BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Kalender ÞAHÝN · 17.06.2009 · 2 görüntülenme
UFKUNU YETİREN TOPLUM KÜRTLER? Toplum doğal olarak bireylerde oluşur ve birey eğer ufkunu geniş tutmasa bu doğal olarak toplumsal duruşa yansır? o toplumun ufkuda daralmış olur? Birey? Bireyden başlarsak bir öğrenci hedefine kitlenmeli ve kendi geleceği için hangi dalda başarılı olacaksa ve sağlık alananında, eğitim alanında yada genel ahlak alanında halka güzel hizmetler verecekse mutlaka onu ufkuna oturtup onu kendisine hedef seçerek direk oraya kitlenmeli, tabiki siz önünüze almış olduğunuz bazı konularda belkide başarılıda olmayabilirsiniz lakin önemli olan onu kazanacağım diye kitlenebilmektir. siz yapamak için kararlı bir duruşla mutlaka başaracağım diye inanmalısınız? zaten başaracağım, başarmalıyım diye iradeli olmazsanız başarmanızda olanaklı değil? başarıya inanmayanların böylesi işleri değilde başka dallarda kendilerıne iş aramaları gerekiyor, gereklidirde? ve toplumsal yapılanma içerisinde mutlaka kabiliyette ve yeteneğe göre iş verilmeli bireye, yok siz bunu yapmazda bireyin kabiliyet ve yeteneklerini aşan görev ve sorumluluklar verirseniz bireye o bireyin o yükün altında yıkılıp kalacağını peşinen kabul etmeniz gerekmektedir. Birey olarak aldığı sorumluluk ve görevlerin gereğini yapmayan bireyin topluma verebileceği bir şeyide olamaz? İyi eğitim almayan bir bireyin nasılki başkasına verebileceği bir eğitim yoksa bu bütün alanlardanda kendisini gösterir topluma bir şey veremez ve işin aksine toplumun ne kadar olumlu yanı varsada o başarısız birey onu törpüleyip almaya başlar bir bir? çünkü birey kendi yeteneksizliğini kendi başarısızlığının faturasına başkasına çıkartmaya başlar? bu her konuda olduğu gibi siyasal alandanda öyledir geri olan yada konulara hakim olmayanların en çok baş vurdukları şey şiddet olur, muhaliflerini susturmanın tek yolu kalır kör şiddet? susturmak için birilerini nedenleri niçinleri konuşur ama kendi siyasal geriliğini, yeteneksizliğini kendi kabiliyetsizliğini asla konuşmaz, bütün başarısızlıklar başkalarının yaptığıdır, başkaları başarısız olmasa, ajan olmasa, provaktör olmasa böyle olmazdı deyiverir, durum öyle oluncada bu kendisini en bariz bir şekilde topluma yansıtır, partiye yansıtır, ülkeye yansıtır kısacası hayatın her alanında etkili olur.. Bu yaşadığım bir çok mücadele biçimlerinde, örgütlenmelerde şahit olduğum bir konudur ve bu son yıllardan en çok kendisini kürt ulusal sorununda yansıttı, yansıtıyor. Kaç gündür özgür gündem gazetesinde bir yazı dizisi var PKK ye Ergenekon örgüttü sızdımı? yada kimler sızdı? hep bildik söylemler ve hep eski tareneler, Pilot Necati, Kesire Yıldırım (Fatma), Ali Ömürcan (Terzi Cemal) Mehmet Şener, Hogir, Şahin Dönmez, Şemdin Sakık vs vs şimdi bu isimlerin kimisi kimilerine göre kahraman kimisine göreyse haindir yada bu isimlerden kimisinin kimle yada hangi karanlık örgütle ne kadar ilişkisini bir çoğumuz bilmiyoruz, bilmemizde olanaklı değil, çünkü bir çoğu yaşamıyor yaşayanlarasa ulaşmak olanaklı değil, onlarında kendilerini savunacak durumlarıda yoktur. Yanlız bizat tarihinde şahit olduğu bir çok karanlık nokta orta yerde duruyor bunuda yaşayanların tanıklıklarıyla ortaya çıkartma diye bir durumla karşı karşıyayız ve benim yıllardır bir çok zorlukla ve saldırı tehditler altında takip etmeye çalıştığım kardeşim Aydın Şahin,inin ve 3 arkadaşıyla birlikte Balkanlarda kayıp edilmeleri durumu var ve yaklaşık 11 yıldır halen kardeşimle birlikte kayıp edilen bir insanın kimliği hakkında açıklayıcı bir bilgiye ulaşmış değiliz? Sevim Adıbille, Sedat Bayraktar (Levent Büker) Avukat İhsan Durukal kayıp edilen şahıslar olarak biliyorum, biliyoruz ama bütün zorlamalarımıza rahmen Avukat İhsan Durukal ismi PKK tarafında hiç bir yerde anılmadı, yazılmadı ama İngilterede şu an Hemşirelik yapan eşi Zennure Durukal 2006 yıllında Diyarbakırda yapılan kayıplar kurultayına delege olarak İngilterede gitti, gönderildi? ama nedense bilinmez bu bayan eşinin ismini hiç bir yerde anmadı hiç bir yerde kayıp edildiğine dair bir açıklamada bulunmadı ve halende hiç bir yerde bu şahısın kayıp olduğuna dair bir açıklama yoktur? Adı geçen Avukat İhsan Durukal bir dönem 97/ 98 yıllarında HADEP genel merkezinde eğitim dersleri veriyormuş hata HADEP in kapatılmasına ilişkin C.Savcısı Vural Savaş,ın açmış olduğu davada bu avukatın çantasında yakalanan belgelere dayandırılıyor kısaca o idianamede bölümler vermek istiyorum. Savaş, HADEP'te düğmeye bastı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, HADEP'in kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne açacağı davanın 56 sayfalık iddianamesini açıkladı ANKARA – MİLLİYET YARGITAY Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Halkın Demokrasi Partisi'nin (HADEP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı. Savaş'ın 56 sayfalık iddianamesinde, HADEP'in Anayasa'nın 68'inci maddesinde belirtilen "Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı haline geldiği" dile getirildi. Savaş, HADEP'le bölücü terör örgütü PKK arasında organik bağ bulunduğunu da öne sürdü. Başsavcı Savaş'ın dün açıkladığı iddianamesine ilişkin, yazılı açıklaması şöyle: "29.101.1999 gün ve 60 sayılı, 56 sahifeden ibaret iddianamemizde ayrıntılarıyla açıkladığım delillerden: "HADEP Genel Başkanı Murat BOZLAK ve HADEP Ankara il örgütünün basın açıklamalarından sonra başta Ankara olmak üzere Türkiye genelinde Abdullah ÖCALAN'ın İtalya'da tutuklanmasını ve Türkiye'nin silahlı çete başının yargılanmasını temin için iade girişimlerini protesto etmek amacıyla bütün HADEP il ve ilçe binalarında açlık grevine başlanıldığı, dosyada mevcut Emniyet Genel Müdürlüğü yazılarından anlaşılmıştır. Kongrelerde Apo gösterisi "23.6.1996 tarihinde Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda yapılan ve PKK örgütünün gövde gösterisi halinde cereyan eden Halkın Demokrasi Partisi (HADEP)'in 2. Olağan Genel Kurultayı. Genel Başkan Murat BOZLAK'ın salonda yerini almasından sonra salon içerisinde PKK örgütünün sözde bayrağı ile örgütün lideri Abdullah ÖCALAN'ın posterinin salon içerisinde dolaştırıldığı, bu esnada salonda bulunanların "Gerilla Vuruyor, Kürdistanı Kuruyor, Biji serok Apo" gibi sloganları attıkları. 10.2.1998 günü HADEP Genel Merkezinde yapılan aramada genel merkezin eğitim ve toplantı salonunda parti eğitim komisyonu üyesi olan İhsan DURUKAL'ın hazır olduğu, salonda mevcut masa üzerinde İhsan DURUKAL'a ait bir deri çanta olduğu, çantanın içi boşaltıldığında içinden; 1- Abdullah ÖCALAN'ın yazdığı 19.YY.dan günümüze Kürdistan Gerçeği ve PKK harekatı isimli kitap, 2- Toplumlar Tarihi isimli 133 sayfa fotokopi edilmiş notlar, 3- Yine Toplumlar Tarihi isimli notlar, 4- PKK'nın Parti tarihi başlıklı 160 sayfa fotokopi yazı, 5- Kürdistan'da Sanatın İşlevi ve Devrimci Bir Roman Taslağı başlıklı 238 sayfa fotokopi edilmiş yazı bulunduğu, Eğitim salonunda bulunan kara tahta üstü üzerine tebeşirle "Ape Musa Eğitim devresi 4" yazısının yazılmış olduğu, Halk ve yurt sevgisi Ders hocası olarak İhsan DURUKAL'ın gösterdiği Kürt Tarihi başlıklı ders notlarında, 'Kürt Tarihi ile ilgili belge ve arşivler ya imha ya da çok gizli olarak saklanmıştır. Elde olan bilgiler ise tümüyle yabancı kaynaklardan ve su götürür bilgilere dayanır. Kürt sözcüğü 1989 yılına kadar söylem ve yazısı yasaktır' dendiği İhsan DURUKAL'ın Yurtseverlik konusunu anlattığı derste; 'Tarihte acı bir hikaye olarak Yuhadilerin yurtlarından göçettirilmelerinden sonra tüm dünya halklarının onlara lanetli bir halk olarak bakılıyor. Uzatmadan bir dahaki yazıda devam edeceğim? Kimdir bu İhsan Durukal, nerelidir ailesi hakkında bilgiler ve eşinin Türkiyede ve İngilteredeki görevi ve ilişkileri hakkında devam edeceğim. Görüşmek dileğiyle. Kalender Şahin kalender1@bluemail.ch
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.