Siyaset

ZORUNLU DEĞİŞİM?

Kalender ÞAHÝN · 12.07.2009 · 2 görüntülenme

ZORUNLU DEĞİŞİM?Yaşadığımız çağda bir çok şey eskisi gibi değil, eskisi gibi olmasıda olanaklı değil çünkü gerek teknolojik yönde gereksede insan ilişkileri bağlamında değişim ve dönüşüm bir zorunluluk haline gelmiştir?Geçmişte dünyanın başka bir bölgesinde yaşanan her hangibi bir olayı günler, aylar hata yıllar sonra duyabiliyorduk, öğrenebiliyorduk ama günümüzde dünyadaki her türlü gelişmeyi her türlü olumlu yada olumsuzluğu anında haber alabiliyoruz hemde eskisi gibi tek taraflı yani yanlı yayınların dışında her türlü altarnatifte gelişmiş durumdadır artık ben ak dersem aktır, kara dersem karadır mantığıda yürümüyor yürümezde.Dünya haydutları emperyalistlerde artık çehre değiştirme ihtiyacı duyuyor eskisi gibi kabaca saldırma yerine daha teknik ve yeni sımalarla imaj yaratmaya çalışyor?Bundan dolayıdırki ABD ve onun yeni başkanı Obama eski işgal ettikleri ülkeleri ve coğrafyaları bir bir terk etmeye hazırlanıyor.AB giderek sınırlarını genişletme ihtiyacı duyuyor ve altarnatif bir güç olmanın peşinde.Rusya, Çin keza öyle her geçen gün yeni yeni politikalarla değişen dünyamıza ayak uydurmaya ve kendi gelecek planlarını yapmaya çalışıyorlar.Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın bir çok bölgesinde eski diktatörce yöntemlerle gitmeye çalışan bir çok diktatörlük yıkıldı ve yıkılmayada mahkumlar?İnkar ve imha politikalarıyla 86 yıldır yaşayan, kendisi dışında başka halklara, dinlere ve siyasal düşüncelere yaşam hakkı tanımayan Türkiye Cumhuriyetti Devletide zorunlu bir değişim içerisine girmiş durumdadır, bu kendilerinin çok demokrat oldukları için değil dünyada ve yaşadığımız coğrafyadaki gelişmelere bağlı bir durumdur, Ergenekon, derin devlet yada çeteleşmelerle yüzleşmeye kalkışması en son askerlerin sivil mahkemelerden yargılanması konusunda çıkartılan yasa ve çıkartılan yasanın Cumhurbaşkanlığınca onaylanması T.C Devletinin eski askeri tarz ve inkar ve imhayla çok daha yol alamayacağının görülmesi ve yeni stratejiler yaratmanın peşinde olduğunu gösteriyor.Tabi bir çok kesim bu değişimi kendi bakış açılarıyla değerlendiriyor, farklı yorumluyor bu her kesin baktığı pencereye, cepheye göre değişebilir ama gerçek olan şudurki bu bir tıkanma ve zorunluluk sonucudur?Ne dünya eski dünyadır nede yaşadığımız coğrafya eski coğrafyadır? ‘eski tas eski hamam’ gidilmeyeceğini gören egemenler değişimi dönüşümü yaşarken, yaşamak zorunda kalırken muhalifler kendilerini yenileyebiliyormu? yenileyemiyorlarsa nedenleri niçinleri üzerinde duruluyormu? kendilerini yenileyemeyenlerin geleceği belirlemeleri olanaklımı? hak hukuk, adalet mücadelesi yürütme idiasında olanların hak hukuk ve adalet tanımamazlıkları neyle izah edilebilinir nasıl görülür, nasıl görülmeli bu soruları çoğaltmak mümkün lakin başlıca bu sorulara yanıt bulmak ve bu soruları yanıtlamak bir çok şeyi görmemize yeter ve artarda.Sosyalist sol yenilenmemenin getirdiği eski kafa yapılarıyla ısrarla bir tıkanma yaşamakta ve düşmandan çok kendisiyle çatışma halindedir, düşmandan çok kendi içerisindeki muhalefeti, farklı yaklaşım ve bakış açılarını susturmanın, karartmanın uğraşı içerisindedir 70 li yıllarda örgütlerin, partilerin tepelerine yerleşen kadrolar halen tuttukları köşe başlarını bırakmamakta ısrar etmekteler nede olsa halk adına halk için yapılıyorsa en iyisini onlar yapar mantığı hakim?Ne değişen dünya ne değişen fikir ve düşünceler onları çok ilgilendirmemektedir yenilenmeyede ihtiyaç duyulmamaktadır? zaten sosyalist solun en büyük çıkmazıda buradadır, kuşkusuz bu işi inanarak yapanlar vardır, kuşkusuz yeterli olmasalarda yenilenmeye çaba gösterenlerde vardır lakin genel durum eski tas eski hamam misali işi götürmeye çalışanların etkin olduklarıdır.Kürt cepheside keza öyle bir çok birey, kurum ve parti gelişmelere ve değişime uyum sağlamaya çalışanlar var lakin en çok değişim ve dönüşüm göstermesi gereken ve her fırsatta değiştiğini idia eden, devlette hata devletlere barış çağrıları yapan PKK yada KCK kendi iç demokrasi mücadelesini görmezden gelmektedir ve eski vurdum, kırdım gücüm sustururum mantığında ısrarcı davranmakta? Düşmana gösterdikleri tloransı kendi muhaliflerine ve farklı düşünenlere tanımamaktadır.Devletin cinayetlerinin açıklanmasını isterken, ölüm kuyularının açılmasını isterken, failli meçullerin açıklanmasını isterken, kayıpların akibetlerinin aydınlanıp faillerinin açığa çıkartılıp hesap sorulmasını isterken kendi içerisinde iç infazların, failli meçullerin ve kayıp ettikleri kürt evlatlarının akibetlerini görmemezden gelmektedir, onların ve yakınlarının hakkını hukukunu tanımamazlıktan ısrar etmektedir?Bir çok bölgeden ve ülkeden çeteleşen örgütlü yapılarına dokunmamaktadır, kurulduğundan bu günümüze kadar olup biten yanlışları, karanlık ilişkileri ayrılan yada farklı düşünen bir kaç kişiye yükleyerek asıl görülmesi gerekenleri görmemezden gelerek kolaycı bir yol yöntemle günü kurtarmaya çalışmaktadır?Bundan dolayıdır ki her geçen gün daralma, tıkanma yaşamaktadır giderekde kan kaybının hızlanacağı bilinmelidir?Kendi içinde demokratik gelişimi ve farklılıklara tahamülü gösteremeyenlerin, adalet ve hukuka saygılı olmayanların, insan hak ihlallerini yapıpta başkalarına insan haklarına saygılı olun yada değişin diyenlerin mutlaka aynada kendilerine bakması gerekiyor bunu yapmayanlar sadece ve sadece bu günü kurtarabilir ama yarın bir yerlere toslayacakları bilinmelidir?Dünya değişirken, çağ değişirken eski çağdışı yöntemlerlen ilerlemenin olanağı yoktur.Derin devlet kendisiyle hesaplaşma ihtiyacı duyuyorken siz kendi derin karanlıklarınızı görmek zorundasınız.Ya çağdaş demokratik değişim yada kirli ve karanlık bir gelecek tercih sizin unutmayınki bu gün destek sunan halk günü ve zamanı geldiğinde hesap sorma noktasındanda ısrarcı olacak ve mutlaka yakalarınıza yapışıp kayıpların, infaz edilenlerin hesabını soracaktır.Karanlık ve kirlilikle yürüyenleri lanetliyor.Aydınlık yarınlara umutla, temizlenerek yürüyenlere saygılarımla.Kalender Şahinkalender1@bluemail.chwww.kayiplar.net

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.