Skip to main content

Kürd Medyası

Aso Zagrosi

Medyanın sahip olduğu rol konusunda binlerce akademik eser mevcut... Burada genel olarak medyanın rolü konusunda teorik belirlemelerden bulunacak değilim.

Fazla uzaklara gitmeye gerek yok Mam Celal’a mal edilen bir olayı anlatmak istiyorum.

Geçen yüzyılın 80’lı yıllarında Güney Kürdleri ile Baas rejimi arasında bir dizi kanlı çatışmalar oldu..

Bu çatışmalardan biri de YNK’nin “ Mektebi Siyasi” nin (politbüro) olduğu alanda meydana geliyor.

Mam Celal’ın korumalarından biri ona giderek: “Mam durum kötüdür” diyor.

Mam Celal: “ Ferhad ile radyo kaldı mı?” diye soruyor.

Koruması: “Evet Mam onlar kaldı” diyor..

Mam Celal : “ Onlar kalmışsa bize yeter” diyor..(Bu olayı Ahmed Pire bir yazısında anlatmıştı.)

Aylar beri ve özellikle de İD’nin Şengar işgal etmesinden sonra ben de bir çok Kürd gibi düzenli olarak gelişmeleri takip etmeye başladım..

Çünkü bugün Güney ve Batı Kürdistan’da yaşanan olaylar ve savaş tüm dünya Kürdlerinin kaderini ve geleceğini yakından ilgilendiriyor.. Yapılan en küçük bir hatanın cezasını tüm dünya Kürdleri çekiyor/çekecek.. Şengar’dan Peşmerge’nin geri çekilmesi gibi yüz kızartıcı bir olaydan ders çıkarma yerine, bu olayı Kürdlerin birliğini bozma ve Kürdler arasında düşmanlığı körükleme aracı olarak kullanılması meselesi gibi......

Burada “Kürd” medyasının büyük bir sorumluluğu var.

Kürd medyası derken bağımsız yada yarı bağımsız Kürd medyasından söz etmiyorum.. Zaten bu medya ekonomik sıkıntılarından dolayı işlevsiz hale gelmeye başladı.. Geçenlerde Hawlati, Awene, Şar ve Livinpres yetkilileriyle yapılan bir söyleşi de yöneticileri ekonomik krizden dolayı yayınlarına son vermek ile karşı kaldıklarını söylüyorlardı.. Geçmişte kısmen reklam ve diğer ilanlarla idare ederken son ekonomik krizden dolayı ilanda alamıyorlar.(Bağdat’ın Kürdistan bütçesini kesme olayı)

Aktüel durumda Kürd yazarı Baxtiyar Ali’nin söylemiyle Kürdistan “Doğu Faşizmi” olan uluslararası İslami terörizminin direk saldırıları altındadır. Kürdlerin yaşanan gelişmeler ve olaylar hakkında sağlıklı ve tarafsız bir şekilde bilgilendirilmesi gerekmektedir. Asgari ölçüde de olsa insanları bilgilendirmek bir insan hakkıdır.

Fakat, Kürdistan’da Kürd Medyası üzerine monopollerini kuran Kürd partileri, kendi parti çıkarlarını Kürd milletinin ortak çıkarlarının önüne geçirdiklerinden dolayı tek yanlı, yönlendirici ve Kürdleri bölen yayınlarla Kürd toplumun zehirliyorlar...

Dünyanın demokratik ülkelerinde partiler çeşitli bültenlerle, seçim dönemlerinde ise afiş ve bildirilerle kendi propagandalarını yaparken, biz de ise tam tersi partiler tüm basın ve yayın kuruluşlarını denetimi altına almış, partilere bağlı olmayanları bülten ve bildirilere mahkum etmiştir..

Bugün Kürdistan’da yaşanan savaş konusunda Kürd halkını bilgilendiren muhabirler “Parti Gazetecileri” dir.. “Parti gazetecileri” tabiri dahi doğru değil, çünkü bir çokları gazetecilik eğitimini dahi almamıştır. Bazıları partilerin doğrudan üyeleri, kısmen bağımsız olanlarda ekmek paraları için partilere mahkumlar.. Zaten partilerin çıkarlarına ters bir şey yazarlarsa işlerine son verilir.

Bir örnek vermek istiyorum. Ben şahsen bugüne kadar Kürd partileri tarafından monopolize edilen basın ve yayın organlarında bir “gazetecinin” çalıştığı partinin etkili ve yetkili bir yöneticisine açık bir eleştiri yönelttiğine rastlamadım... Yer yer gevelemeye çalışan yada partilerin çıkarları doğrultusunda hareket etmeyenlerin işlerine de son verilir. Bazen aynı partinin farklı ekipleri arasında hizip mücadelesi kızıştığı zaman bazı eleştiri ibareleri ortaya çıkıyor, fakat bu durum esas gidişatı değiştirmiyor..

Sonuçta Kürdistan coğrafyasında siyasal dünyamıza damgasını vuran Kürd partileridir. Bu partiler, doğrular yanında yanlışlıklarda yapıyorlar. “Parti gazetecileri” sürekli olarak küçük bir doğruya bin bir katarak ekmeğini yediği partiyi Kürd toplumuna empoze ediyor ve yanlıklarını da es geçiyor..

Devlet gibi örgütlenen partilerin basın ve yayınlarının harcadıkları milyarlarca dolar Kürd halkının yabancılaştığı emek ürünü ve servetidir.

Ve bugün Kürd halkının servetiyle oluşturulan parti medyaları, emek sahiplerine karşı bu silahı pervasızca kullanıyor.

Bugün Kürd halkını savaş konusunda bilgilendiren “savaş muhabirleri” partilere bağlılar ve partilerine en küçük bir eleştiriyi içerecek bir haberi dahi vermiyorlar.

Her parti kendi basın ve yayın organları aracılığı ile kendisinin savaşına bin bir katarak aktarıyor.. Diğerlerini de karalamaya başlıyor. Birde sözde köşe yazarı olan ve yazıları da normal şartlarda hiç okunmayan bir dizi “köşe yazarı” Kürdler arasında sorunlar çıkmaya başladığı zaman ilk kılıçlarını çekenlerde onlar...

Şimdi bazı Kürd İnternet Siteleri “bize karşı haksızlık yapmıyorsun? Biz hiç bir partiye bağlı değiliz” diye bilirler..

Tamam kimseye haksızlık etmek istemiyorum, ama bugün Kürdistan’a bir savaş yaşanıyor. “Sizin kaç muhabiriniz savaş cephesinden size doğrudan haber çıkarıyor?”

Tek bir muhabir yok.

Çünkü hiç bir Kürd sitesi muhabirleri finanse edecek ekonomik imkana sahip değildir.

Kürd siteleri bırakın birinci yada ikinci elden haberi zar zor ve büyük oranda üçüncü elden haberler aktarıyorlar..(İnanmak istemeyen Kürd sitelerine baksın)

Böyle bir ortamda sağlıklı bilgiye sahip olmak ve sağlıklı bir kamuoyu oluşturmak çok zordur.

Partilerin basını, partilerin Peşmergeleri ve partilerin ekonomik tekeli olduğu sürece Kürdler çok tarihi momentleri kaçırırlar..

Medyanın siyasi partiler için değil, halk için var olduğu, Kürd siyasi liderinin medyanın sorularından korkacağı günleri hayal ediyorum... Gazetecilerin siyaset adamlarından emir almadığı, partilerin değil, doğruların takipçisi olduğu bir Kürdistan’ın rüyasını görüyorum...

05.09.2014

Add new comment

The content of this field is kept private and will not be shown publicly.

Plain text

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.