Ana içeriğe atla
Submitted by Anonymous (doğrulanmadı) on 2 September 2009

Basligin bu kadar uzun olmasi aslinda beni de pek kesmedi; ama ne yaparsiniz, galiba
baskaca bir care bulamadim; ya da kendimi , uzunca bir basligin anlamsiz veya
bilgi yetersizligiyle malul olmayacagina bu bicimde ikna etmis durumdayim.

Halim, kisaca, tahliller ve tesbitlerine bilgi yerine, inanci baz-temel alan ve Kurd
dunyasinda kabarik sayilarla mevcut olan siyasileri andiriyor.

Ne demek bu " bilgi" yerine " inanci" temel almak ?

Bilginin yerine, inanci ikame ederek, gercekleri, inanca sadakatin kof ve baskalarinida zehirleyebilecek
urun ve sonuclarina kurban etmek, denebilir.

Apo'nun ajan, PKK'nin Turk devleti tarafindan Kurdleri yanlis yone suruklemek icin kurulmus bir teskilat
olduguna inanmak ve bu megalomanik inanci, gercekmis gibi bir de Kurd siyasilerinin cirit attigi yazi ortamlarinda
ciddi ciddi dile getirmek gibi, mesela !

En son , hic bir somut delile dayanmayan, ozunde Kurd Milletine alenen hakaret tasiyan akil disi zirvayi
bu sitede de dile getiren oldu.

Yillardir bu akil almaz inancin temelinin curuk olduguna dair, bir yigin gerekceyle karsi yazilar yazdim; sayisini unuttum.Ama demekki
bu biktirici tekrari siyasi makale portfoyumuzden hic eksik etmeyecekmisiz.

Oyle ki,sitelerde bizzat kendisi baslibasina devasa bir orgut olan PKK'nin Avrupa kanadinin sorumlulugunu ustlenmis bir Selim Curukkaya ile Istanbulda PKK'nin legal gunluk yayin organi mahiyetindeki gazetenin sorumlusu, ayni zamanda da yine Selim gibi
orgutun onemli adami Sukru Gulmus'un bile, bunca ust duzey gorev yaptiklari PKK ile kurucu baskanlarini daha yeni yeni tanimaya baslayip " ajan" ilan etmelerinin yaninda, Simko Sever'in benzeri salvolari pek etkili olmaz elbette; ama iyice inandim ki, bu " kafa"ya karsi mucadele, Apo-PKK ihanetine karsi mucadelenin bir parcasi olarak onumuzde duruyor.

Elbette bilgi yerine inanc ikame edilince, daha neler neler cikiyor ortayaki, akil fikir isi degil; PKK'nin TC tarafindan, bizzat bazi- mesela KAWA- Kurd orgutlerinin onunun kesilmesi icin ortaya salinmasi gibi !

gulermisiniz, aglarmisiniz

Tek bir noktaya deginip, acilim meselesine gecmek istiyorum; TC sirf Kurd halkinin geleceginin karartilmasi , diger hakiki " ulusalci" Kurd orgutlerinin onunun kesilmesi icin ajan Apo onculugunde, PKK isimli devlet orgutunu kurduruyor.

Sonrada bu Turk ajani orgut, gidip Suriye'de karargah kuruyor !

Kac yillarinda ?

Seksenlerin basinda.

Peki o zamanki Suriye ile TC'nin iliskileri nasildi ?

TC NATO uyesi . Suriye ise Nato'nun can dusmani Sovyetlerin Ortadogudaki en gozde ve onemli muttefiki !

Yetmiyor; ayrica Suriye, TC'ye hem tarihi Hatay, hem de o donemlerde ABD-TC ortak senaryosu sonucu Suriye rejimine sikintili anlar yasatan ve onbinlerce vatandasin olumuyle sonuclanan Hama ve Humus sehirlerinde sagci-dinci Musluman Kardesler orgutunun onculugundeki ayaklanmadan oturu, dis biliyor..

Demek oluyor ki hem Sovyet KGB'si, hem de Suriye Muhaberat'i bu kadar esseklermiski, Simko Sever'in bile sanki MIT maas bordrosunda ismini gormuscesine rahatliklla TC ajani ilan ettigi Apo ile yine Kurdleri uyutup Turk devletini rahat ettirmek icin kurulan PKK'nin Turk orgutu oldugunu anlayamamislar !

Ve bu salak KGB ile aptal Muhaberat'in yuzunden Moskova ile Sam yillarca Turk ajani Apo'yu bagirlarinda besleyip, emperyalizmin Ortadogudaki en onemli ussu Ankara'ya kiyak yapmislar !

Daha fazlasini yazmaya dayanamiyorum. Anlayana sivri sinek saz, anlamayan milyon makale az !

Kuzey Kurdistan'in politik kesmekesini ajan muhabbetiyle aciklamak, yorgun savasciliga delalet ediyor; oysa gozumunun onunde, basit bicimde gorunen, taraflara muhtelif yonlerden farkli algilamalar olarak kendini gosteren baskilari tesbit etmek gerekiyor.

En temel baski faktoru, ABD'nin sahsinda tezahur etmiyor mu ?

PKK'yi haksiz yere terorist ilan ederek dunyaya bu konsepti dayatan ABD, bu defa tam tersi bir politik manevrayla, terorist PKK'nin
legal uzantisi oldugunun bizzat kendi yoneticilerince dahi teyid edildigi DTP'yi ise, baskan Obama'nin sahsinda, en basta TC olmak uzere
tum dunyaya mesru ilan edebiliyor.

Yani Washington, mesruiyet damgasini DTP'ye vurmus oluyor.

Unutulmasin, Washington bu benzeri kararlarda soz sahibidir ve kararlari oncelikle AB'ce, tum Bati dunyasinin basinin ciddi bicimde belaya girdigi AFPAK( Afganistan-Pakistan hatti) surecinden oturu, desteklenmektedir.

iste bu noktada DTP, kazandigi enternasyonal mesruiyetin cebine koydugu muthis pazarlik gucunu, tum hayati politik tahlillerini Apo-PKK'nin ajanligi tesbitine endeksleyen " inanc" sahiplerine tipatip benzer davranisla, lider inancina kurban etmeye soyunuyorlar.

Su gercegi bir gorelimmi, kabullenelimmi artik ?

Kuzey Kurdistan'da , Kurdluk mesalesini Kurd vataninda kurtulusa kadar elinde tasiyabilecek potansiyeli barindiran kitle , maalesef Ocalan'in elinde bulunuyor.

Pekala Ocalan ve PKK'si, suregelen politik hatlariyla Kurd vatanini ozgurlestirme yolunda olumlu olmadigi gibi, hepimizce malum kostekleyici, halki Kurdlukten sogutan, Kurd'u kucuk dusuren sloganlarla Turklere yagciligi tercih etmiyorlar mi ?

O zaman, sunu, ozelliklede PWD ayrismasindaki Apo-PKK'nin en yakin dava arkadaslarini parca parca ederek oldurtebilecek korkularinida goz onune aldigimizda, bu orgutun Kuzeydeki Milli Kurd orgutlenmesinin onunde Turklerden daha beter bir engel olarak durdugunu, soylemeyecekmiyiz ?

Demekki, Turk hukumetinin Turklere demokratik acilimi ABD-AB yoluyla tanistirmasi projesinde, Kurdlere de yine bu ikili kanaliyla
bazi kulturel haklar vs sunulmasinin yaninda, asil olarak PKK'nin " silah" dan arindirilip tasviyesine yol acacaginin bizzat yonetici Turklerce dile getirilmesi; esasen de silahdan arindirma projesininde TC-ABD-GK konsesusuna dayandigi ayan beyanken, bu projeye hic dusunulmeden hazirlandigi anlasilan - sirf milli muhalefet olsun-imza kampanyalariyla karsi cikmak dogru degilmis !

Daha da acigini soyleyeyim; mademki aramizda Apo'nun ve PKK'nin MIT kurulusu olduguna ciddi ciddi inanan ve bu inanci en temel politik tesbite materyal olarak kullananlar sayica hayli kabarik, o zaman MIT kurulusu PKK'dan kutulmayi da saglayacagi israrla belirtilen bu " acilima" neden ayni kafalar karsi cikarlar ?

Bir daha yaziyorum:

1- PKK, Turk devletinden daha beter bicimde alternatif Milli Kurd orgutlenmelerinin Kuzeydeki en onemli ve guclu engeli olarak karsimizda durmakta...Bu yuzden, ABD-TC-Guney Kurdistan ortak projesi ( ABD dayatmasi daha dogrusu) olan PKK'yi silahsizlandirma
acilimina karsi cikmak akil isimidir ? Bu melanet elinden silah alindiginda, Kurd Milliyetcilerini nereye kadar engelleyebilecektir ?

2-Apo MIT ajani, PKK ise MIT kurulusudur; ve TC, ABD baskisiyla Kurd'e zulum ettirdigi orgutunu maalesef tasviye etme durumunda. Yahu bu operasyona biz niye karsi cikiyoruz ?

Tekrar DTP'ye donelim; bu partinin PKK masaligi yaptigi alenen ortada, ama tabaninda kabarik sayilarda Milli unsurlar barindiriyor.Parti yonetimi , hayatta pekte akli basinda politik-sosyal tesbitlerle oyalanmadigi icin, mesela Turk hukumetinin bazi eften puften yaglama yikamalarini " cin siseden cikti, geri donus yok" diyerek, koylu pazarligina tahvil ederek, Turk'un soysuz alcakligini, meshur hain donekligini Kurd'e cilalayarak sunuyorlar.

Halbuki " cin siseden" basbakanin beyanlari degil, Obama'nin DTP'yi dunyaya mesru ilan etmesiyle cikmistir.O andan itibaren DTP- bir daha yazayim- cani isterse Kurd Milleti adina Turk'un tarihi alcaklik manevralarini elinin tersiyle itebilecek bir karta sahip durumdadir.

Mesela Kurd evlatlarinin Kurd vataninda kendi dilleriyle ( alfabetik siralamayla Kurmancii ve Zazaki) ana ve ilk okullardan baslayarak egitimlerine acilen baslanmasi talebinde bulunabilirlerdi.

Mesela, Rusya'ya bile( bazi AB ulkelerine zaten yapar) enerji nakil koridorlarindan oturu, elindeki mesruiyet karti, ama ayni zamanda da PKK baglantisindan oturu, derdini acikca anlatabilir, oyle diyelim bakalim !

Ama DTP liderleri, sanki Kurd'un mucadelesi, kadim Anadolu ve Kurdistan'a gocetmis " etnikler" lerle iliskiliymis gibi, agizlarini her actiklarinda " Kurd,Cerkez, Arnavut, Bosnak, Arap vs vs" teranelerini, Kurdun hakkini bu yabancilarla esitleyerek zaviye kaybettirmekle, yagcilik yapmakla mesguller.

Halbuki Anadolu ve Kurdistan'a gocmen olarak gelen her etnigin, ana vatanlari ulkeleri var ve bunlarin anavatanlarinda kendi idari-sosyal-politik ozgurluklerini doya doya yasadiklarini belirtmek gerekiyor.

Anavatanlarinda- bir Arnavut'un tam uc adet devleti var mesela- akrabalari, irkdaslari birinci sinif vatandas, anadilde egitim alan bu etnikler, bizim vatanimizda bizim asimilemizi saglamaya calisiyorlar.

DTP liderleri bunlari dile getirecegine,inanca dayali politikalarinin sonucu, kendi " anadil" kirmizi cizgilerini ilan etmiyorlar.

Kampanyaci arkadaslara ise bir hususu belirtmek istiyorum; bunlar bizlerin henuz daha olusturamadigimiz diasporamizin vatanperver ama ciliz ve koksuz feryadimizdir.Kanaatimce silkinmek, odak olusturmak gerekiyor.

Birden bire anilmasi, yazilmasi bile kisa zamanda tarihe karisiveren , Erbil'de TC'ninde hesapta tesvikiyle toparlanacagi ilan edilen Kurd konferansina ne oldu mesela ?

Bu tur bir konferans tertiplense, bizler, sizler, imzacilar ve imza atmayanlar, Apo'ya ajan diyenler ile hain diyenler vs vs, nasil temsil edilecektik ?

Bu hususta Kurdistan-aktuel sitesinde Huseyin Turhalli isimli bir hukukcu arkadasin dikkate deger iki makalesi yayinlanmisti, bir kac ay evveldi galiba. Ve bu makaleye Kenan Fani Dogan isimli bir arkadasimizin, okuyucu cevabi oldu; bu cevapta arkadas, mevcut sitelerin, forumlarin da, kabarik sayilarda Kurd vatanseverini barindirdigini, ilave bazi desteklerle temsilinin mumkun oldugunu vurguluyordu.Aslinda basit gibi gorunen- her zaman icin tum mesele basit olani tesbit edebilmektir, cevap orada yatar daima- onerilerin, temsil tartismasina isik tutabilecegini saniyorum; zamanlama acisindan gerekliligi artik bence kesin olan Kurd konferansi fikrine sicak bakiliyorsa.

Hizla ve pekte site " ciddiyet" ile vakarina uygun olmadigi bazilarimizca dusunulebilecek olan yazima son verirken, elestiri yonelttigim arkadaslarla, ayriliktan ziyade, benzer noktalarimizin cok daha guclu oldugunu vurgulamak isterim.

saygi ve selamlarimla

kadir canbek

not; aslinda yukaridaki makale hizla bir baska site icin kaleme alinmisti; ama bir problemden oturu yayinlamamiz uyugun olmadi.Konunun aktualitesi( ozelliklede kampanya) buharlasmadan, buraya aktardim.Newrozcular kizacaklar ama ne yapayim, dusuncem bu.Ayrica, orijinal baslik daha uzun oldugundan, baslik kutusuna sigmadi ve kisalttim.

Konuya dair yazi hazirlamayi habire planliyorum, ama icraata dokemedik bir turlu. Degerli vatansever Ergul Kiyak'in kulaklari cinlasin; o hic olmazsa cektigi bunca cileye ragmen etkili ve dusundurucu makaleleri siralamaya basladi; o'na gore siyasi cile tuzu milyar kere kuru bende ise hala tik yok ! Ise, yukaridaki kampanyaya yonelik bir kac kelamla baslayacagim;genis bakis acisini en kisa zamanda site yonetimine gonderecegim. Kampanyanin deklerasyonunda, asagiya aldigim cok onemli bir tahlil var: “Türk egemenlik sistemi ve genelde Türk siyaseti derin bir kriz içindedir. Bu, eskisi gibi yönetememe krizidir. Sistemin bu krizi dünya düzeninin çökmesiyle başlamış, Kuzey Kürdistan'daki mücadele ve Güney Kürdistan'daki statü ile derinleşmiştir“ Turk egemenlik sistemi, “ Turk“ adiyla baskalarinin ulkelerinde efelik yapti yapali kriz icersinde aslinda, oyle degil mi ? Deklerasyon da adi gecen krizi “ dunya duzeninin cokmesi“ gibi, gayet muglak , tarifi belirsiz ve ultra iddiali bir cumleyle, hic bir ek-yan destege ihtiyac duymaksizin Turklerin mevcut siyasi-sosyal hamlelerinin temeline oturtmak, bizim Kurd siyasilerdeki dunyayi anlamada kendilerine yasattiklari zulmu net bicimde gosteriyor. O zaman en iyisimi biz Kurdler, dunyanin bundan sonra kurulmasi dusunulen duzeninin de cokmesini bekleyelim.. Turkler istermisiniz bize devlet falan versinler ve bizlerde yine, sirf dunya duzenine karsi oldugumuzdan( hala oralarda bir yerlerde hafizamiz durmus ya !) bu politik hamleye, yine kendimizinde aciklamaya , daha dogrusu anlamaya bir turlu yanasamadigimiz “ milli muhalif“likten muzdarip tahlillerle karsi cikalim ! Neden unutuyoruz ? Turkler, kendi Kurd sorunlarini kendi aralarinda , ilk defa, hapse atilma ve aninda telef edilme tehlikesine maruz kalmaksizin, kardes kardes tartisiyorlar. Ve elbette bu hayati tartismaya, Turkleri ezeli ebedi kardes goren Kurdlerde katiliyorlar. Daha dogrusu, onemli bir kismi.Bir kismida yukaridaki imzalarda mevcut galiba, yoksa oyle degilmi ? Turkler kardes mi, dusman mi ? Sunu neden kabullenmeyelim; eger Turklerin bu demokrasilerinin ariza tamiri, asgarisinden Kuzey'e ulu orta Kurdcenin Kurd evlatlarina ilk okul itibariyle ogretilmesi gerekliligine dair bir konsensusu olusturacak potansiyeli tasiyorsa, toptanci itiraz gereklimidir ? Dusunduklerimin bir kisminida, siteye daha sonra gonderecegim. Tum imzacilara selam ve iyi gunler dilerim. Kadir Canbek kalpatin1@hotmail.com Bersivê bide vê şirovêye Click here to cancel reply. Nav : Pêwîst e E-name : Pêwîst e Malper : Şîrove : Page Bottom Google Ads

Yeni Yorum yaz

Düz metin

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.