بازبدە بۆ ناوەڕۆکی سەرەکی
Submitted by Anonymous (Pesend ne kirin) on 24 February 2008

BAŞBAKAN NEÇİRVAN BARZANİ: ’'PKK SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN TÜRKİYE'YE GİTMEYE HAZIRIZ''

Federal Kürdistan Bölge (FKB) Başbakanı Neçirvan Barzani, Türk ordusu tarafından Kürdistan Bölgesi'nde düzenlediği askeri harakat hakında yaptığı açıklamada, ’'Başkan Mesut Barzani'nin operasyonların durdurulması için ABD başkanı George W.Bush'a bir mektup gönderdiğini ve bu operasyonlara müdahale etmesini isted'ğini'' söyledi.

Başbakan Neçirvan Barzani, operasyonlarla ilgili olarak, bugün Başbakanlık Binasında bir basın tıoplantısı düzenledi.

Türk ordusu tarafından yıkılan köprülerin sivil yerleşim yerlerinde olduğunu ve bu köprülerin yıkılmasının kendilerini endişelendirdiğini söyleyen Başbakan Nerçirvan Barzani, "PKK'ye karşı yürütülen operasyonu anlıyoruz. Ancak köprülerin ve sivil yapılarının vurulması, bizde operasyonun PKK'ye karşı değil de bize karşı yapıldığı hissi uyandırdığını'' söyleyerek ’'Irak hükümetinin operasyonlar karşısındaki tepkisinin ise yetersiz olduğunu'' söyledi.

Operasyonlara müdahele olunması ve mevcut karışık durumdan çıkılması için Başkan Barzani'nin ABD başakanı George W.Bush'a mektup gönderiğini söyleyen Başbakan, ’'Başkan Barzani'nin Bush'a bölgedeki sorumluluklarını hatırlattığını ve kara harakatının bölgeyi istikrarsız hale getireceğini ve buna müdahelede bulunmasını istediğini'' söyledi.

Operasyon bölgesinin insansız alanlarda sürdüğünü söyleyen Başbakan bu yüzden de operasyonlarla ilgili net bilgiler alamadıklarını söyledi.

Başbakan Neçirvan Barzani, Kanimasi'de bulunan Türk tanklarının karşılıklı yapılan bir protokolle burada kaldığı ve buna uyulması gerektiğini '' kaydetti.

''Kısa bir süre önce operasyon kapsamında buradaki Türk birliğinde bulunan tankların mevzilerinden çıkmasının "endişelere yol açtığını" ifade eden Başbakan Barzani, "Sivil halkın tepkisiyle ve Peşmergenin olaya el koymasıyla tanklar geri dönmüştür" diye konuştu.

Başbakan, "Biz PKK'nin şiddet uygulamasını onaylamıyoruz ama Türkiye'yi de anlıyoruz. Bu tür operasyonlar yıllardan beri yapılmakta ve bir çözüm olmadığını gördük" diye konuştu.

PKK sorunun Irak, Kürt yönetimi ve Amerika ve Türkiye'den oluşacak dörtlü bir görüşme ve diyalogla çözülmesini söyleyen Başbakan, "Bu sorunun diyalogdan başka yolla çözüleceğine inanmıyoruz" dedi.

Başbakan Barzani, "Türkiye bizim iyi komşumuzdur. Geçmişte beri bize yaptığı iyilikleri unutmadık ve unutmayacağız" dedi.

Başbakan, "Türkiye ile iyi bir komşuluk ilişkimiz var" diyerek ’'Bu ülkenin zor zamanlarda kendilerine yardım ettiğini''sözlerine ekledi.

Türkiye Devlet Başkanı Abdullah Gül'ün Talabani'yi Türkiye'ye davetine de değinen başbakan Barzani, "Talabani'yi davet etti ama yaşanan olaylardan dolayı Talabani'nin vaktinin müsait olmadığını düşünüyoruz. Ancak bu davet değerlendirilecektir." diye konuştu.

Başbakan Barzani, "Operasyondan son anda haberimiz oldu" dedi.

Açıklamalarında Türkiye'ye karşı "iyi niyet ifadelerini" kullanan Başbakan, "Türkiye'ye PKK konusunda yardım etmeye hazırız. Türkiye bizi tehdit etse dahi biz kendilerine her konuda yardım etmeye hazırız."dedi.

Başbakan Barzani, "Kürt yönetimi olarak biz de her zaman bu konuda Türkiye'ye gitmeye hazırız. Bizim PKK'ye karşı aldığımız önlemler devam ediyor. Bizim operasyonun süratle tamamlanmasını istiyoruz" dedi.

Türk devleti PKK'ye yönelik operasyon adı altında, tank ve toplarla, onbinlerce askeri ile Güney Kürdistan'nı işgal etti. Bu operasyonların, ulusal, siyasal ve toplumsal niteliği bulunan Kürt sorununa kalıcı bir çare olmayacağı aşikardır. Güney Kurdistan Federe Devletinin kurulmasından bugüne kadar Türkiye devleti, sürekli olarak PKK'yi bahane ederek tehditlerini sürdürüyor. Sivil halk hedef alınıyor ve sivil yerleşim bölgeleri tahrip ediliyor. ABD ve AB'nin rızası olmadan Türkiye'nin kendi başına Güney Kürdistan'a askeri operasyon düzenlemesi mümkün değildir. Iki milyonluk Kosova'nın bağımsızlığını tanıyan dünya devletlerinin 35 milyonluk Kürt halkının ulusal ve demokratik taleplerini görmezlikten gelmeleri anlamlıdır. Üstelik Kürt sorununu, silahsız ve şiddetsiz, sivil siyasetin insiyatifiyle çözmenin ortamı ve koşulları oluşurken bunun yapılması daha dikkat çekicidir. Kürt partilerine, aydınlarına ve siyasetçilerine de çağrıda bulunuyoruz. Bu işgale karşı güçlerini birleştirmelerini, Güney Kürdistan ile dayanışma içinde bulunmalarını, zulme ve zorbalığa karşı sessiz kalmamalarını; herkesin duyarlılık içinde olmalarını bekliyoruz. 24.02.2008 Devrimci Demokratlar

Türk devleti, Kürdistan dağlarına, köylerine, köprülerine ve sivil halka yönelik bombardımanla yetinmedi. Kara birlikleriyle saldırıya geçti. Edinilen bilgilere göre 10 bin Türk askeri, tank ve helikopterlerin desteğiyle Güney Kürdistan sınırlarını aştı ve Özgür Kürdistan topraklarına girdi. Saldırı sonrası, Amediye civarındaki 4 bin Kürdistanlı´nın bölgede bulunan Türk tanklarıyla askeri birliklerinin çevresini kuşattığı ve bölgeden çıkarılmalarını istediği bildiriliyor. Türk devleti, sınır bölgesindeki PKK varlığını saldırılarına bahane ediyor. Ancak asıl hedeflerinin Bölgesel Kürdistan Hükümeti´ni ortadan kaldırmak ve Kerkük olduğunu birçok kez kendileri de açıkça ifade ettiler. Türk devleti Kerkük´ün statüsünün belirleneceği referandumu engellemek için çokca fırıldak çevirdi. Onun bugün için açıklamadığı, ancak sürekli rüyalarını gördüğü şey, Kerkük´ü bütünüyle işgal etmektir. Kuşkusuz bu saldırı, ABD´nin bilgisi dışında gerçekleşemez. Bu nedenle de ABD ve Müttefik Güçler´e çağrı yapıyoruz: Kürtler tarihlerini unutmadılar. Bölge barışı ve huzurunun korunması için üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getiriyorlar. ABD ve Müttefik Güçler de tarihi sorumluluklarını unutmamalı ve Türkiye´nin işgal planlarını gerçekleştirmesine izin vermemelidirler. Avrupalı hükümetlere çağrı yapıyoruz: Türkiye AB aday üyesidir. Saldırgan tutumundan vazgeçmesi ve Kürtlerle oturması için Türk hükümeti üzerinde baskınızı artırın. Türk devletine çağrı yapıyoruz: Sorun sınırların dışında değil. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan 20 milyonluk bir halkın sorunudur. Günümüzde sorunlar savaşla değil, diyalog yoluyla çözülebilir. Gelin, Kürt ve Türk halkları arasında onulmaz yaralar açılmadan, Kürt halkının barışçı sesine kulak verin. Çağrımız Güney Kürdistan Hükümeti, kurumları ve sorumlularınadır: Hassasiyetlerinizi anlayabiliyoruz. Ancak herşeye rağmen Türk devletinin saldırganlığına karşı daha güçlü tepki verin. Unutmayın ki, Amediyeli 4 bin Kürdistanlı´nın tavrı da bir kez daha gösterdi ki, kuzeyi, güneyi, doğusu, batısıyla Kürdistan tek bir ülkedir ve her Kürdün acısını tüm Kürtler hissediyor. Kuzey Kürdistanlı güçlere çağrı yapıyoruz: Farklılık ve çelişkilerinizi bir tarafa bırakın. Kürt halkının birlik halinde bir önderliğe ihtiyacı var. Unutmayın ki, cefakar ve vefakar Kürt halkı, özgürlüğü için en büyük bedeli ödedi. Halkımıza karşı boynu bükük olmamalıyız. Zulüm karşısında güçlerinizi birleştirin. Çağdaş, demokratik metodlarla halkımızın karşısına çıkın ve yaşamın her alanında direnişinizi yükseltin. Çağrımız Avrupa´da yaşayan Kürdistanlılaradır: Güçlerinizi birleştirin. Sürekli hareket halinde olun. Nerede olursanız olun, Türk devletinin zulmüne karşı sesinizi yükseltin. Kürdistan´da yaşayan halkımızı yalnız bırakmayın. Kürdistan´ın dostlarını ve dayanışmayı artırın. Unutmayın ki, ölümsüz önder Doktor Abdurrahman Qasimlo´nun dediği gibi, „Bin dost az, bir düşman fazladır.“ 23.02.2008 Kürdistan Dernekleri Birliği-KOMKAR Kurdistan.nu

Şîroveyeke nû binivisêne

Plain text

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.