Siyaset

Yalancı Pehlivanlar

Veysel MERÝÇ · 30.03.2007 · 2 görüntülenme

Kendilerine “Türk” diyen göçmen muhacir dönmelerin her şeyleri kendileri gibi sahte ve yalan. Sahtelikleri açığa çıkar korkusuyla her ettikleri yalanı örtmek için bir yalan daha etmek zorunda kalıyorlar. Adamlar yalan fabrikasına dönmüşler. Ne yapsınlar zavalılar. Devlet ve toplumları sahte ve yalancılıktan.“Türk” denilen sonradan yapma devlet ve yamalı bohça toplumun ırkçı olmadığını ispatlamak için habire yalan üretiyorlar. Bunun için koca koca kurumlar oluşturdular. Başlarına “prof” etiketli yalan makinalarını getirdiler. Postal kalemşörleride üretilen yalanları süsleyip püsleyip topluma servis ediyorlar. Osmanlının çözülmesi, İttihat ve Terakki Hareketinin yükselişi ile ırkçı Türkçülük geliştirilmiş ve Kemalistler tarafından devr alınarak ete kemiğe büründürülerek günümüzdeki iğrenç ideolojiye dönüştürülmüştür. Türk ırkçılığı Kemalizme sindirilmiştir. Amaç “olmayan bir ulusu yoktan varetmekti.”“Bir ulus devlet oluşturmaktı.” “Oluşturulacak ulus’a Türk” denilecekti. Bunun için kollar sıvandı. Olmayan “bir ulusu oluşturmak” için yasal düzenlemelere gidildi. Sayısız kurum ve kuruluş oluşturuldu. İstanbul’dan Ankara’ya taşınan devlet bunlara öncülük yaptı. Devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk ilan edildi. Yoğun bir asimilasyon projesi uygulandı, karşı çıkanlar katliam ve soykırımlardan geçirildi. Bir çok etnik azınlık Türkleştirildi. Kürdler, bundan fazlasıyla nasibini alsalarda esas olarak buna karşı direndi.Bugünde direniyorlar. Bu durum kendinelerine “Türk” diyen göçmen muhacir ekaliyeti çılgına çeviriyor.Kürd düşmanlığı iliklerine işlenmiş. Kürd-Kürdistan’a ilişkin bir söz geçtiğinde kırmızıyı görmüş boğaya dönüyorlar. “Hassasiyetimiz, kırmızı çizgilerimiz” deyip sayıklıyorlar.Ol manzara bu mudur, budur!Bu bir realite!Kendilerine “Türk” diyen göçmen muhacir bozuntuları bu realiteyi görmek istemiyor.Ertuğrul Özkök, „Türklerin tarihine baktığımız zaman, "ırkçı" denilebilecek bir rejimin egemen olduğu hiçbir döneme rastlamıyoruz.“ Gündüz Aktan, “Türkler...Irkçılıktan o kadar uzaklar ki kendi kişiliklerine bakıp ırkçılığı anlamaları mümkün değil.” Recep Tayip Erdoğan, “Türkiye'de Kürtlerin hak talebi yoktur.”Ortadoğunun gübeğinde yurt edinmiş, dünyanın en kadim milletlerinden olan 50 milyonluk Kürdleri dünyanın gözüne bakarak yok saymak, imhaya tabi kılmak, “dünyanın neresinde olursa olsun Kürdler lehine olan her olumlu gelişmeye karşı olacağız” demek ve gereğini yapmak peki ırkçılık değilse nedir?Türk egemenlik sistemi Kürdlerin inkarı üzerine inşa edilmiştir. Bu ırkçılık değilse nedir?Kendilerine “Türk” diyen, ama hiç birisi Türk olmayan bu dönme bozuntularının belirlemelerine bakınca insanlar niye insanları aptal yerine koyar demekten kendini alamıyor. Aslında karşısındakini aptal sayan insanların kendileri aptal.Aptal olmasa oturur bir güzel düşünürler.Şimdi “Bu yazdıklarımıza kendimiz inanmadığımız halde başkaları niye inansın” diye insan kendine sormaz mı?Bu adamlar gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar desek bu hakaret mı olur? Olsa bile bu zatlar bunu fazlasıyla hakediyorlar.İsmi “Türk” olan devlet ve toplumun ırkçı olduğunu dünya alem biliyor. Türk ırkçısı olan bu zatlarda bunu bilir. Bilmemezlikten geliyorlarsa kendilerine hatırlatalım.Mesela aşağıya alacağım Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda okunan öğrenci andı ırkçı mı değil mi sorusunu sorsam öyle inanıyorum ki, bu zatlar yine yalan söyleyecektir. Önce and’ı verelim ve sorumuzu soralım."Türk'üm, doğruyum, çalışkanım. İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk, açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime and içerim. Varlığım, Türk varlığına armağan olsun. Ne Mutlu Türk'üm diyene." Bu and ırkçı mı, değil mi?Bu and’ı her sabah Türk olmayan diğer millet ve milli azınlık çocuklarına okutmak ırkçılık değilse nedir?Aşağıya her Türk’ün ezberi olmuş bir kaç cümle daha alalım. “Bir Türk Dünyaya Bedeldir.”“Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur.”“TC Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür.”Bu cümleler sokaktaki Türk’ün söylemesiyle sınrlı kalsa amena deriz. Oysa bu cümleler devletin resmi belgelerinin temelini oluşturmaktadır.Bunların benzeri binlerce cümle sıralamak mümkün.Bunlar ve benzeri söylemler ırkçılık mı değil mi?Eğer değil diyorsanız, yalan söylemenin ötesinde karşısındakilere saygısızlık ediyorsunuz.Eğer doğrudur, bu söylemler ırkçılıktır diyorsanız, „Türklerin tarihine baktığımız zaman, "ırkçı" denilebilecek bir rejimin egemen olduğu hiçbir döneme rastlamıyoruz.“ “Türkler...Irkçılıktan o kadar uzaklar ki kendi kişiliklerine bakıp ırkçılığı anlamaları mümkün değil” söylemleriniz yalan. Türklüğünüzün yalan olduğu gibi.Her tarafınızda yalan akıyor.Sizi yalancı pehlivanlar sizi.Be kuzum siz yalandan başka bir şey bilmez misiniz?Sahi sizin etnik kökeniniz neydi?Siz Balkan mı, yoksa Kafkasya göçmenisiniz? Yoksa Anadolulu başka etnik azıklıklar bireyi misiniz?Önce bir bunu açığa çıkaralım.Eğer Türk değilseniz muhatabımız değilsiniz.Muhatap Türk arıyoruz.30 Mart 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.