BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Azadé Gulistané · 28.03.2006 · 2 görüntülenme
Halk arasında “Baytar Nuri” olarak anılan M. Nuri, Ovacık ilçesinin Burnak köyünden ve Milan aşiretindendir. Dedesinin adı “Colo” olduğundan “Colikzadeler” olarak da anılırlar. Nüfus cüzdanına göre, Hozat’ın Sorpiyan köyü nüfusuna, “Colikzadelerden İbrahim oğlu, Mehmet” adıyla kayıtlı olduğu görülür. 1890’da doğmuş, ilköğrenimini Hozat’ta yapıp Elazığ askeri rüştiyesinde ortaöğrenimini sürdürür. 1904’te askeri rüştiyeyi bitirip yatılı idadiye başlar. 1911 yılında da İstanbul Sultanahmet’teki veteriner okuluna girer. Baytar okulunda okuduğu sırada, İstanbul’da kurulan “Kürdistan Muhibban Cemiyeti”ne girerek genel sekreterlik görevini yürütür. 1914 yılında I. dünya savaşının başlamasıyla, son sınıf öğrencilerinin askere alınması üzerine, Mehmet Nuri Harp Okuluna gönderilir. İki aylık askeri eğitimden sonra, Beykoz’da Nakliye Tabur Yüzbaşısı Mustafa Bey’in yanında mesleğiyle ilgili olarak görevlendirilir. Üç yıl Erzincan’da veteriner olarak askerlik görevini tamamladıktan sonra İstanbul’a dönüp öğrenimini tamamlar. 1918’de veteriner okulunu bitirip diploma aldıktan sonra da “Baytar Nuri” olarak anılmaya başlar. Baytar Nuri, Erzincan’da askerliğini yaparken sık sık Dersim’e gider, aşiret ileri gelenleriyle tanışır, onlara çocuklarını okutmalarını ve bu konuda elinden gelen yardımı esirgemeyeceğini önerir. Dersim aşiretlerinin savaşa katılmalarını sağlamak için, Enver Paşa, Çelebi Cemalettin Efendi’yi görevlendirir. Baytar Nuri de Menzil Müfettişliği Kurmay Kaymakamı Ali Rıza Bey tarafından, Cemalettin Efendi’nin müşaviri olarak, fahri yüzbaşı rütbesiyle Dersim’e gönderilir. M. Nuri, Dersim Kürt aşiretlerinin Rus-Osmanlı savaşından dönen askerlerden aldıkları silahları, kendilerini korumak üzere kullanmaları, göçe zorlanmamak için direnmelerini istediği için bu etkinliğinin, hükümet tarafından duyulması üzerine, kendisine verilen görevden alınır. Bundan sonra Baytar Nuri, tüm zamanlarını Kürt aşiretlerini bilinçlendirme ve birlik olma yolunda harcar. Koçgiri Halk hareketine katılması nedeniyle devletçe kendisi için idam kararı alınmıştı. Dersim direnişinin önderi Seyit Rıza tarafından desteklendi ve bu harekete, Kürt halkının istemlerini devlete kabul ettirmek için danışman olarak katıldı. Hükümet onu ortadan kaldırmak için gerekli önlemleri zaten çoktan almıştı. Bu arada kendisine düzenlenen bütün suikast girişimlerini sağlıklı olarak atlatmayı başardı. Seyit Rıza hareketine etkin olarak katılmak için, hareketin merkezi olan Axdat köyüne gitti. 1921 ile 1926 yılları arasında aşiretler içerisinde işbirliği sağlamak üzere sürekli çalıştı. Dersim’deki bu hareketliliği, istihbarat, merkezi hükümete anında bildiriyordu. Baytar Nuri’nin tutuklanması için bahane arayan Sivas valiliği, fazla zorlanmadı. “Kürt Teali Cemiyeti”nin direktifi ile Balya madeninde çalışan 1200 işçiyi silahlandırdığı, Sivas- Dersim arasında Kürdistan’ın bağımsızlığı için çalışmalar yaptığı ve Kuvvayi Milliye aleyhinde bulunan hain bir Kürt olduğu” İstanbul’dan istihbar edilmiş, M. Kemal de Baytar Nuri için idari tahkikat açılmasını istemişti. Reşit Paşa, bunu, Divriği’deki yetkililere iletir. Bu sırada Baytar Nuri de görevinden ayrılarak çalışmalarını açıkça sürdürür. Fakat olaylar Baytar Nuri’nin aleyhine gelişir. Sivas-Kangal-Divriği postası, Duruca dağlarında, Canbegan Aşireti tarafından soyulur. Posta Müdürü Ayanoğlu Mustafa öldürülür. Fırsatı kollayan Divriği kaymakamı, olayın düzenleyicisi olduğu savıyla Baytar Nuri’yi tutuklatır. Dersim halkı bu tutuklanmaya ilgisiz kalmayarak, Seyit Rıza, bizzat M. Kemal’den, Baytar Nuri’nin tutukluluk halinin kaldırılmasını ister. Olay, Dersim aşiretlerinin Sivas’a saldırmasına yol açabilir duruma gelmiştir. Ankara’dan Şifreli bir telgrafla Baytar Nuri’nin Serbest bırakılması istenir. Sivas Encümeni baytar Nuri’yi serbest bırakır. Nuri, Serbest bırakıldıktan sonra, Reşit Paşa, Onunla görüşmek ister. Kürt yörelerinin bağımsızlığını amaçlayan çalışmaların gereksiz olduğunu, Dersim aşiretlerinin Ankara hükümeti ile birlikte çalışmalarının , Baytar Nuri tarafından sağlanmasını ister. Baytar Nuri, çalışmalarını bırakıp, Ankara’nın onayı ile kendisine armağan edilen Sivas’ın Koçhisar ilçesindeki Fertalli oğullarından hazineye geçen, Süleymaniye çiftliğine yerleşir. Dersim aşiretleri arasında birlik sağlanmaması, bazı aşiretlerin doğrudan devletle işbirliği yapması yüzünden, Seyit Rıza hareketi başarıya ulaşamadı. Seyit Rıza, Baytar Nuri’yi dış devletlerle yardım konusunu görüşmek üzere görevlendirdi. Baytar Nuri, Fransızların mandası konumunda olan Suriye’ye gitti. Halep, Şam ve İskenderun’u dolaşarak , Kâmuran Bedirhan ve Memduh Salih beylerle birlikte yazdıkları bildirileri Suriye’deki tüm konsolosluklara göndererek, Dersim’e dış devletlerin yardımını sağlamaya çalıştı. Ancak beklenen sonuç alınamadı. Hatay’ın T.C. sınırlarına katılmasından sonra, Baytar Nuri, diğer Kürt yurtseverlerle birlikte, ayrılarak Suriye’nin diğer kentlerine gittiler. Veteriner Mehmet Nuri Dersimi 1973 yılında Suriye’de öldü. Mezarı Afrin kentindedir. “Kürdistan Tarihinde Dersim” ve “Hatıratım” adlarında iki yapıtı bulunmaktadır.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.