Siyaset

Unutulan Tarih Dersim Hükümeti(1917-1921)

Þeref Laþer · 30.04.2006 · 2 görüntülenme

Unutulan Tarih Dersim Hükümeti(1917-1921)

     SEVGILI  BAHOZ/  Yazılarını zevkle okuyorum. Ben son dönemlerde tarihle fazla ilgili değilim. 1970 lerde tarih alanında uğraşlarım oldu ama oda 1800 lerden sonraki tarihle ilgili idi. Not düştüğün makaleyi de 1994 te yazmıştım.Dersim hükümeti için yazdığım makalenin kaynagını sormuşsun, haklı olarak. Ama sende biliyorsun ki kürtlerin yazılı kaynakları çok fazla yoktur, özellikle yakın tarihle ilgili. Türkçe, arapça ve farsça kaynakların taraflı olduğu da bir gerçektir. Yakın tarihimizi genellikle gelişmelerden haberdar olan yaşlılarımızdan ögreniyoruz ki onuda yeterince değerlendirip yazılı hale getirmedik. Son yüzyılda 30 kürt isyanından bahsediliyior ki bunların hiçbirinin yazılı tarihi yoktur. Çoğunu da güvenilmez sömürgeci yazarlardan ögreniyoruz . Kendi tarihimizi kendimiz yazmalıyız, sömürgecilerin tersyüz ettiği gerçekleri ayakları üstüne oturtarak. Bende öyle yaptım. Kemalistler ve Ermeni kaynakları Erzincan hükümeti olayını kendi yönleri ile yazdılar, ben de kürt bakış açısıyla yazdım.Dolayısıyla kaynak benim, hemde Ali Kemali ile. A. Astaryan dan daha güvenilir daha realist olduğumu da iddia ediyorum. Yararlandığım kaynaklara gelince.Birincisi 1901 doğumlu, sürekli okuyan ve tarih bilgisi olan amcam Ali nin anlattıklarından hatıramda kalanlardır.İkincisi, 1993 yılında tanıdığım Erivan üniversitesi ögretim üyesi A. Astaryandır. Kendisi Erivan’da çıkan Dersim adlı bir dergideki makaleyi çevirerek göndermişti. Makale ermeni milliyetçi bakış açısına sahip, dersimlileri kürtlerden ayıran, Ermeni katliamını türk-kürt itifakınca yapıldığını ve Dersimlilerin seyirci kaldığını savunmakta Erzincan yöresindeki yukarda makalemde bilirttiğim olayları sıralamaktadır.Ücüncü kaynak Erzincan valisi Ali Kemali’nin ‘Erzincan tarihi’ adlı eseridir ki, oda Erzincan ve Dersimdeki gelişmeleri çarpıtarak kemalist bir bakış açısı ile vermektedir ve dersimlileri şaki, çapulçu vs. İle suçlamakta ama o da makalede geçen olayları vermekdekir.Ben özellikle A. Kemali ile A. Astaryanın yazdıklarının satır aralarında gerçegi arıyarak bulmaya çalıştım. Zaman, mekan, isim ve olayları değiştirmeksizin, her iki kaynagı milliyetçi ırkçı bakış açısından arındırarak, ve yaşlılarımızın anlattıklarının da yardımıyla gerçeği yazmaya çalıştım.Sevgili Bahoz, tarih çalışmalarda, Arkoologi hariç, hiç bir kaynak bağımsız değildir. Her tarihçi kendi gözüyle dünyaya bakar, herkeş gibi.Bende kendi gözümle bakmaya çalışıyorum ama hiç olmazsa başkalarının bakışaçısını da gözönünde tutarak. Bu bağlamda senin tarih çalışmana değer veriyorum, çünkü kürtler artık kendi tarihlerini kendileri yazmalıdırlar ve kendi gözleri ile dünyayı görmeleri kendi mantığı ile yorumları gerekir. Ne yazık ki bizden öncekiler bize fazla bir kaynak bırakmadılar. Sömürgeci bakışaçısıyla yazılan tarihin satıraralarında gerçekleri aramak zorunda kaldık.Makalede Dersim’i öne çıkardığımı belirtmissin notunda. Makalenin konusu Dersimdir. Ama yinede bunu fırsat bilerek birkaç satır yazmadan geçemiyeceğim.Dersim’in öne çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Tarihte ve günümüzde Kürdistanda Dersimin özgünlüğü vardır ve bunun kürt hareketi içinde yeterince kavranıldığını sanmıyorum. Dersim tarihte ve günümüzde,siyasette, kültürde felsefede ve yaşamda bir ekol olagelmiştir. Dersimin bu özgünlügü tekçi siyaset yapılanmaları tarafında olumsuz görülmüş, ‘dersim kişiliği’ olarak damgalanarak suçlanmış hatta cezalandırılmıştır ve hala bu olumsuz tavıra karşı yeterince bir tepki verilmiyor, olumlu tavırlar geliştirilmiyor. Kürt hareketinde ki hakim kanının aksine, Dersim bir direniş merkezi, bir devrim üssüdür. Yüzyıllardır sürüp gelen kuşatmalara, sonyılardaki katliamlara rağmen Dersim hala teslim olmamıştır, Dersim bitirilmek üzere ama kesinlikle teslim alınmamış ve alınamaz. Dersimin beyninde ve dilinde teslim sözcüğü yok. Dersime sahip çıkılmalı ve öne çıkarılmalıdır. ‘Dersimi Şırnaklaştıracağız’ kampanyalarına gerek yok, Dersim Dersimleşmelı Şırnak Şırnaklaşmalıdır.Seninde belirttiğin gibi Kürt hareketi dinsel barikatları kırmış, aşmış, ama ne yazıkki hala tortuları var demekki, ama başka bir şekilde ortaya çıkıyor.ama onları da kırıp aşacağız.Güzel fikirlerin için teşekürler. Yazmaya devam et. Kürt rüzgarı daha güçlü esmeli. Kendine iyi bak. Sana daha çok yazarım. Görüşmek umuduyla. Şeref. 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.