Siyaset

Şu Bayrak Dedikleri

Rojhat Badikî · 01.02.2013 · 2 görüntülenme

Şu Bayrak Dedikleri
BDP Milletevekili Gülten Kışınak yaptığı basın açıklamasında dile getirdiği “Kongrelerimizde ve resmi toplantılarda bunu yapıyoruz. Arada bir asmadığımız olmuş mudur bilmiyorum. Ama bizim bayrakla hiçbir zaman sorunumuz olmamıştır. Bu ülkenin ortak değeridir. Aslında böyle bir sorun varmış gibi davrananlar Kürtleri bu ülkenin ortak değeri görmüyorlar. Sorun buradan kaynaklanıyordu.’’ Görüşler sakat ve sorunludur

Bütün sorun burada Gülten Kışınak’ın dile getirdiği, bir anlam da, Kurdistan halkı açısında, olmak yada olmamak sorunu olarakta andılandırabiliceğimiz Bayrak sorundur. Bütün halklar kendi sembolleri ile vardır. Gün olur, Marks dediği ‘’ Kömünizm ütopyası’’ gerçekleşirse, buna ihtiyaç duyulmaz. Bu ütüpyadan bir hayli uzak olduğumuza göre, her toplum, kendisini simgeleyen değer ve sembollerle, anılıp tanınmışlardır. Bu red edildiğinde kendi değerlerini yüzyıllardır oluşan ortak kolektif hafıza ve bunun sonucu oluşan ortak toplumsal değerleri de red etme gibi bir sonuç ortaya çıkar.

Bu coğrafyada, evrende bir karınca boyunu aşmayan, gezegenin küçük bir parçası dünyada yaşayan bireylerden tutun, sivil demokratik kitle örgütlerinden, askeri organizasiyonlara kadar, tüm kurum ve kuruluş da dahil olmak üzere, tüm toplumlar kendilerini simgeleyen sembollerle ifade edip egemenlik alanlarının sınırlarını çizmişlerdir.

Ülke içi müsabaka ve yarışmalardan tutun uluslararası müsabaka ve yarışlar da her takım ve ülke ve kendilerini temsil eden sembollerler sahnede yar almışlardır. Sembolleri olmayanların bırakın yarışmalara katılmaları, varlıkları bile tanınıp kabul edilmemiştir.

Bundan dolayı bir halkı temsil eden sembollerin varlığı hayati derecede önemlidir. Bir bakıma meşruiyet ve uluslararası kabul, onu temsil eden semboller ile eş değerdedir. Yani bir halkın varlık yada yokluk değerleridır.

TC bunu iyi bildiğinden dolayı, kendi değer ve sembollerini, Kurdistan halkına kabul ettirmek için, alabildiğince hızlı etkin ve yoğun olarak çalışmaktadır. Türk bayraklarının, Kurdistan’ ın her alanına, dağına taşına kazınması için hiç bir fedekarlıktan kaçınmamaktadır. Türk bayrağının, Kurdistan halkına empoze edilmesi, Kurdistan halkına karşı giriştiği her katliam, kendilerini temsil eden Türk sömürgeciliğinin egemenlik sembollü olan ‘’ Ay-Yıldızlı Türk bayrağının çatısı altında yapılmıştır.

Kürt, Ermeni, Rum ve diğer halklara karşı yapılan, katliam; Türklerin zafer ve egemenlik sembolu olan ‘’ Ay-Yıldızlı’’ bayrağın öncülüğünde yapılmıştır.

2003 ylında, Saddam rejiminin yıkılmasından sonra, Güney Kurdistanlı siyasi önderliğin yeni anaya çalışmalarında önemle üzerinde durdukları, olmazsa olmaz olarak şart koştukları bazı koşullar vardı örneğin:

Madde 1: Irak Cumhuriyeti egemen, bağımsız ve federal bir devlettir. Yönetim şekli cumhuriyetçi, temsili (parlamenter) ve demokrattır. Bu anayasa Irak’ın bütünlüğünü garanti eder.

Madde 4:
1. Arapça ve Kürtçe Irak Cumhuriyeti’nin resmi dilleridir. Irak halkının, mevcut eğitim kuralları çerçevesinde devlet okullarında çocuklarına Türkmence, Asurice ve Ermenice gibi anadillerde veya özel eğitim kurumlarında her hangi bir dille eğitim yapma hakları bu anayasayla güvence altına alınmıştır.

Madde 7:
1. Saddam Baasçılığı ve bütün sembolleri başta olmak üzere ırkçı, terörist, kökten dinci veya etnik ayrımcılığını benimseyen, ona teşvik eden, önünü açan, propagandasını yapan veya gerekçelendiren herhangi program veya doktrin hangi ad altında olursa olsun yasaktır ve Irak’taki siyasi çoğulculukta yer alamaz. (bu durum) Yasayla belirlenir.

Madde 12:
1. Irak’ın bayrağı, sembolü ve milli marşı Irak haklının bileşenlerini yansıtacak şekilde yasayla belirlenir.

Federal Irak anayasasından bir kaç örnek madde getirmemin nedeni, uzun bir savaş ve yaşanılan katliamdan sonra barışın nasıl ve hangi temeller üzerinde olabileceğini belirtmek açısındadır.

Güney Kurdistan politik önderliği Araplarla olana anayasa görüşmelerinde, sömürgeci Irak devletinin Kurdistan’ da, Irak’ ın ulusal sembolu olan Irak bayrağının çatısı altında gerçekleştirdiğinde, Kurdistan halkı için katliamların sembolu olan mevcut Irak bayrağının hiç bir şekilde Kabul edilmeyeceğini açık ve net bir şekilde belirtiler. Güney Kurdistan politik önderliği, Sömürgecilik döneminin bütün sembollerinin ortadan kaldırılarak, yerine bütün halkları temsil edebilecek, yeni sembollerin Kabul edilmesi ile Irak’ ta barış ve birarada eşit olarak yaşamanın ilk adımı olacağını belirtiler. Eskiye dair, Arapları temsil eden sombollerin ortadan kaldırılması, yerine, Arabı, Kürdü, Türkmeni, Asuri, Ermeni ve diğer hakları temsi edecek bir ortak sembol ile bir arada yaşamanın mümkün olabşleceğini belirtiler.

Eğer birlikte bir arada yeni bir başlangıç yapmak isteniliyorsa bu zorunluydu. Sadece bununla da yetinilmedi, Kurdistan halkına karşı işlenilen suçlardan dolayı özür dilenilmesi, maddi ve manevi tazminat ödenilmesi, Halepçe de yapılanların Jenosid olarak kabul edilmesi de, Barış ve birarada yaşanın önkoşullarından biriydi.

Sömürgeci Irak devleti ve Arapların ulusal sembolü olan, Irak bayrağının gölgesinde, Halepçe, Germiyan, Barzan, kısacası, Kurdistan’ ın her karış toprağında yapılan katliamlardan dolayı hiç bir şekilde, Irak bayrağını kabul etmediler.

Kurdistan Kuzeyinde bunun tersi yapılıyor. 192O’ li yıllardan günümüze değin Kurdistan’ın her karış toprağıdaki katliam, sömürgeci Türk devletinin ulusal sembolü ‘’ Ay-Yıldız’’lı Türk bayrağının gölgesi altında gerçekleşti. Kurdistan halkı açısında, katliam, sürgün, işkence, tecavüz, yakıp-yıkmanın sembolü olan Türk bayrağını ‘’ortak değer’’ olarak görmek, Değerli İsmail Beşikçi Hocanın deyimi ile bu bir sakatlıktır. Bu anlayış temelinde bizde sakatlık olduğu bir gerçek!

Rojhat Badikî
01.02.2013


İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.