Siyaset

YALANCII, İFTİRACI,GERİCİ KİM.?

Þeref Laþer · 11.10.2006 · 2 görüntülenme

 Fransanın “ermeni soykırımı yoktur” diyenlere cezai müeyideler uyglamayı öngeren kanun tasarısını gündeme almasıyla Türk ırkçılığı Fransayı ve AB yi tehdit ederek her yönden saldırıya geçti. Türkler suçluluk psikolojisi içinde saldırganlaşmış, yalan iftira tehtid santaj rüşvet yollarına başvurmaktadırlar. Hükümeti, ordusu, polisi, partileri, dernekleri, camileri,ekonomik örgütleri, sendikaları, fransaya karşı ayağa kalkmıştır. Türk başbakın Fransayı “yalan ve iftira makinası “ olarak suçlamakta “ asıl kendi tarihlerine baksınlar, Cezayirde yaptıkları soykırımın hesabını versinler. Bizin tarihimizdi soykırım, yoktur, ırk savaşları yoktur.........”demektedir.Yalan, yalan, yalan. Türkler hep yalan entrikalarla savaştılar. Bugünde dünya türklerin söylediği yalanlardan dolayı türk devletine güvenmemektedir. Kürtlere karşı savaşlarında en büyük becerileri yalan ve etrikalardır. “osmanlı da oyun çoktur” kürt sözü bu gerçeği ifade etmektedir. Kürt halk hareketi önderlerini görüşme uzlaşma gibi yalan ve entrikalarla ele geçirip idam ettiniz. Bugünde dünyanın baskısıyla sözde demokratlaşma adına kanun çıkarıp paratikte tersi uygulama ile dünyayı kandıran sizsiniz.dünya kanun önemli değil, uygulamalarınıızı görelim derken sizin yalancı ve etrikacılığınızdan kaynaklanan bir güvensizligi vurguluyar, anlamıyormusunuz. Binlerce faili mechul cinayetleri işleyip kürtlere yüklemeniz, binlerce köyü yıkıp kendileri yıktı demeniz, binlerce mezrayı bombalayıp,afgan uçakları yaptı demeniz, saymakla bitmez tükenmez devlet yalanlarınıza kimi inandırabilirsiniz. “Ermeni soykırımı olmadı diyenlere ceza vermek “ fikir özgürlüğüne tersmiş. Peki tersi doğru mu? 301.Md. ile Ermeni soykırımı var diyenlere ceza vermek hangi mantığa, hangi fikir özgürlüğü ilkesine sığar. Ermenilerle bir tarih komisiyonu kurup tartışalım diyorsun, ama tartışmada soykırım var diyenlere ceza uyguluyorsun bu ne pişkinlik, ni riyakarlık. AB ve Fransa 301 md kaldırılması için çok uğraştı, kaldıramayınca , karşı tedbir babında sözkonusu kanun tasarısını gündeme aldı. Türklerin önerilerine karşılık, “siz 301 i kaldırın, bizde kanun tasarısını çekelim, tartışma ortamı yaratalım” önerisine türkler red cevabı verdi. Türkler “siz Ermeni soykırımını kanunlaştırırsanız, bizde Cezayırdeki katliamları soykırım olarak kanunlaştırırız” diyor. Tarihi bir gerçek: Cezayır ulusal kurtuluş savaşında türkler cezayırlere karşı Fransanın yanında saf tuttular. Hatta cezayır bağımsızlığını kazandıktan sonra bile, 1964 yılında BM üye olmak isterken, bütün dünya devletleri cezayiri tanırken, Fransa ile birlikte cezayirin tanınmaması için oy kulanan tek ülke Türkiyedir. Bu tarihi gerçeği cezayirliler bugün bile unutamamışlardır. Türkiye cezayirdeki katliamların suç ortağı iken hangi yüzle kalkıp suç ortağini suçlamaktadır. Riyakarlık. Sen benim suçumu ifşa edersen bende senin suçunu ifşa ederim, santajıdır bu. Türkiye Fransaya “benim annem senin anneni kerhanede” gördü dercesine kattilliğini zımmnen kabullenmektedir. Türkiye Tarihi belgeleri MGK emri sakladığı, tahrif ettigi müdetçe, 301 md gibi kanuni engelleri kaldırıp özgür tartışma ortamı yaratmadıkça, fransayı suçlaması sadece ikiyüzlülük olur. Türk başbakanı “ tarihimizde ırk savaşları yoktur” diyor. Yalan, yalan, yalan, .Dünyada ırk savaşlarını başlatan, tarihte ilk ulusal soykırımı gerçekleştiren türklerdir. Hitlerin M. Kemalden, soykırım konusunda ders aldığı tarihi bir gerçektir. Anadoluyu diger uluslardan tamezleyip türkleştirme iddeolojisi hala hakim ideoloji ve politikadır. Dün balkanlarda ve ortadoğu ırklar savaşını başlatanlar türklerdi, Anadoluda rumları ve Ermenileri katlederek, sürgün ederek yok edenler türklerdir, bugün kürtleri yok edip kürdistanı türkleştirmek isteyenler türklerdir. Kürtler, herhalde fransızlara karşı direnmiyorlar. Türk ırkçı sömgürgecilerine karşı direniyorlar. Düne kadar gitmeye gerek yok, bizat tayip erdoğan ne diyor” tek millet, tek devlet, tek millet, tek bayrak “ Türk generali bir hafta önce “ya türklüğü kabul edecekler ya Anadolu denizinde boğulacaklar” diyor. Bu türk ırkçıları “tarihimizde ırk savaşı yok” diyebilecek kadar, pişkin yalancılardır, iftiracılardır.Türk Başbakın biz Medeniyetleri buluşturuyoruz, Anadolu medeniyetler beşiğidir diyor. Yalan. Türkler, ne dünya medeniyetlerine medeniyetler kattılar, ne yaşıyan dünya medeniyetlerine katkı sundular. Onlar dünya medeniyetlerini yok etme gibi bir misyonları var. Tarihe ve günümüze bakalım. Türkler dün de bugünde militarist asker ve yıkıcı olmuştur. Asker olarak hiç bir değer yaratmadan, diger halklara saldırmışlar, onların değerlerini topraklarını gasp etmişlerdir. Onlar için, vatan, tarihten gelen, binlerce yıllık degerlerin,zenginliklerin biriktiği, yaşamın ekonomik, siyasi, kültürel olarak emekle, akıl ve ruhla örüldüğü topraklar değil, kanın döküldüğü topraklardır. Onlar barbarlığın mimarıdırlar medeniyetlerin değil. Anadolunun medeniyetler merkezi olduğu da yalan, Anadolu türklerin gelmesi ile birlikte medeniyetler mezarlığına dönüşmüştür. Dünya Medeniyetlerinin beşiği olan bu topraklarda, Kürtlerin, yunanlıların, Ermenilerin medeniyetleri türklerin gelişi ile yok edildi. Kürdistanda, Anadoluda, eski medeniyetlerin görkemli şehirleri bugün müze haline getirilmişse, ölü medeniyetler haline getirilmişse bu türklerin barbarlığının belgesidir. Türkler yaşıyan ve dünyayı geliştirecek medeniyetlerden nefret eder, yok eder, ama ölü medeniyetleri sever. Türkler için en iyi medeniyet ölü medeniyettir. Öldürdükleri medeniyetlerin müzelerde iftaharla sergilemektedirler. Onlar Medeniyetten korkarlar. Kürtlerden bu yüzden korkmaktadırlar. Güney Kürdistanda yeşeren Kürdistan uygarlığından demokrasisinden öcü gibi korkarlar, çünkü komşu halklara demokrasiyi ve medeniyeti ögretecek bir merkez olacaktır. Halkların demokrasi içinde birlikte yaşıyacağı, azınlıkların kendi kültür ekonomik ve siyasi yaşamını örgütlecekleri geliştirecekleri bir merkez olacağı ve bölge halklara örnek ve çekici bir merkez olacağı bunun da kendi sonu olacağını bildikleri için, bu medeniyet ve demokrasi merkezine saldırmaktadır.Bu yalancı ve iftiracılar dünyanın kendilerine inanmadıklarını bildikleri için, yalan, tehdit, santajlarının para etmediğini görünce Fransa içişleri bakanına rüşvet teklif ettiler. Fransa kanun tasarısını gündemde çıkarırsa, 4 milyarlık reaktör ihalesini kendilerine vereceklerini söylüyorlar. Fransa son 10 yıl için üç defa türkiyeden rüşvet alarak, soykırım kanun tasarısını meclisten çekti. Türkiyedeki ermeniler, Fransanın bu iki yüzlülüğünü bildiği için, yine fransanın bu yağlı rüşveet teklifini kabul edip, türk ırkçıları ile başbaşa bırakacaklarında korktukları için ihtiyatlı davranmakta, fransayı kendilerini pazarlamaması konusunda uyarmakta ikiyüzlü davranmamasını istemektedir. Nitekim, Ermeni tarihinde fransanın ermenileri yüzüstü bırakmanın örnekleri çoktür. Bu sefer Fransa bu yağlı rüşvet teklifini kabul eder mi, göreceğiz.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.