BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Zerdeþt Seyda · 31.08.2006 · 2 görüntülenme
Birileri şu diktatöre anlatabileceği başka bir hikaye ezberletse; anlattıkları artık komedi bile değil, işkence… Birinci Dünya savaşı öncesi Ermeni Jenosidi ile ‘zaferi’ tadan Alman desteklı İttihatçi Enver Paşa kumandasındaki Türk ordusunu ayrıca İngilizler, Fransızlar, İtalyanlarda Anadolu üzerınden bu topraklarda mevzilenmek için kullanmışlardır. Kürdlere ve Rumlara karşı desteklenen Asker Türklerın ‘zaferine’ ortak güçler uluslararsı anlaşmalara birlikte imza atmışlardır.Sevr ile beceremediklerini Lozanda Kürdlerın yurdunu parçalayarak, Ermenilerin tarihi soykırımını inkar ederek ve Yunanlıları Egede ‘denize dökerek’ elde edilen ‘zafer’dır işlenen. Rusların-İngilizlerin-Fransızların-İtalyanların ve Yünanlıların kendi şartları içinde çekilmeleri ; ‘dağılmış,perişan olmuş’ Türk Askerinin Egede,Çanakkalede,Galiçyada ,Yemende,Sarıkamışta,Kafkaslarda,Balkan larda,Filistinde ki yenilgilerden elde edilen kahramanlıktır konumuz… Yenilginin kahramanı olurmu demeyin; Türkse olur.Yüz yıllık çarpıtılmış asker ve savaş hikayelerini her gün , her saat dinleme sabrını gösteren bu milletın gerçekten bir başka benzeri yoktur.Yenilgiyi zafer diye, zülüm ve katliamı kahramanlık diye halkına anlatan, onlara hiç yoktan ulusal bilinç için yapay ortak paydalar oluşturanların işi elbette kolay değildir. Türk ordusunun İttihatçı M.Kemalden aldığı miras; hiç değişmeyen ve kendi deyimleriyle ‘Dünya var olduğu sürece değiştirilmeyecek’ yapısının statik şekli yasalarla belirlenmiştir. ‘Her Türk Asker Doğar’ sözü Türkiyede gerçek yaşamda şekil bulur. Dolaysiyle asker emir komuta zinciri içerisinde iradesi bır üst amiri tarafından gasp edılmıştır. Böyle oluncada siyasi irade tecelli etmez. Askerin belirlediği şey siyasi irade değildir statik bir tavırdır.Şablonlara dayalı alışılagelmiş rutin davranışları çağdaş dinamizmle mükayese edemeyiz. Osmanlı ordusında görevli iken ittihatçi ve teşkilati mahsusacı kimliğini koruyarak; Yıldırım Orduları başkumandanlığı payesiyle çeşitli roller üstlenen M. Kemal Ankara ile başlayan süreçte göz yaşları arasında askeri üniformayi çıkartmak zorunda kalmıştır. 1900 yıllarla birlikte Avrupalı diktatörlerden esinlenerek disipline edilen askeri doktiriner yaşam tarzı elbise ile birlikte kenara konulmamıştır. M. Kemal kadrosunda yer alan zevatın istısnasız tamamı sivil elbiselerini yeni giymiş askerlerden oluşmaktadır . Atamalarla oluşturduğu meclisin markaja alınmış birkaç eşrafı dışında kalan üyeleri, yürütmeyi oluşturan bakanlar heyeti, valiler, kaymakamlar, yüksek yargı organlarının atanan mensupları ağır ceza reisleri, hatta tahsildarlar, Emniyet ve MAH mensupları askerlerden oluşturulurdu. İpliği pazara çıkmış komplocu tavsiyeci İttihat Teraki Fırkasının bir nevi devamı olarak kurulan Cumhuriyet Halk Fırkasının çatısı altında askeri doktrinle ilkeleri belirlenmiş yönetim tarzının yasaları l920 Anayasası ile başlayan ve günümüze kadar devam eden bu şahıslar ve yerlerine seçilen benzerlerince oluşturulmuştur. ‘İstemeyerek bu şerefli üniformadan ayrılıyorum’ itirafında bulunan Ebedi Şef-Büyük Asker-Gazi Atatürk gibi sıfatlarla TBMM de sembolize edilen, askeri üniformasi ile ilahlaştırılan kurucu/kurtarıcı önderin heykel olmuş formülüdür. Bu yasalara rağmen çerçevesi çizilmiş ‘sivil irade’ ye dahi tahammül edilmezken; Yönetim kademesini oluşturan ve çoğunlukla örnek alınan bir numaralı yöneticilere bakalım. 1938 de mirasi devralan Miralay İsmet İnönü (İsmet Paşa) Milli Şef sıfatiyle Atasını örnek alırken kendisini ön planda tutmuş, buna itiraz ikinciliğe namzet benzerlerınden gelmıştır. Mareşal Fevzi Çakmak, Mareşal Kazım Karabekiri gölgede bırakmayı becerecek kadar kurnaz ve komplocudur. Birinci Dünya savaşında çeşitli cephelerde savaşan Celal Bayar 3 üncu dür. NATO baskısı ile ‘Demokrasiyi 1946 da artık düşünen TC; CHPnin seçım hilelerı ile karşılaşmıştır. Ancak 1950 seçimleri ile gelen DP ile orduya bağlı bir sivilin başbakanlığına bir süre sessiz kalabilmişlerdir.Başbakan Menderes iktidar olmanın bedelini 2 bakanı ile birlikte 27 Mayıs 1960 tan sonra idam edilerek ödemiştir, ihanetlerinin dayanağı ise hala bilinmemektedir. Askerlerin darbe geleneği, M. Kemal tarafından belirlenen Cumhuriyet Kanunlarının korunması ve kollanması görevi, TC adına Orduya dolaysiyle başındaki en büyük generallere verilmiştir. 27 MAYİS – 12 MART – 12 EYLÜL – 28 ŞUBAT ve son Şemdinli Raporu ile ortaya çıkan AKP hükümetine karşı uygulamaya konulan Org. Büyükanıt’ın gizli darbesi. Kanuni dayanağı ön kışla sayılan okullarda ezberletilen ‘Atatürkün Gençliğe Hitabesinde’ bile belirtilmişken buna kimin itiraz etme cesareti olabilir? Üyeleri çoğunlukla Askerlerden oluşan MGK nın gizli Kırmızı kitapçığı bu ülkenin Yasama-Yürütme-Yargısını tek elde toplar. Sadece itiat etmekle yükümlü Parlemento ve diğer ‘sivil örgüt’ temsilcilikleri nin birinci görevleri itiat etmektır, ikinci görevleri dışarıya karşı vitrin oluştururken sessız olmasını bilmektır. Dördüncü kuvvet Medya ise sadece brifinglerle hizaya getırılmiyor tekelleşen bu kurum tek elden gizli yönetılırken atama usulu ile MİT- Emniyet–Ordu ve diğer kurum mensuplarının barındırıldığı yerdir. Türkiye tarihinde bugüne kadar başa geçen 10 Cumhurbaşkanından 7 si Askerdır; bunlardan Celal Bayar indirilmiş, hakkında idam kararı verilmiştır, yaşlı olduğu içinde müebbet hapsi uygun görülmüştür. Turgut Özal sivildir görevi başındayken öldürüldüğü şaibelerine hala açıklık getirilememiştir. Defalarca indirilen ve sürgün edilen yarı Asker Demirel 9. Cumbabalıktan emekli olduktan sonra ordunun adeta sözcüsüdür; ‘koruma ve kollama’ görevinin propogandası ile meşguldur. Baştaki Sezer herkesten daha çok Kemalist olduğunu ispatlamaya çalışırken; askerin emrinde ve disiplinine bağlıdır. Gürültü patırtı içinde gelen son klik, işinin çok zor olduğunu anlamış olmaliki gelmeden önce gücünden bahsederek başta Kürdler olmak üzere kendinden olmayan herkesi korkutma telaşına düşmüşlerdir. Özkök paşaya yumuşağı oynatarak Cumhurbaşkanlığa hazırlayanlar Darbeci-bombası Şemzinan sanığı Büyükanıt ve ekibinin koltuklarını sağlama alma telaşındadırlar. Karacı kesimin hakimiyetindeki orduda bu yılın suprizi Büyükanıt ekibinden öne fırlayan eski Özel Harpçi Org. Işık Koşaner dır. Jandarma Genel Komutanlığına atanan bu şahsı dikkatle izlemekte yarar görüyorum. Dünya diktatörlerinin %95 i ya asker kökenlidirler yada asker elbiselidirler. Hitler-Franko-Stalin-M. Kemal-Pinoşet-K.Evren-Z.Ülhak-Saddam vb. şahsiyetler. Napolyon-Gribaldi-Çörçil-De Goule gibi şahsiyetleri ise tarihi koşulları içinde ayrıca değerlendirebiliriz. Siyasi iradeye bağlı askeri kurumları ise bu değerlendırmemizin dışında tutuyoruz. 31.08.2006 Zerdeşt SeydaNOT: 30 Ağustos Zafer bayramı nedeniyle Batmandaki Generalın makamına kutlama için giden Bld. Bşk. Hüseyin Kalkan makamdan kovulmuştur. Bu yalaka neyin bayramını kutlamak için kışlaya gitmiştir bilmiyorum? Halkın iradesini generalın odasında kepaze etmeye hakkı varmiydi?
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.