Skip to main content
Submitted by Hasan H. YILDIRIM on 10 December 2010

Sevgili Aso Zagrosi'nin “Kürd Tarih Çalışmaları ve Sayın Evin Çiçek'in Hatası” makalesini okuduğumda beynimde şu cümle oluştu:

Kürd'ün Kürd'en başka düşmanı yoktur.”

Yanılmayı çok isterdim, ama işin gerçeği bu.

Kürd halkının kaderi bu galiba.

Herkesin bir düşmanı var. Kürdlerin bir değil, sayısız düşmanı var. Fakat bunların başında Kürd'ün milletine karşı düşmanlığı en başta gelenidir.

Kürd dedin mi on kere düşüneceksin. Mercek altına alacaksın. Hem de bir başka Kürd tarafından.

Tarihimiz incelendiğinde Kürd'ün Kürd'e yaptığı kötülüğünün sınır tanımazlığı gerçeğiyle karşılaşırsınız.

Yazıyı uzatmak istemiyorum. Bu nedenle tarihimizin derinliklerine inip sayısız örnek saymam gerekmiyor.

Kürd-Kürdistan'ı beyninde, kalbinde bölen “sınırlara saygılıyız”, “Türk, Arap ve Farisilerin ne kadar sembollu varsa sembolumuzdur”, “Her millete bir devlet, ama Kürdlere devlet imkansız ve gereksiz” diyenleride sıralamam gerekmiyor. Bu konu üzerinde kafa yoran her sorgulayıcı Kürd'ün ajandasında yeterli derecede örneğin varolduğu kesin.

Ben sadece son dönemlerde tartışma konusu olan bölgemizde gerçekleşen soykırım ve katliamların Kürdler tarafından Kürdlere fature edilmesi çabasına dikkat çekmek istiyorum.

Bu konu da, Kürdler arasında bir yarış var. Yeter ki bir Kürd, Kürdler hakkında bir suçlamada bulunmasın. Bu suçlama başkaları tarafından boyanır, cilalanır ve üzerine kişiye özel ekleme ve yorumlarla kamuoyuna servis edilir. Her hangi bir araştırmaya gerek duymadan bunu gönülü yapar.

Ellerinde hiçbir belge, kanıt olmadan Kürdleri yermek için ortaya atılan sayısız Kürd aydın ve siyasetcisi olduğu bilinir. Kamuoyuna sunduklarına bakıldığında düşmanın sunduklarının kötü bir kopyası olduğu görülür. Niye buna gerek duyulur incelenmeye değer bir konu.

Şunu düşünmezler mi?

Hiç kimse bilmediği bir konu da yazmak ve konuşmak zorunda değildir.

İnsan her şeyi bilebilir seviyede değil.

Bunun ötesi birçok konuda bilgisiz olabilir.

Bu ne ayıp, ne de günahtır.

Bilmediği bir konu da, bilgi sahibi değilim demek erdemliktir.

Fakat bilmediği konu da bilmişlik taslayıp ahkam kesmek cahiliktir.

Sadece bu bile baz alındığında bizim siyasi ve aydınlarımızın çoğunluğunun cahiller topluluğu olduğuna işaret eder.

Kendi bilgisizliğimizi kabulenip öğrenmeyi dememekten öte bilmediğimiz konu da ahkam kesmeyi geçer yol biliriz.

İyi yaptığımızı sanırız, ama aslında eloğlunun maskarası oluruz.

Bunun ötesinde milletimize tamiri zor zararlar veririz.

Bunun nedeni üzerinde çok düşündüm. Sahi bunun nedeni ne? Ya Kürd aydın ve siyasetçisinin narsistliği veya sömürge kişiliğin bir sonucu olarak duyduğu aşağılık kopleksi sonucu düşmanına hoş görünme dürtüsü.

Her ikisi de olbalir. Veya bir başka nedeni de.

Fakat nedeni ne olursa olsun olan bitene bakıldığında Kürdlerin bunu severek yaptığıdır.

Uzun süreden beri Aso Zagrosi arkadaşımızın Kürd tarihine ilişkin inceleme yazıları peşpeşe çıkmaktadır. Her yazısı Kürd tarihi yazımında bir devrim niteliğindedir.

Yazdıklarıyla bugüne kadar Kürd düşmanları tarafında yazılalarak sunulanları çöpe attıracak kıvamdadır.

Kuşkusuz bunun nedeni var.

Her şeyden önce Aso soruna düşman gözü ve aklıyla değil, Kürd gözü ve aklıyla bakmaktadır. Bugüne kadar düşmanlarımız tarafından yazılıp önümüze konulana sorgulayıcı bir yaklaşımla bakmaktadır.

Bunu yaparkende ezbere değil, tarihi belgeleri didikliyerek vermektedir. Verdikleride bugüne kadar Kürd milletine ulaşamayan belgelerdir. Bu anlamıyla Kürd tarihinde yeni bir bakış, yeni bir anlayış ve yeni bir çığır açmaktadır.

İşin tuhaf tarafı kiymeti biçilmeyecek derecedeki bu güzel çalışmaya Kürdlerin ilgisiz kalmasıdır. Kürd düşmanları tartafından sunulan Kürd tarihini tersinden belgelerle uzun bir süreden beri sunmasına karşın tek bir Kürd'ün bu değerli çalışma hakkında tek bir söz söylememenin ötesinde kamuoyuna ulaşmasına bile katkıda bulunmamasıdır.

Fakat buna karşın Kürd alehinde yazılan her hangi bir makalenin Kürdler tarafından yarışırcasına kamuoyuna ulaştırmaya çalışılması ibret vericidir.

Fakat bundan sonra bunu öyle kolaylıkla yapamayacaklar.

Artık şuna inaniyorum.

Bundan sonra birileri Kürdler hakkında yazı yazdıklarında Aso'nun asasının başlarında salanacağı korkusuyla yazacakları kesin.

Bundan sonra eline kalem alan veya kompitonun duşlarına vurduğunda işkembeden atamayacak. Düşmanın işitmek istediği Kürd karşıtı sözler sarfedemiyecek. Düşman ağusunu Kürd iğnesiyle Kürdlere şırınga edemeyecek.

Yapan olursa da, karşılarında Aso'yu bulacaklar.

Beynine sağlık Aso!

Keşke daha fazla Asomuz olsaydı. Ama şuna inaniyorum ki, Aso sayısız Aso'nun çıkmasına önayak olmuştur.

10 Aralık 2010

Ramo-Da (not verified)

Sat, 2010-12-11 15:04

Insan dikkatle bakerse Kurde dusmanlik yapan Kurdun Tuekler tarafindan yonetildigi-yonlendirildigini gorecektir. Gercek dusman kuklalari elinde tutandir. yani Kurdun bu dunyada ve ote dunyada da dusmani milliyetci ve Ataturkcu Turklerdir. Kurdun gozukmeyen dusmani da maneviyatci -dinci Turklerdir

Add new comment

Plain text

CAPTCHA This question is for testing whether or not you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.