BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 12.05.2006 · 2 görüntülenme
12.05.2006 10:28 İSTANBUL - İTÜ Maslak Kampusu'nda düzenlenen öğrenci şenlikleri sırasında ülkücüler tarafından linç edilen Baran Çiçek, linç girişiminde bulunanlar arasında sivil polislerin de olduğunu iddia ederek, "Elimdeki Ülkede Özgür Gündem gazetesini görünce saldırmaya başladılar. Saldıranlar arasında sivil polisler de vardı. Onları televizyon görüntülerinden teşhis edebilirim" dedi.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maslak Kampusu'nda öğrenci şenliklerine katılmak isteyen Baran Çiçek adlı 19 yaşındaki genç, ülkücüler tarafından linç girişimine maruz kaldı. Saldırı sonucu özellikle yüz ve boyun kısmından ciddi yaralar alan Çiçek, ağabeyiyle birlikte öğrenci şenliklerine katılmak için Maslak Kampusu'na gittiğini belirterek, olay anını şöyle anlattı:"Kapıya gittiğimizde oradaki görevli ağabeyimle beni içeri almadı. Bana 'Sizi bugün içeri alamayız' dedi. Biz de bunun nedenini sormaya çalıştık. O anda kapı önünde duran ve daha sonra ülkücü olduklarını öğrendiğim grup yanımıza gelerek kim olduğumuzu sordu. Aralarındaki bir kişi elimdeki Ülkede Özgür Gündem gazetesini gördü ve saldırmaya başladı. Ağabeyimle beni araya aldılar. Arbede çıktı. Nasıl olduysa aralarından çıktım ama ağabeyim onların arasında kaldı. Tabi o an neye uğradığımızı şaşırdık. Ağabeyime ne oldu diye tekrar dönüp baktığımda bir kez daha saldırdılar."'Sivil polisler de vardı' Olay yerinden uzaklaşmak için bir minibüse bindiğini dile getiren Çiçek, minibüsteki bir kadının da "Görmüyor musunuz, bu PKK'lı atın bunu minibüsten" deyince minibüs şoförünün aracı durdurduğunu söyledi. Kendisini minibüsten attıran kadının yüzünü hayatı boyunca unutamayacağını belirten Çiçek, "Tam o anda kapı açılınca tekrar aynı grup beni araçtan indirdi ve dövmeye başladı. Herkesin ortasında dakikalarca dövdüler. Çevik kuvvet, resmi ve sivil polisler yakınımızdaydı ama kimse durdurmadı. Her tarafıma vuruyorlardı. Zaten gerisini herkes görüntülerden izledi" diye konuştu. Dakikalarca dövüldükten sonra bazı polislerin yüzünü sildiğini ve yardımcı olduklarını anlatan Çiçek, yaralı haliyle Ayazma Karakolu'na götürüldüğünü belirtti. Kendisini dövenler arasında sivil polislerin de olduğunu ve karakola götürülürken bu kişileri çevik kuvvet ekiplerinin yanında gördüğünü iddia eden Çiçek, şöyle konuştu:"Görüntülerden bu kişileri teşhis edebilirim. Ayazma Karakolu'nda bana Şişli Etfal Hastanesi'ne gideceğimiz söylendi ama oradan da Şişli Karakolu'na götürüldüm. Her tarafım kan içinde olmasına rağmen uzun süre kimse beni hastaneye götürmedi. Karakol'da sorguya alındım ve bir anda mağdur değil sanık haline geldim. Sanki ben suç işlemişim gibi bir hava estirdiler. Çok sonradan hastaneye gittik."Baba Çiçek: Davacı olacağız İnsan Hakları Derneği'ne (İHD) başvuran ve ülkücü grup ile polisler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyleyen Çiçek, "Bu kişileri net bir şekilde hatırlıyorum, görüntülerde bu insanları teşhis edebilirim" dedi.Çiçek'in babası Mirzeydin Çiçek de tüm hukuki yollara başvuracaklarını belirterek, "Bir insan nasıl bu kadar canavarlaşabilir. Bu ülkede işkence yok diyenler tekrar düşünsünler ve oğlumun haline baksınlar. Sokak ortasında insanlar öldürülmeye çalışılıyor ama ne polis ne bir başkası ses çıkarmıyor. Bu mu bunların insanlığı? Bu mu Başbakan'ın işkenceye 'sıfır toleransı'. Neden kimse yakalanmadı, gözlerinin önündeki suçlular yakalanmıyor. Bu durumun üzerine gideceğiz. Ne gerekiyorsa yapacağız. Bu işin peşini bırakmayacağız" şeklinde konuştu.DIHAAkt: C.A
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.