Direkt zum Inhalt

Kim ne derse desin, kimin hesabı ne olursa olsun, PKK daha baştan itibaren Kürd milletini "Türkiye uluslaşması" içinde eritmek için bir kontra örgütü olarak kuruldu. Kürdler akıllarını başına almak zorundadır. Artık şu 1999 öncesi ve sonrası baş belasından kurtulmak zorundadır. Abdullah Öcalan Ankara'da, Diyarbakır'da, Şam'da, Atina'da, Roma'da, Naoribi'de ne idiyse İmralı'da da aynıdır. Değişen sadece Kürdleri maniplasyonunu sağlamanın söylemidir. Fakat amaç aynıdır. O da Kürd kökünü kazımaktır. Selim veya bir başkasının "PKK terörist değildir" demesinin hiç bir değeri yok. Hesabı ne bilemem, ama bildiğim böylesi bir tespit ve söylem Abdullah Öcalan'ın değirmenine su taşır. Avrupa'nın veya başkasının PKK'yi şu veya böyle değerlendirmesi çıkarı gereğidir. Avrupa, hiç bir zaman Kürd milletine sempati duymadı. Tüm Kürd soykırımlarında suç ortağıdır. Avrupa'nın Kürdlere karşı politıkasını anlamak isteyen her Kürd 85 sene sonra İsviçre devletinin Lozan Anlaşmasının üzerinde imzalandığı masanın resmi törenle Türkiye'ye hediye edilişinin sırını çözmek zorundadır. Bu sırrı çözerseniz Avrupa'nın Kürdlere karşı politıkasınıda çözmüş olursunuz.
CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.