Siyaset

« Xemî Min, Pêş Ewey Kurdî Bit, Iraqî ye »

Rojhat Badikî · 02.12.2012 · 2 görüntülenme

« Xemî Min, Pêş Ewey Kurdî Bit,  Iraqî ye »
Kurdistan bölge başkanı sayın Mesud Barzani’nin, ‘’ Zaman’’ adlı Irak’ ta yayınlanan gazeteyle yaptığı söyleşide düşüncelerini açık ve net bir şekilde özetleyen ‘’ Xemî Min Pêş Ewey Kurdî Bit, İraqîye’’ cümlesini bir önceki başlık << Açlık grevlerinin Sonlanmasının sonuçları>> ile değiştiriyorum. Söyleyişide, söylediği sözü başlık yaparak devam ediyorum. Kurdistan bölge başkanı sayın Mesud Barzani’nin ‘’ Zaman’’ gazetesindeki söyleşisindeki bir cümleyi başlık yapmamın iki nedeni var; birincisi, genel olarak Kurdistan önderliğinin-politik yapılanmasının kısacası günümüzde, Kurdistan ulusal davasının mücadelesine egemen olan güç ve düşüncenin, Kurdistan sorunu ve sömürgeci devletlerle olan ilişkilere bakış açısı, diğeri ise Kuzey Kurdistan’ lı aydın, parti ve örgütlerin; Öcalan ve PKK’ye karşı olan doğru eleştri oklarının Sayın Barzani ve PDK karşısında şaşmasından dolayıdır.

Güney Kurdistan’ ın fiilen iki kişi, iki aile tarafından yönetilmesinin getirdiği olumsuzluk Güney Kurdistan’ daki mevzi ve kazanımların riske girmesi ile, yanlız Güney Kurdistan’ın geleceğini değil bizim ve tüm Kurdistan’ın geleceğini de doğrudan etkileyeceğinden dolayı, Güney Kurdistan’ın, Kurdistan parlamentosu-hükümeti-muhalefeti kıscası ’’ulusal konseustan’’ uzak bireye dayalı yanlış politika ve Güney Kurdistan yönetiminin ortaya koyduğu program ve uygulamalarını mercek altına alınmayı zorunlu hale getirmektdir. Güney Kurdistan bölge başkanı Sayın Mesud Barzani, basın-yayın aracılığı ile kamuoyuna verdiği demeçler, şüphesiz, Sayın Celal Talabani’ nin verdiği demeçler kadar, Kurdistan halkının onurunu rencide etmemekte-hatta büyük bir ölçüde manevi moral-destek te vermektdir. Buna ragmen ne yazık ki Kurdistan bölge başkanı sayın Mesud Barzani’ ın pratikteki uygulama ve ilişkileri, Mam Celal’ın demeçlerinden aşağı kalır bir yanı yoktur.

Mam Celal’ın Irak Cumhurbaşkanlığı sürecinde uyguladığı politikalar girdiği ilişkiler ve basın demeçleri ile Kurdistanı yanını öldürtmüş Iraqi yanını dirilmiştır. Mam Celal bu konumu ile Kurdistani bir politikacıdan öte Irakı ve Arap ve Türkmenlerin çıkarını esas alan bir politikacı haline gelmiştır. Ama ne yazık ki, bu gün Bağdat’ ı Terk edip Kurdistan’ a sığınmak zorunda kalışı açık bir trajedidır. Sömürgeci devletlerin, Kurdistani politikacıları defalarca oyuna getirme kullanma ve kenara etme, tecrübelerinden dersler çıkarılamadığını da bize gösteriyor.

Irak’ ta yayınlanan Zaman gazetesiyle yaptığı söyleyişide ‘’ Xemî Min, Pêş Ewey Kurdî Bit; Iraqîye’’ sözünü makalemin başlığını yapmamın bir nedeni de budur. Sayın Mesud Barzani’ nin söylem ve pratiği arasındaki korkunç uçurumu vurgulamak içinde bu başlığı kullandım. Kurdistan ulusal mücadelesinin içinde geçtiği olumlu sürec, uluslararası koşulların, Kürtlerin kendi topraklarında, kaderini tayın etme koşullarının oluşması ve bu zeminin olgunlaştırmasına ragmen, Kürt önderliğinin; Kör ve sağırlar rolunu oynamasının getireceği yıkımlardan dolaydır. Son on yıl içersinde onlarca halk kendi kaderini tayyin edip, kendi topraklarında özgür ve bağımsız yaşama iradesini göstermesi ve Filistinlilere BM’ lerde gözlemci devlet statüsü hakkının tanınması, yılarca savunduğumuz düşüncelerin birer kanıtlarıdıdır.

Bu ayni zaman, Sömürgeci güçler tarafından empoze edilen ve çoğu lider, parti-örgüt ve aydınlar tarafından ısrarlı bir biçimde savunulan; ‘’uluslararası koşulların bağımsız Kurdistan devletinin kurulması için uygun olmadığı, içinde olduğumuz coğrafyanın, sömürgeci devletler tarafından sarılı olmasından dolayı, kurulma ihtimalının olması durumunda bile yaşama şansının olmayacağı’’ tezini de çürütmektedir

Kurdistan Parti ve Kurdistan politik önderliğinin, programı ve mücadele anlayışının bu temel üzerinde şekillenmesi doğal olarak, ulusal ve uluslararası alanda Kurdistan halkının ulusal davasına büyük zararlar vermekte, sömürgeci devletlerin argumantlarını güçlendirmektedir . Kurdistan devletinin hayal olduğu mesajının verilmesi, Kurdistan halkının kader ve geleceğini Sömürgeci devletlerin Başkent kapılarına kilitlendirilmekte ve Kurdistan halkının psikolojik ve düşüncesinde derin tahribatlar oluşturmaktadır. Bu anlamda Kurdistani siyasi-politik önderliğin izlediği politikalar, ulusal bağımsızlık mücadelesini veren sömürge ülkelerin mücadelelerinden oldukça farklıdır.

Sömürge ülkelerdeki ulusal mücadelenin hedef ve amacı, sömürgeci ülkenin ülkesindeki egemenliğini sonlandırmak, bu amaçla, program ve mücadele anlayışı kendi pozisyon ve konumunu güçlendirmek, düşman olarak görülen sömürgeci devleti ise her alanda, ekonomik, politik, diplomasi…vs alanlarda zayıflatıp güçten düşürmek ve kendini dayatmakla olmuştur. Amaç sömürgeci devletin bir iç mücadele gücü, demokrasiyi gelişmenin bir aracı olma ve kendi kaderini, sömürgeci devletin demokraisini-ekonomisini, uluslararası ilişkilerini güçlenmek olmamıştır.

Ne geçmişte ne bu gün, ulusal bağımsızlık mücadelesini veren halklar böyle bir misyon üstlenmemişlerdır. BM’lerde gözlemci devlet statüsünü kazanan Filistinlilerin, İsrail demokrasisini güçlendirme ve bu eksende Filistin sorununu çözme gibi ne bir hedefi need böyle bir amacı olmamıştır.

Onların, Şiar ve hedefleri İsrail devletini bütün kurum ve kuruluşları ile Filistinden söküp atmak ve bu amaçla bütün mücadele yöntemlerini meşru olarak görüp kullanmışlardır. Dünyada bir çok örnekleri olan ve verdikleri mücadele ile bağımsızlıklarını kazanan onlarca örneğe ragmen, Bu gün Kurdistan ulusal mücadelesine önderlik edenler neden ısrarla çözümü Ankara, Bağdat, Şam ve Tahran’ da demokrasiyi gelişmekle Kurdistan ulusal sorunun çözüleceğinde israr etmektedirler.

Kurdistan ulusal sorunun çözüm yolu sömürgeci devlet başkantlerinin güçlendirmesi ile mi yoksa Amed, Hewler, Qamişlo ve Mehabad’ın konumunu uluslaraarası alanda güçlendirip, Ankara, Bağdat, Şam ve Tahran’ dan bağımsız onu red eden bir mücadele anlayışı ile mi özgürlük ve bağımsızlık hasretimizi giderebiliriz!

Kurdistan halkının geleceğini, özgürlük ve bağımsızlığını sömürgeci ülkelerin başkentlerin insaf ve merhametine bırakma, peşinen, Kurdistan halkı ve onun ülkesi Kurdistan’ın geleceğini ipotek altına koymak-kumar masasına yatırmak değil mi?

Devam edecek.

02-12-2012
Genève.

Rojhat Badikî





İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.