BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 25.12.2005 · 2 görüntülenme
Hasan Dere: YILDIZ GİBİ AKTI GEÇTİ!Aslında daha bir dokunaklıydı yazdıklarım.Ermeni'leri katleden alçakların, onların ölülerine yaktıkları ağıtları duygusuzca aşırdıklarını ve Kürkçede 'Sarı Gelin' adı ile ünlendirilen türkünün sözlerini ve daha bir sürü şey yazmıştım.YILDIZ GİBİ AKTI GEÇTİ!Aslında daha bir dokunaklıydı yazdıklarım.Ermeni'leri katleden alçakların, onların ölülerine yaktıkları ağıtları duygusuzca aşırdıklarını ve Kürkçede 'Sarı Gelin' adı ile ünlendirilen türkünün sözlerini ve daha bir sürü şey yazmıştım.Misafirim tatlı bir kız çocuğu var. Yusuf'la olan anılar ve göhsümü sıkıştıran hüzün, beni bir anlık iyice daralttı. Bir soluk almak için uzaklaşınca, zeki çocuk yazımı bilgisayardan silivermişti.Yusuf gibi değerli bir hatırama, bir çocuk da bir darbe vurunca, bir kat daha kahroldum. Sinirlerim boşaldı, beni ilk defa böyle görmüş olan çocuk, korkup kayıplara karışmıştı. Üç dakika içerde onu aradık. Sonra ona yumuşak bir sesle:'Gizem, gülüm, yazılarım benden daha değerlidir, lütfen bir daha kapatmadan beni çağır.' dedim.Sonra oturdum kısaca şu aşağıdaki yazıyı yazdım.YUSUF YILDIZİnternet sayfalarına yazdığım ilk günlerde, hiç hoş olmayan bir polemikte şunları yazmıştım.'ölmek veya öldürülmüş olmak, kimseyi eleştiriden muaf kılmıyor! Eğer ölmüşlerdir diye, geçmiş önderlikleri eleştirmezsek nasıl yetkinleşebiliriz?' Evet, öldü diye insanı badem gözlü etmek ne kadar yanlış ise eleştirmemek de o kadar hatalıdır.Tanıyanlarım iyi bilir, kimsenin gözünün yaşına bakmadan yüklenen amansız bir eleştirmenim. Bu tutumum yüzünden pek sevildiğim söylenemez!Fakat YUSUF YILDIZ, gerçekten bir yıldızdı. Eleştirecek kusur arasanız onda bulamazsınız. 1976-78'lerde tanıdığım gençler arasında gerek kavrayışı, gerek uygulamalanrı ile bir yıldızdı. Ve ne yazık ki, bir yıldız hızında kayıp gitti aramızdan... Tanıdığımda, traktörle tarla süren, daha bıyıkları yeni terlemiş, yakışıklı ve ağır başlı bir gençti.Köyü Topraxhafsar'da sık sık ziyaret ederdim onu. Çeşitli kişiliklerle tartışmamın canlı tanığı idi. Hele Kemal D ile şu takma adı D olan adam için yaptığımız tartışmayı hiç unutmam. Kemal, D'nin örgütü kullanarak kişisel yarar peşinde koştuğunu, bu çirkinlikleri hazmedemeyerek ayrıldığını söylemişti. 'Eğer D'yu benimle yüzleştirmeyi başarırsan, tüm iddialarımdan vazgeçip döneceğim, ama o benimle yüz yüze asla gelmez' demişti. O kadar haber yollamamıza karşın, D davetimize riayet etmemişti gerçekten.Yusuf, Köylüsü ve üniversite mezunu olan Kemal'e değer verdiğinden, yüzleşme teklifine sıcak bakıyordu.Sonra yollarımız ayrı düştü. 1980 sonu İstanbul'da tekrar karşılaştığımızda, eski dostların düşmanca yaklaşımlarına rağmen gülümseyerek bana yaklaşmış ve öpüşmüştük.Her zaman ölçülü ve çalışkan biri idi. Emekçi ve namuslu karakteri en sevdiğim yönüydü.Böyle dostluklar ne kadar da azaldı...Aslında hep azdı. Biz hayatı yaşadıkça Yusuf'ların azınlık, D'lerin çoğunluk olduğunu da ayırt ediyorduk.Çevremiz puşt zulası, dostlarsa çıkarcı...Bu bulunmaz değerde insanları anmak hep içimi yakmaktadır.'O güzel insanlar, bütün güzellikleri ile göçüp gittiler...'Biliyorum, siz de fark ettiniz, sözü değiştirdiğimi...Çünkü onun atı yoktu...At süvarisiz olur mu?İyi ki de yokmuş...Olsaydı, şimdi ona başkası binecekti...Yusuf, seni TOPRAĞINA gömenlere teşekkür ediyorum.İnan ki, benim de son arzumdur bu, doğduğum köye gömülmek...Sen benden çok sonra doğdun, ama bir adım önümdesin...Toprağın bol olsun...Saygı ve sevgi ile anıyorum.Hasan Dere25/12/05
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.