BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
mehmetmufit · 01.01.2007 · 2 görüntülenme
2007 yili uluslararasi planda buyuk degisikliklere yol açacak gelismeleri devralmadan yoluna devam edecek. Ne var ki ; bölgemiz ortadogu’da ve ülkemiz Kurdistan’da önemli gelismeler yasanacaktir. Merkezinde Kerkuk meselesi bulunan Kurdistan’nin jeografik sinirlarinin çizilmesi sorunu Kurd milletinin ve Kurdistan ulusal kurtulus hareketinin gelecegi bakimindan belirleyici olacaktir. Aralik 2007’nin sonuna kadar, Irak anayasasinin 140. maddesine uygun olarak sözkonusu olan butun yerlesim birimlerinde Referandum’un gerçeklesmesi gerekiyor. Barisçil ya da savasla, kanli yada kansiz bu sorunun bitirilmesi lazim… Güney’de butun ulusal kurtulus savaslarinin merkezinde « Kerkuk sorunu » bulunmustur. Bu bakima, bu meselenin kökten çözümü Kurd ve Arap milletleri arasinda yapilan hukuki anlasma zeminine uygun öyle yada böyle son bulmasi bekleniliyor. Ancak hiç bir sey belirgin degildir ; birincisi, uluslararasi büyük güçlerin çikarlari temelinde yeniden uzlasmalari Kurdistan’in yükselisine engeller çikarabilir. Sonuçta belirleyi olan buyuklerin çikarlaridir. Ikincisi, bölge güçlerinin beklenilmeyen mudahaleleri ve baskilari hazirlanmakta olan Referandum’u erteletebilir.Ben kendi payima, Kurdistan’da desalat sahibi politik güçlerin kararlilik göstereceklerine inanmakla birlikte yukarida belirtmeye çalistigim iki önemli etkenden ciddi zorluklarin gelebilecegi muhtemeline dikkatlerin çekilmesi gerektigini dusunuyorum. Her seyin yolunda gidecegine inanmak oldukça naiflik olacaktir. Topraklarimizin % 40’in isgaldan kurtarilmasi zaman alabilir yada mevcut Kurd önderligi yeni kompromilere mecbur birakilabilir. Simdiden, Irak Sunnilerinin Kurdistan’a yamanmasi isteniliyor. Böylelikle, Kerkuk’e « özel idare » politikasina Kurd önderligini çekmeye çalisiyorlar. Mam Celal bundan dolayi « ya hep ya hiç politikasiyla hareket edilirse Kurdlerin payina hiç düser » demisti. Bu söz ayni zamanda Kurd milletinin isinin son derece zor olduguna ve karsi cephenin oldukça büyük direnis gösterdigine de dikkati çekmektedir. Kerkuk’un jeografik olarak Kurdistan’a dahil edilmesi kosuluyla Kurd önderligi « özel statü » politikasi temelinde Araplarla uzlasabilirler. Büyük ihtimalle bu yönlü bir gelisme ortaya çikacaktir. « Kazasiz-belasiz » bir çözüm, ABD’nin Iran’a yönelik politikalarina da baglidir. Bu gunku politik konjukturde Ortadogu’nun esas meselesi « Iran sorunu »dur. Israil-Filistin çatismasinin, Lubnan’daki, Irak’taki ve Afkanistan’daki istikrarsizligin esas musebibi Iran’dir. Kurdistan’da da asil tehlike, bir çoklarimizin sandiginin aksine Iran’dan gelmektedir. Turk generalleri ve militarist rejimleri hiç suphesiz tehlike unsuru olmaya devam etmektedirler, ancak Guney’in önemli bir yetkilisinin dedigi gibi Iran politikasi özellikle dikkate alinmalidir. ABD, biri Irak’li, biri Turk ve ötekisi Amerika generali olmak üzere „üçlü“ askeri bir Koordinasyon ekibini olusturdu. Kamuoyunda PKK için kuruldugu sanilan bu Koordinasyon esasinda Iran’a yöneliktir. Turk ordusu, Iran-Bati çatismasinda ABD’nin politikasina angaje olmus bulunmaktadir. Bunun karsiligi Kurd milletine ödetilmek isteniliyor. PKK önderleri, savasin Guney’e kayacagindan söz etmeye basladilar !!! Içine düstügü konum itibariyla her kesin rahatlikla kullandigi „orta top“ haline gelen bu hareket, Guney’i Iran ve Turkiye’nin saldirilarina açik hale getiriyor. Kurdistan’in sinirlarinin çizilmesi ve Kerkuk sorunu çözüme yaklastikça PKK bahaneli saldirilarda artacaktir.Kuzey Kurdistan meselesine gelince; son yuzyillik ulusal kurtulus tarihimizde hiç bir zaman siyasi planda basi egik bu kadar naçar konuma düsülmemisti. Millet ve ulusal kurtulus hareketi olmanin esaslari adeta rafa kaldirilmistir, hiç bir prensibe uyulmamaktadir. Ulke ve millet olmanin esaslari bir çoklarinca terkedildiginden dolayi kafalar yine karisik hale getirilmistir. Legal politikalar adina Kurdistan’in reddi ve inkari temeline dayanan Turk devlet „degerlerine“ peşkeşler çekilmektedir. Turkiyecilik, „Kurd politikasinin“ esasi haline getirilmistir. Hiç bir ezilen millet, kendi millet davasini bu tür seviyelere düsürerek çözmeye kalkismamistir. Bu bakima, Kuzey Kurdistan’a yasal yada illegal alanda gerekli olan radikallikte politikalar gereklidir. Küçük ve daginik bir azinliga düsmûs olan devrimci aydinlar kendilerine yeni bir yol bulmak zorundadirlar. Atil konumda bulunan ve bir çok sey tarafindan kosullandirilmis aydinlarinda yapacaklari isler vardir elbette, ne var ki; onlardan hala radikal örgütlü çikislar beklemek manasini yitirmistir. Kurdistan ulusal kurtulus mücadelesinde siyasi etkisi oldukça zayiflamis olan devrimci aydinlar yeni insiyatiflerle bir araya getirilmelidirler ve müsterek politikalarinin yasama geçirilmesinin olanaklari ve araçlari yaratilmaya çalisilmalidir. Benim yeni yil mesajim budur. Devrimci aydinlari bir araya getirme çabalari olmadan bir takim legal faaliyetlere kalkismanin oldugundan daha fazla bir yarar getirecegine inanmak güçtür. Kurdistan ulusal kurtulus hareketi bünyesinde en çok gerekli oldugu bir ortamda ortaya çikardigimiz ve yeni seçenekler bulabilecek, ortaya çikarabilecek birliklerimizi dagitanlar bugun „legal birlikler“ olusturmaya çalismaktadirlar !!! Benimde deger verdigim söz konusu kalkismalar, millet ve ulusal kurtulus hareketi olmanin esaslarina dayanmadigi için bir müddet sonra, ayni kesimler tarafindan, eski bir yoldasimin dedigi gibi „puç“ olma rizikosunu tasimaktadir. Son 25 senelik zaman diliminde buyuk çabalar ve emeklerle olusturulmaya çalisilan hiç bir kurulus yasayamamistir. Turk devlet rejiminin içten çökertme faaliyetleri yani sira ulusal kurtulus hareketi olma bilinciyle hareket edilmemesinin de önemli rolü olmustur, söz konusu dumura ugramalarda. Peki ama butun yasanilanlardan bir sonuç çikarilmayacak mi? Yeni politikalar ve araçlar arayisina gidilmeyecek mi? Son dönemlerde, „yüzünü Hewler’e dönme“ espirisine vurgu yapilmaktadir. Oysaki bu, sadece vatanseverlik duygusundan kaynaklanmaktadir ve aydin konformizmini ifade etmektedir. Yoksa asil meselenin çikis yollarini bulmaya yönelik „girisimler“ anlamini tasimaktan uzaktir ve bir bakima problematigimizden bir nevi „kaçistir“ bu. Hewler’e yüzünü dönme bir vatanseverlik görevidir elbette, fakat esas mesele politika olusturma ve örgütlenme olduguna göre, ulusal kurtulusa yönelik girisimler ve insiyatifler kuzeyde ortaya çikacaktir. Iran ve büyük uluslararasi güçlerin ciddi boyutlarda çatismalari bu günden yarina bir takim olanaklar ve imkanlar ortaya çikarabilir... o halde buna simdiden hazirlikli olmak gerekiyor. Bunun içinde, devrimci aydinlarin bir an evvel bir araya gelmeleri ve yeni bir yol bulmalari sarttir. Aksi taktirde, önümüzdeki yakin dönemi yine eli boş kapatacagiz. Yeni yilinizi kutlar yasamda ve siyasi mücadelede basarilar diliyorum... 01.01.2007Mehmet MUFIT
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.