Kek Berwarto, simdi sen bana Kebende mi dedin yani. Bizim oralarda her ne kadar toplumdaki yerleri hos görülmesede, keske Kebende olsaydim. Kebende olsaydim, davul, zurna calardim, sesim büyük ihtimale güzel olurdu, bu vesileyle Kürd klasiklerini keyfimce söylerdim.
Su an davulumu kaptigim gibi Solaxi kardesimin 30. evlilik yildönümü senliklerine katilir, mutluluguna ortak olurdum. Daha nice mutlu 30 yilara...
Meraktan „Kebende“lik nedir, diye soran olabilir. O halde önce bunu anlasilir kilalim. Bizim bölgede köyün trasini yapan, cocuklari sünet eden, dögün, bayram ve sahurda davul zurna çalanlara kevende, bazi bölgelerde „mitirp“ da denilir.
Kebendeler, topluma sunduklari bu hizmete karsilik toplum tarafindan gecimleri saglanir. Köylünün her kaldirdigi harmanin sayisi oraninda bir tenekeden tutun bir cuvala kadar tahil, bag bozumu zamaninda her aile bir iki sitil bekmez, koru üzüm, yapmissa pestil ve kesme verir. Meyve ve sebzesi köylü tarafindan karsilanir. Dahasi köylünün ürün olarak kaldirdigi her seyde pay sahibidir. Kelimenin tam anlamiyla üretimden kopukturlar.
Kebendelerin kendilerine özgü bir milliyeti var mi yok mu bilgi sahibi degilim. Bildigim her Romanlara yakin olduklaridir. Romanlar gezgincidir, Kebendeler yerlesiktir. Gerci son dönemlerde bu farkta ortadan kalkti. Kürdistan da Romanlarda yerlesik sisteme gectiler.
Aralarinda bir baska fark daha var. Romanlarin kendilerine özgü bir anne dilleri var, fakat Kebendeler cinde bulundugu toplumun dilini konusurlar. O toplumun örf, adet ve geleneklerine uygun yasamini sürdürürler. Fakat toplumun en alt ünitesini olustururlar.
Toplum tarafindan hor görülen, asagilanan bir kategoridirler. Toplumun diger kesimleriyle kiz alip vermezler. Kendi irklari cercevesinde evlenirler. Disaridan ne kiz alir, ne de kiz verirler.
Toplumdan hep aldiklari icin vermeyi bilmezler. Insanlara yaklasimlarida aldiklari oraninda deger verip iliskilerini bunun üzerine insa ederler. Bu nedenle köyde en cok köyagasina yakindirlar.
Irsi olsa gerek. Kebendelerin cogunun sessi cok güzeldir. Belki de icra ettikleri meslekleri geregi olsa gerek. Neden ne olursa olsun bu özelik onlari dengbej olmalarina yol acmistir.
Kürdistan´da dengbejlerin cogunlugu kebendelerdir. Bu nedenle Kürd milli uyanisinin bir yerde omuzlayan bir özelikleride vardir. Kürd milletinin yazili tarihi pek bilinmez. Kürd tarihi bir yerde nesilden nesile, dilden dile yasatila gelmistir. Kebendeler, bundan birinci derecede rol almislardir. Tasiyicisi olmuslardir.
Bizim köy de Kebende bir aile vardi. Büyüklerinin ismi Xerzo idi. Xerzo´nun cok güzel sessinin varolmasinin yanisira bilmedigi Kürd klasigi yoktu. Mesala Meme Alan´i anlatim esliginde cok güzel icra ederdi. Ve günlerce sürerdi.
Kis aylarinin uzun gecelerinde köylülerin toplandigi ev bizim olurdu.
Xerzo, elini kulagina götürür ve «Hey li li li li li ....“ acilis yapardi.
Isteklerle gecenin konseri sürerdi.
Bazende Xerzo´nun inadi tutardi. Klam söylememesi icin binbir bahane ileri sürerdi. Fakat herkes bilirdi ki, Xerzo´nun istedigi bir tas aritilmis tereyagidir. Tabi tüm gözler nenemi arardi. Nenemde her zaman eli acik davranmazdi. Bu da tartismayi uzatirdi. Bazi aksamlar tartismalardan sira Xerzo´nun klam söylemesine gelmezdi. Köylü dagilir ve bir sonraki aksam tartismalar kaldigi yerde devam ederdi.
Ne güzel günlerdi kek Berwarto. Davul-zurna calmayi bilmem, ama esliginde köy meydaninda kizli-erkekli, yasli-gencli cekilen govendi cok üzledim. Söz aramizda oynamayi bilmem, ama seyretmeye bayilirim.
Kismet olursa, yolumuz Kürdistan`a ugrarsa bir köy dögününe misafir olursak sen keyfince cepik oynarsin, bende zevkle seni seyrederim.
Sevgi ve saygiyla kalin...
Re: DAVULCU VE ZURNACI ARANIYOR...!