Siyaset

Xaneqîn'de Gerçekleştirilen Saldırıyla Şemzînan Saldırıları Ilişkilidir.

Solaxî · 19.11.2005 · 2 görüntülenme

Xaneqîn'de Gerçekleştirilen Saldırıyla Şemzînan Saldırıları Ilişkilidir. Şemzînan ve Xaneqîn'de gerçekleştirilen eşzamanlı bombalı saldırılar Güney Kürdistan devlet oluşumunu zayıflatmaya yönelik tehditvari girişimlerdir. T.C. devleti (ki 'derin' demek hatadır, bizatihi devlet demek gerekir), Kuzey'de geliştirdiği saldırı furyasıyla, Hakkari, Van ve Şırnak civarındaki belli bölgelerin yurtseverlerini görünürde ağırlıklı olarak ilişkide bulundukları siyasi güç konumundaki İmralı işbirlikçiliğine ama esasta İmralı partisinin sevk ve idare merkezi olan genelkurmaya daha bir bağımlı hale getirerek Güney Kürdistan oluşumunu ve Güney'deki siyasi hareketlenmeyi tehditle zayıflatmayı ve giderek ihata etmeyi amaçlıyor. Şemzînan olayları esnasında kimlikleri gün ışığına çıkan devlet elemanlarının fotografları internette yayınlanan türkmenler ve pakistanlılar adına tanzim edilmiş kimlik belgeleri olmadan da türk istihbaratının gerek bizzat kendi elemanları ve gerekse finanse etmek, eğitim imkanları sağlamak, lojistik destek vermek babından ilişkili oldukları çeşitli terörist gruplar aracılığıyla Güney Kürdistan'da ve Irak'ın farklı kesimlerinde terör eylemleri düzenlemekte olduğu yeterince biliniyordu. Hatta bu terörist eylemlerin İran ve Suriye devletleriyle daimi bir istişare ve koordinasyon dahilinde ortaklaşa yürütülmekte olduğu da sır değildir. Xaneqîn, Güney Kürdistan'ın güney ucunda yer almaktadır. Stratejik bir öneme sahiptir. Güney Kürdistan'ın kuzey noktası olan Şemzînan ve Hakkari mıntıkaları sadece Güneyle eskiden beri sıcak ilişkileri olmaları bakımından değil özellikle coğrafik konumları itibarıyla da stratejik özelliktedirler. Belli bir devlete ait siyasi sınırların o devleti kuzeyden ve güneyden sarmalayacak bir şekilde terörist eylemlerle baskı altına alınmasının kuşkusuz askeri bir değeri ve anlamı vardır. T.C. Kara Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlıkları'nın olayla ilgilerini açıklayan ifadelerine bakarak türk genelkurmayının bütün hatlarıyla Güney Kürdistan'ı baskı altına alma operasyonunu örtülü bir şekilde icra etmeye çalıştığının aşikar olduğunu söyleyebiliriz. Aşikar hale geldiği andan itibaren saldırılara 'örtülü' demenin artık geçerliliği kalmadığını da bu arada belirtelim. Olayı 'derin' güçlerin marifetiymiş gibi algılamazdan önce, T.C. devletinin bütün resmi ve gayriresmi, militer ve paramiliter kurumlarıyla topyekun Güney Kürdistan karşıtlığına endekslenmiş olduklarına bakmamız gerekir. T.C. hükümeti, devletin bizzat yüksek karar organlarında kararlaştırılan örtülü bir operasyonu olası siyasi ve diplomatik tepkilerden korumak, muhtemel tepkileri asgariye indirgemek için mütecaviz koronun uyumlu bir enstrümanı olarak görev deruhte etmenin dışında başkaca bir tavrın sahibi değilidir. T.C. hükümetlerinin yıllardır benzeri eylemleri kınayan, aynı zamanda soruşturacağını, kovuşturacağını deklare eden ve tabii benzer olayların her cereyan edişinde hadiseleri bizzat kendilerinin varlıklarını kabul ve beyan ettikleri 'derin' güçlere havale eden tavırlarının istisnasız hepsinde derin devletle ilgili hiçbir yasal kovuşturmanın yapılmamış olmasına, yapılanların da göstermelikten öte gitmediğine bakarak, T.C. hükümetinin bu kez de 'kuzuyu kurtla beraber yiyip sahibiyle birlikte ağlamaya koyulduğunu' anlamak ve kitlelere izah etmek gereklidir. Derin devletle kotarılacak olanın çok üzerinde seyreden, çok boyutlu, T.C. devletinin bütün hatlarıyla yüklendiği, sömürgeci müttefikleriyle birlikte ortaklaşa yürüttüğü, uluslararası terörist örgütlerden yardımlar alarak kotarmaya çalıştığı genel bir sömürgeci saldırı sözkonusudur. Kürt aydınlarının olayların boyutu önünde bir detayı teşkil eden derin devlete ve bu örgütlenmenin eylemlerine ve elemanlarına dair yazdıklarının değerli olduklarına inanmakla birlikte, tecavüzün yönelimi, boyutları ve katılan güçler hesab edildiğinde Şemzînan'dan Xaneqîn'e uzanan hatta meydana gelen tecavüzlerin derin devlet tarafından gerçekleştirildiği savlarını cereyan etmekte olan saldırıların genişliği karşısında oldukça yüzeysel kalması münasebetiyle bir noktadan sonra paylaşamıyorum. T.C. devletinin, hükümetin ve parlamentonun bilgisi dahilinde açık bir askeri operasyon yürütmekte olduğunu, başta hükümet olmak üzere türk siyasi partilerinin, ideolojik grupların, diplomatik temsilciliklerin, devlet bürokrasisinin, devlete bağımlı türk medyasının, Kızılay ve benzeri yardım kuruluşlarına varıncaya kadar bir çok sivil örgütün ve örgütlenmenin bu operasyona dahil edildiklerini görmemiz gerekiyor diye düşünmekteyim. 19.11.2005 Solaxî

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.