaya diyeceğim yok. Affetmeye de açığım ve taraftarım. Bunları yeniden güç sahibi yapmaya herkes itiraz yükseltmelidir. Kürtlerin bağımsızlık mücadelesi onurlu bir kavgadır. Ancak, kişilik sahibi insanların rehberliğinde yürür ve yürütülmelidir. Sevgi ve saygılarımla.

"Barzani hakkında söylediklerinden çok daha ağırını, Azadi'ni göndere çektiği bayrak olan Genç ve Cebaxçor direnişi (Xalid Begê Cibrî de dahil olmak üzere çoğu hala mezarzıdır)şehitlerinin anılarına aldırmadan 'Bingölden adam çıkmaz' deyimiyle, Öcalan'ın Bingöllüleri topyekun hain ve işe yaramaz ilan edip, sürek avıyla bir-bir katlettiği dönemde onunla eşzamanlı söylüyordu. Ben ve Selim Çürükkaya farklı nedenlerle sıkıştırdığımız zaman ne durumlara düştüğünün ve sonunda tevil etmek zorunda kaldığının tanığısın." "Bingolden adam cikmaz". Bu ifade Yasar Kaya'ya atfedildigi zaman da sormustuk. 2005 yilinin ortalariydi sanirsam: Yasar Kaya bu ifadeyi ne zaman ve nerede soyledi? diye sormustuk. Ancak maalesef hic bir cevap alamadan hem sizin, hem Selim Curukkaya'nin ve hem de Sirac Bilgin'in Yasar Kaya ve Kurdistan-Post'a yonelik saldirilarina sahit olmustuk. Sayin Solaxi siz o zamanki saldirilarinizi Welatparez'de Sirac Bilgin'in kiskirtmalariyla yapiyordunuz. Ne cabuk unuttunuz bunu? Ancak hic biriniz Yasar Kaya'ya atfedilmis o ifadenin nerede ve ne zaman sarfedilmis oldugunu gosterme zahmetine katlanmadiniz. "Dersimciler" gibi dar bolgecilik oynamaya devam ettiniz. Simdide kalkmis hala kaynak gosetmeden sanki Yasar Kaya bu ifadeyi gercektende sarfetmis gibi tuslara basiyorsunuz. Sirac Bilgin'in sizi ve diger Bingolluleri kiskirtigini ve bunun icin size WP platformunu sunmus oldugunu, hic bir gunah cikarma zahmetine katlanmadan es geciyorsunuz. Tarihi kendi kafaniza gore yeniden yaziyorsunuz. Ben ozellikle Yasar Kaya'nin bu ifadeyi nerede ve nasil sarfetmis oldugunu bilmek istiyordum cunki eger YK'nin gercektende boylesine bir ifade kullanmis oldugu teyid edilebilseydi bu Yasar Kaya'nin siyasetten anlayip anlamadigina dair bir kistas olarak kullanilabilecekti. Bir halkin onderi olabilmek icin halktan herkese sahip cikmak esastir. O halktan bir kismini bolge bazinda boylesine kucuk dusurucu bir ifadeye tabii tutuyorsan bu siyasi miyopluga isaret eder. Siz bu ifadenin YK tarafindan soylenmis oldugunu ispatlayamamis oldugunuz icin O donemde YK'nin siyasi yetenegi hakkinda ki fikirlerim uzerinde hicbir etki yaratmayi becermemistiniz. Dahasi siz, Selim Curkukaya ve Sirac Bilgin dar bolgecilik oynadiginiz ve ispatlayamadiginiz bir ifadenin ardindan Kurdistani internet cemaatini YK ve KP'ye karsi kiskirttiginiz icin gozumde bir nebze kuculmustunuz. O zamanda da WP'de buna benzer itirazlari dile getirmistim. Bugun aynisini yine yapiyorsunuz. Yasar Kaya boylesine bir ifadeyi sarfetmis oldugunu varsaysak bile Sizin mahserin uc atlisi gibi YK ve KP'ye saldirmaniz ve diger Bingolluleri galeyana getirmeye calismaniz son derece orantisiz bir karsilikti. Deseydiniz ki "Bingolden adam cikmazsa hic bir yerden adam cikmaz" ve oylesine biraksaydiniz. Ne olmustu sanki?

Yaşar Kaya bu ifadeleri, yazarı olduğu "Özgür Gündem yada Yeni Gündem' (ismi birçok defalar değiştirildiği kesin için hatılayamıyorum) adlı gazetede kendi köşesinde yazmıştı. Yüzlerce insan bilir. Selim Çürükkaya ile birlikte birçok bingöllünün ayrılma döneminde yazmıştı. Hepimiz okuduk. Çok üzümüş, konuyu tartışmıştık. Yaşar Kaya'yı eleştirdiğimiz dönemde arçiv tarması yaptık, ilgili dönemin arşivi yoktu. Şahsen benim elimde ilgili nüsha yok. Birgün birilerinde çıkar. "Sayin Solaxi siz o zamanki saldirilarinizi Welatparez'de Sirac Bilgin'in kiskirtmalariyla yapiyordunuz." demişsiniz. Laf söylemek için söylenmiş bir söz. Aynı yazıyı yazdığım döneme kadar Sirac Bilgin'in sitesine yazmamıştım. Yazmayı da düşünmezdim. Nedeni de Yaşar Kaya'nın bingöllülere bilinen küçümsemeyi yönelttiği dönemde Sirac Bilgin aynı kesim için "kösül çetesi" demiş olmasıydı. Bu nedenle beni kışkırtma yada etkileme şansının olmayışı bir yana yaptığım eleştiriler örtülü de olsa aynı zamanda Sirac Bilgin'e yönelik eleştirilerdi. Kaldı ki Sirac Bilgin'in "kösül çetesi" deyimi üzerine de Rızgari'de yazdım. Çokça yazdım. Okumadığınız anlaşılıyor. Yaşar Kaya ile ilgili yazımı Rizgari'de ilk Rıgari'de yazmıştım. Sorumlulardan sadece biri, kişisel inisiyatifi ile yazıyı kaldırdı. Kaldırması ve nedenleri konusunda forumda tartıştık. Bir ibarenin çıkarılmasını dayatıyordu. Önemsiz ve içeriğe etkimeyecek bir ibarenin. Kabul etmedim ve yazımı olduğu gibi Welatparez'e aktardım. Yayınlayacaklarını sanmıyordum. WP yayınladı. Sirac Bilgin'in Yaşar Kaya ile farklı nedenlerden dolayı ihtilafı olması ve yazıdıklarımdan yararlanma niyeti takdir edersinizki beni bağlamaz. Siz de uzun süre WP'ye yazdınız, Sirac Bilgin'in hiçbir zaman bana adımla hitapetmediği bir forumda bana ortam sunduğunu söylemenize karşılık size sunulan ortamı ve karşılıklı muhabbetlerin, sıvazlamaların önce size yüklediği günahların muhasebesini sizden sormayacağım. Hiç değilse bugün için gereği yok. WP'nin arşivi var. Bakabilirsiniz. Bizlerin anlatmaya çalıştığımız, Yaşar Kaya'nın sakarlığından çok belli bir bölgeye yönelik kadro imhasını sistemli bir şekilde gerçekleştiren zihniyete dönem itibarıyla verilen destekleri ve destekçilerini eleştirmekti. Bu eleştiriler Bingöl yada bingöllülüğü savunma çabaları değildi. Bağımsız ve birleşik Kürdistan'a gerçekten inanan kadroların partiden tasfiyesini farklı boyutlarıyla sergilemeye yönelikti. Bizler en yakını olduğumuz alana dair tanıklıklarımızı daha yetkin bir şekilde konuşturabilirdik. her bölge tasfiyeye uğramış insanlarının birçok hususiyetinden önce bu kaybedilen yada bir şekilde harcana kadrolarının ortak hususyitenini araştıracak olsa ortaya Kürdistan davasına, bağımsızlığa tutkunluk hususiyeti ortak özellik olarak ortaya çıkar. Sizin gibi "Bingolden adam cikmazsa hic bir yerden adam cikmaz" deme şansına sahip değilim. Yanlış olduğu için böyle bir şansım yok. Diğer yörelerden çok daha değerli kadrolar çıkmıştır ve çıkacaktır. Dersimciliği çağrıştıran dürtülerin belirtileri bugün de forumda var. Farkında olduğumdan emin olabilirsiniz. Bahsettiğniz yola tevessül etmedim. Prim vermedim. Dolayısıyla iddalarınız (bağışlayın ama) hayal ürünü yakıştırmalar olmaktan öte bir anlam taşımıyor. Çok yanlış bilgilerden hareket etmişsiniz. Eski bir abdoist olmanız nedeniyle analiz ve algı yeteneğinizin bir takım incelikleri görmekte kendince sebepler barındırdığını tepeden bakma ve bastırmacılık alışkanlıklarınızın eşliğinde ele alıyor hoşgörüyle hatta saygıyla karşılıyorum. Sonuçta, mesele Bingöl'den adam çıkıp çıkmadığı meselesi değildir. Çıkanlara ne olduğu, neler yapıldığı, yapılırken kimlerin nasıl tavır aldığının, alınan tavırların tek-tek tüm bölgelerde gerçekleştirilmiş istisnasız aynı amaçlı operasyonların Kürdistan mücadelesine etkilerini anlamaya, anlatmaya çalışmaktır. İsterseniz değerli katkılarınıza açıktır ve muhtaçtır. Çoğu kez gücümü, bilgimi, elimdeki belgeleri aşan genel bir hadise ile karşı karşıya bulunmaklığımız sözkonusudur. Bunun tek-tek kişilere yüklenmesinin mahzurları bir yana gücünü aşabileceğinin hesabını yapmakta sizin adınıza bir sorumluluktur. Kadro imhası sizin de sorununuzdur. Dikkatle inceleyiniz. Bayrağı yükseltmekte hepimizin yararımız var. Kritiğiniz için teşekkür ederim.

Sayin Solaxi, Yasar Kaya boylesine bir ifadeyi hala bir Apocu oldugu donemlerde Apocu medyada sarfetti diyorsaniz nicin o zaman degilde yillar sonra gundeme geldi acaba? . Benim bildigim ve hatirladigim kadariyla bu firtina ilk defa 2005 yilinda SK'nin Rizgarideki bir makalesiyle birlikte koptu. Ve daha sonra kimse SK'ye kaynagini sormadan herkes YK'ye verdi veristirdi. Demin baktim SK'nin Rizgari arsivine o makaleyi bulamadim maalesef. Ben sizin yazinizin Rizgaride silindigini de cok iyi hatirliyorum, ve evet dediginiz gibi derhal WP'ye tasimistiniz o makaleyi ve onlarda hem sizi ve hem de diger bingolluleri kiskirtmislardi. Her neyse.. zamaninda da bu ifadenin kaynagini sormustuk ama kimse pek kaynak verme zahmetine katlanmadi maalesef. Esasinda sizin sormaniz gerekirdi. Veya makalenizde YK'nin bu ifadeyi nerede soylemis oldugunu yazmaliydiniz ki ayaginiz saglam temeller uzerinde olsun. Ayrica su ifadeniz de biraz enteresan: . [i]"Eski bir abdoist olmanız nedeniyle analiz ve algı yeteneğinizin bir takım incelikleri görmekte kendince sebepler barındırdığını tepeden bakma ve bastırmacılık alışkanlıklarınızın eşliğinde ele alıyor hoşgörüyle hatta saygıyla karşılıyorum."[/i] Eski bir abdoist oldugumu ilk defa sizden ogreniyorum. Hayallerinizi gercek yapacaksa, Sizi mutlu edecekse oyle olsun hadi! hurmetler sHx

Sayın Amed, SK ile kimi kastettiğinizi anlayamadım. Ancak, 2005 yılında Rizgari'de yayınlanan bir makaleden sonra fırtına koptuğu şeklindeki gözleminiz doğru. Ben bu ifadelerinizden daha önce kopmuş fırtınalardan haberdar olmadığınız kanısına vardım. Yoksa niyetinizi sorgulamak durumunda değilim. Size güveniyorum. 2005'te fırtına koptuğu doğruydu ama bu ilk fırtına değildi. Daha önce de aynı konuda fırtınalar kopmuştu. S. Çürükkaya'nın Rizgari'de yayınlanan makalesiyle çakışması sizinle WP'ye dair benzer eleştirilerimizin burada çakışmasına benziyor. Biraz müştereklik var tabi. İnkar etmeyeceğim. Ama kışkırtma sözcüğü kaba bir tabir, dahası olayın tabiatını açıklamıyor. Gerçekten açıklamıyor. Yarın birileri sizin beni SB'ye karşı kışkırttığınıza dair buradaki eşzamanlılığı örnek gösterirse gerçeğimi göstermiş olacaktır? Yaşar Kaya'ya, onun açık kabalığından ileri gelen eleştiri yöneltme isteğini, kişisel bir çıkış şeklinde sunmak yerine olaya tanıklık etmiş, bu konuda Yaşar Kaya'nın Öcalan yanlısı olan hiçte hoş görülmeyecek tarafgirliğinden zarar görmüş insanların sesiyle birleştirmiş olmakta sizce ne gibi bir mahzur var? Sonuçta bizim yaklaşımımıza temelden karşı olmayıp, zamanlama, kaynak göstermeyle ilgili olarak eksik bulmanız da önemlidir. Eksikliklerin varlığı temelde haklı olunan konuda, açık ve sitematik bir tasfiyeye ve tasfiye işleminin anılan dönemin dışına taşarak sonraki dönemlerde de cinayetler şeklinde sürmesine karşı çıkmış olmanın haklılığını gölgelemiyor. Yaşar Kaya'nın tasfiye sürecinde önemli bir konumu var. Meclis Başkanı ve katletmelerin ve sair suçların döşekaltı edilmesinde kayıtsızlık, suskunluk derecesinde sorumluluğu var. Adam istifa etmesini bile beceremiyor. Niçin o gün konuşmadı da bugün konuşuyor? Bana sorduğunuz soruyu çağrıştırdı değilmi? Bir de katledilenlerin, tutuklananaların, sürek avına tabi kılınanların adamlığını sorgulamak edası var ortada. Açıkça diktatör yardakçılığı, cinayet ve sürekavı arkalayıcılığı var. Hafiflikten farklı bir nitelik taşımadığına beni zor ikna ederler. Bu cinayetler döneminde Meclis Başkanı konumunda olan birinin (meclis başkanlığı göstermelik olsa bile), bu cinayetler döneminde ilgili iktidar aygıtının önemli bir öğesi olan birinin dünyanın gelişmiş demokrasilerinde eleştirinin çok üzerinde yaptırımlarla karşılaşmaması mümkün değildir. Kürtlerde 'abe' geleneği var. Geleneksel yaklaşımın kürtlere faturası bir yana, işkence görenlerin, hapsedilenlerin, ırzına geçilenlerin ve katledilenlerin hukununu 'abe' konumuna yükseltememiş olmamız diğer yana. benim hareket odağım bu anlayış olmuştur. Telkinlerden, kışkırtmalardan en az etkilendiğimi bir gün sizin de teslim edeceğinizden kuşku duymuyorum. Belki geniş katılımla çok daha doğru ve etkili sonuçlar sağlanabilirdi. Bunu yadsımıyorum. Daha da alınacak canlar için bir bariyer konulması gerçekleştirilebilirdi diyorum. Biz kürtler mevcut duruma bakarak gelecekte zuhretmesi muhtemel musibetlere karşı birlikte önlem almak yerine olayların ardından muhasebe yapmasını seviyoruz. Sosyal ve siyasal olaylarla teori açısından ilgilenmekle, fonksiyonel siyasetin farkı da işte burada yatıyor. Size göndermede bulunmak maksadıyla yazmıyorum. Temelde farklı olmadığımız kanısını edindim. İzin verin estetikte farklı olmaklığımız bizce özel sebepleri olmasa bile hiç değilse bu olaya ilişkin bir ayrılık olarak varsın bulunsun. Ne kaybederiz? Eski bir abdoist olduğunuza dair ifademi geri alıyorum. Sizin ifadeniz doğru sayılmak mecburiyetindedir. Bağışlayınız. Hürmetlerimle.

Değerli arkadaşlar, Kek Berwarto, yazısnı yukarıya taşıdı, esksik ve düzletilmemiş olan yazımı düzelterek ben de yukarıya taşıdım. Forumda mükerrer yer tutmaması için bu kolonda yer alan aynı başlıklı yazımı ve bu kısa notumu forumdan almanızı rica ediyorum. Bağışlamanız dileğiyle. Saygılar.

Yeni Yorum yaz

Düz metin

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.