Ana içeriğe atla

KRG Başkanı Mesud Barzani'nin çağrısı üzerine Duhok'ta PYD'ye yakın olan TEV-DEM ile KDP'ye yakın olan ENKS’den partiler bir araya geldi.

9 gün süren zorlu bir tartışma sonucu ortak bir metin üzerinde anlaştıklarını kamuoyuna deklere ettiler.

Anlaşma gereği, ortak yönetim, ortak güç ve siyasi birlik kararı aldılar.

Bunun üzerine toplantının sonunda Mesud Barzani bir konuşma yaptı.

"Bu anlaşma, Kürdler’in birliğini istemeyen ve devamlı Kürdler arasında kargaşa çıkarmak isteyen düşmanlara bir cevaptır,” dedi.

Kuşkusuz öyledir ama buna rağmen bu anlaşmaya imza koyan PYD'nin nasıl davranacağı meselesi kuşku götürür.

Umalım her şey rayında gitsin ama ortalıktaki aktörlerin üslendiği rol bilindiğinden dolayı pekte umutlu görünmek bana doğru gelmiyor.

PYD Eşbaşkanı Salih Müslüm'ün "kime gittimse bana Mesud Barzani'yi adres gösterdiler" demesi bile bu şahsın ve efendilerinin niyetini de ortaya koymaktadır. Duhok'a gitmesi bir zorunluluktan kaynaklandığının ifadesidir. Ne zaman bu zorunluluk ortadan kalkar bu şahıs ve efendileri yine bildiklerini okuyacaklarından kuşku duyulmamalıdır.

Fakat her şey onların istediği gibi olacağı diye bir şey de yoktur. Bu koşulları bulmayabilirler de. Zaman zaman pürüz çıkarsalarda ABD-KRG İşbirliğinin gücü karşısında boyun eğmek zorunda kalacaklarıda bir başka gerçekleri.

"Duhok Anlaşması"na imza koyan şahıslar her kadar bağlı oldukları güçlerden dönem koşullarının getirdiği zorluklardan icazet almışsalarda yarın bunun tam tersi bir rota izleyebilecekleri de bilinmelidir.

Çünkü bu güçlerin, sömürgecilerimizin taşeronları oldukları bilinmeyen bir sır değildir.

Efendilerinin emir ve direktifleriyle Kürdistan'i güçlere zorluk çıkaracakları ve Kürdlerin kazanımlarını boşa çıkarmanın gereğini yapacaklarından kimsenin kuşkusu olmasın.

İlk pürüz çıktı bile.

Güney Kürdistan Parlementosu'nun aldığı karar sonrası Kürd millet düşmanı ÖSO'nun "Hewler Peşmerge gönderiyor, biz hangi güne duruyoruz," deyip asker göndereceklerini açıklamaları ve PYD çevresinde farklı seslerin çıkması bile "Duhok Anlaşması"na karşı Kürd millet düşmanlarının nasıl davranacaklarının ip uclarını vermektedir.

Hele bu haberin kaynağının TC Devleti olması tehlikenin kapı da olduğuna işaret ediyor.

Kürd millet egemenliğine el koyan Türk, Fars ve Arapların boş durmayacağı gibi, PKK/PYD'nin kirli siyaseti ve üslendiği rol da bilindiğine göre söz konusu anlaşma öyle kolay kolay uygulanılmayacağı bilinmelidir.

Fakat umut verici olan ABD'nin tüm desteğini Mesud Barzani'ye vermesidir.

Bu nedenle "Duhok Anlaşması"na uymayan güçlerin ABD'yi karşılarında bulacakları, ya teslim olacakları, ya da tasfiye edilecekleri Kürdlerin tek umududur.

25 Ekim 2014

Yeni Yorum yaz

Düz metin

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.