Siyaset

Yanlş Hesap Hatası

Eyyup · 17.02.2007 · 2 görüntülenme

TC devlet yetkilileri, Federal Kürdistan Hükümetini “muhatap almayız” anlayışına sahip. Bunu ne zamana kadar sürdürebilirler bilemeyiz. Ama bizim bildiğimiz bir gerçek var ki, diğer “kırmızı çizgileri” gibi bununda bir müddet sonra solacağı ve hatta sanki söylenmemiş gibi davranmak zorunda kalacaklarıdır.Birkaç gün önce Türk hükümetbaşı’nın Dış Politıka Başdanışmanı unsur ABD gezisi sırarında bunun ip uçlarını vermişti.Bunun üzerinde daha bir kaç gün geçmeden Türk hükümetbaşı, "Kuzey Irak'taki bölgesel Kürt hükümeti ile ilişkileri geliştirecek adımlar atılabilir. Neden olmasın?" dedi. Kürd siyasal önderliği buna olumlu tepki verdi.Federal Kürdistan Bölge Başkanlığı, bu konu da bir açıklama yaptı.Açıklamada: ‘’Recep Tayyip Erdoğan’ın Federal Kürdistan Bölgesi ile Türkiye arasında dostluk ilişkisini kurması yönündeki çalışmaların memnuniyetle karşılıyoruz. Bu görüşme ve diyalog yoluyla sorunların çözümü için yapıcı bir yaklaşımdır. Bizim görüşümüze göre bu memnuniyet verici bir mesajdır. Bu barış ve rahat bir ortamın sağlanması için her iki tarafın çıkarınadır. Kürdistan Bölgesi Türkiye ile dostane ve komşuluk ilişkilerini kurmaya yönelik yaklaşımını tekrar ediyor. Bunun ötesinde, ortak çıkarlar temelinde ve karşılıklı saygı çerçevesinde ilişkilerin geliştirilmesi için adım atılması gerekiyor. Federal Kürdistan Bölge hükümeti bu düşünce ve iletilerin sorunları çözümünde iyi ve doğru bir kapı olduğuna inanıyor’’ denildi.Bundan daha iyi niyetli bir yaklaşım olamaz. Fakat karşınızdaki haydut barbar Türkse iyi niyetin bir önemi olmadığını Kürd siyasal önderliğin bilmesi gerekiyor. Dahası Türk hükümetbaşının etkisiz ve yetkisiz olduğunu, sözünün eri olmadığı ve sözlerinin beş para etmediğini bilmeleri gerekir.Türkiye’de egemenlik ordudadır, iktidar ordudur. Sivil hükümetler sadece ordunun icra organıdır. Ordudan bir açıklama gelmediği müddetçe Kürd siyasal önderliğin Türk sivil idarenin söylediklerini baz alıp derin tahlillerde bulunmalarına gerek yoktur.Ordudan cevap gecikmedi.Emekli Orgeneral Edip Başer, "Barzani, ben 2. Ordu Komutanlığı görevimdeyken, ancak benim Silopi'deki bir subayımla görüşme yapabiliyordu. Şimdi onunla devlet başkanlığı sıfatında görüşülemez. Barzani 'dayılık' yapıyor" dedi.Doğrudur, sevgili Başkanımız Allahına kadar dayıdır. Sözlerininde eridir.Başer’in söylediklerini emekli bir subay demişse ne olmuş deyip geçmeyin.Türkiye’de emekli bir subayın dediği iş başındaki hükümetbaşının dediklerinden daha geçerlidir.Türkiye’de hükümetbaşları dahil sivil yöneticiler, emeklide olsalar subaylar karşısında Yalova kaymakamıdırlar. Etkisiz ve yetkisizdirler.Sivil zevatın görev başında olan Generaller karşısındaki duruşları bilinmeyen değil.Hükümetbaşlarının katil sürüsübaşlarının sivil emirerleri olduğunu kim bilmez.Katil sürüsübaşı, bulunduğu ABD’den bu konuya açıklık getirmede geçikmedi.Yaptığı basın toplantısında Kürd siyasal önderliği ile ilişki kurulup kurulmayacağı şeklinde sorulan soruya:''Grup ve liderlerini en iyi tanıyan benim. Maalesef bu gruplar son zamanlarda Türkiye aleyhine, hasmane sayılabilecek ifadelerde bulunmaya başlamışlardır. Biliyorsunuz, TBMM bir süre önce bir gizli oturum yaparak, Irak meselesini görüştü. Kısa bir süre sonra, kuzey bölgesindeki yönetim, benzer bir oturumu kendi meclisinde yaptı ve sonra açıklama yaptılar. Bu açıklama bizi ziyadesiyle rahatsız etmiştir. Çünkü yapılan açıklamada, ki bu bir dedikodu olarak kulağımıza gelmemiştir, kesin bilgi olarak gelmiştir. PKK olayının bir terör olayı olmadığı, bir siyasi konu olduğu açıkça ifade edilmiştir. Bu çok ciddi, dikkate alınması gerekli, üzerinde durulması gerekir bir söylemdir. Ben askerim. Çok önemli bir görevim, terörle mücadele. Benim asker olarak konuşmama imkan yok. Ama görüşen görüşür. Ben kimsenin iradesine ipotek koyacak değilim. Asker olarak konuşuyorum. Ama siyaseten kim görüşürse görüşür, ona bir şey diyemem“ dediği gibi Kürd yönetimi için "hasmane konuşmalar yapıyor. Bu haliyle görüşmek mümkün değil" diyip perdeyi kapattı.Etkisiz ve yetkisiz Türk hükümetbaşına söylediklerini unutması, dahası tükürdüğünü yalaması kaldı.Türkler, bırakın Federal Kürdistan siyasal önderliğiyla ilişki kurmayı içişlerine karışmayı, sorun yaratmayı, Türkmen Cephesi gibi terör örgütleri kurarak teröre baş vurmayı, anti-Kürd ne kadar terör örgütü varsa desteklemeyi politıka edindi ve edinmeyi sürdürüyor. Kürt millet kazanımlarını yok etmeye devam ediyorlar. Yeni kazanımların önünü almak için her yol ve yönteme baş vuruyorlar. Türkler, coğrafyamıza ayak basalı beri Kürdleri soykırımdan geçirmeyi politıka edindiği bilinmeyen bir sır değildir. Ezeli Kürd düşmanları olduğunu kim inkar edebilir? Kimse ne kendini, ne de Kürd milletini kandırmaya kalkışmasın.Düşman Türk’ün işitmek istediği sözleri ikide bir tekrarlamayı siyaset sanmasın. Ezeli ve böyle giderse ebedi Kürd düşmanı Türkler hakkında pembe hayaller kurmasın. Türk hükümetbaşının beş para etmeyen bir sözü işitiklerinde, “Bizler bu coğrafyada yıllarca kardeş, akraba ve dost olarak birarada yaşadık, yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz" deyip tarihi tersyüz etmesin. Kürd-Kürdistan şehitlerinin kemiklerini sızlatmasın.Kimse yanlış hesap yapmasın.Düşmana “kardeş, akraba ve dost” dememek gerekir.Düşmana düşman demek gerekir.17 Şubat 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.