Siyaset

Tütün tarımının gelişimi ve Kürdistan’a etkileri

Ahmet ALÝM · 04.04.2007 · 1 görüntülenme

Tıbbı olarak bağımlılık yaratan 5 büyük uyuşturcunun her birisi bir kıtayla özdeşleşmiştir. Bu ürünlerden tütün Kuzey Amerika, alkol Avrupa, afyon Asya, esrar Afrika, kokain ise Latin Amerika’ın uyuşturucusudur. Kapitalist sistemin eşitsiz gelişimi sürecinde, sistemin merkez ülkeleri haline gelen Avrupa ve Kuzey Amerika’nın ürünleri olan alkol ve tütün yasllaştırılmış ve yaygınlaştırılmıştır. Buna karşın yoksulların uyuşturucuları olan afyon, esrar ve kokain yasaklanmıştır. Bu yasaklardan kaynaklanan paralel ekonomilerin yarattığı rant ekonomisi, bu ürünlerin hammaddesini üreten yoksul ülkelerin çiftçilerine geçimlik düzeyde gelir sağlarken kapitalist zengin ülkelerdeki mafyalara büyük zenginlikler sağlamaktadır. Amerikalı yerliler M.Ö. 1000’den önce doğal olarak yetişen tütünü yuvarlak rulo yaparak içmeye başlamış ve bunada “tabaco” adını vermişlerdi. Amerika’nın keşfiyle 5 yy önce Amerika’dan getirilen tütünün üretimi 2005’te 6,5 milyon tonu geçmiştir. Dünya Sağlık Örgütüne göre yılda 4,9 milyon kişi tütünün neden olduğu hastalıklardan ölmektedir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan bağımlılık yaratan ve büyük çaplı ölümlere neden olan sigaranın esas maddesi olan tütün 1492 yılında Kristof Kolomb tarafından İspanya’ya getirilmiştir, oradanda dünyaya yayılmıştır. Yaklaşık 60 cinsi olan ve yaprakları 0,85 ile 1 metre, boyu ise 2 metreye ulaşan tütün Avrupa’da başlangıcta süs bitkisi olarak kullanılmıştır. Tütün 16 yüzyıl ortalarında İspanya, Portekiz ve Fransa’da ilaç olarak kullanılmaya başlanmıştır. Fransız papaz Andre Thevet 1556’dan itibaran Angloueme’de tütün üretimiş ve tütünün dünyaya yayılması bu şekilde başlamıştırr. Fransa’nın Portekiz büyükelçisi Jean Nicot’ın 1560’da tütün ile Prens II. François’ın migren ağrıların iyileştirince, tütün kraliçe otu, daha sonrada Nıcotiana Tabacum olarak adlandırılmıştır. Bu dönemde eczaacılar tarafından toz olarak hazırlanan ve ilaç gibi satılan tütün, ayrıca enfiye, yaprakların çiğnenmesi, pipo, puro ve nargile şeklinde tüketilmekte idi, sigara formunda kullanımı için ise yaklaşık 300 yıl gerekmiştir. 1843 yılında sigara üretiminin Fransa’da gerçekleştirilmesinden sonra tütün tüketiminde bir patlama yaşanmıştır. Aradan geçen sürede, tütün bilimsel olarak bazı analizlere tabi tutulmuş zararları tespit edilmesine rağmen üretimi ve tüketimi yaygınlaşmıştır. Tütün üretimi ve tüketiminin yaygınlaşmasında sigara üretiminde endüstriyel aşamaya geçilmesinin önemli bir rolü olmuştur. 20 yy’da ABD ve Avrupa ülkelerinde endüstriyel sigara üretimindeki gelişmeler tütüne olan talebi yükseltirken, kolay içimi sayesinde tüketimi daha da yaygınlaşmıştır. Sigara tüketimini yaygınlaştıran stratejilerin başında, 1. ve 2. Dünya savaşları sırasında askerlere bedava olarak dağıtılan sigaraların önemli bir rolü olmuştur. 1923’te 10 milyar olan sigara üretimi 1940 yılında 19 milyara çıkmıştır. 1930’da bulunan filtreli sigara içimi dahada kolaylaştırdığandan, 1950’li yıllarda sigara tüketiminde patlama sağlamıştır. 2. Dünya savaşından sonra hegomoyasını dünyaya kabul ettiren ABD gittiği ülkelere amerikan tarzı yaşamın sembollerinden birisi olan filtreli sigaralarınıda götürmüştür. Böylece temelleri atılan dünya sigara pazarı liberal ekonomi politikalarının başat hale geldiği 1980’li yıllardan itibaren, büyük sigara tekelleri tüm ülkelerin pazarlarına nüfuz etmeye başlamışlardır. 1939’da 2,7 milyon ton olan dünya tütün üretimi 1961’de 3,5 milyon tona, 2005’te 6,5 milyon tona ulaşmıştır. Dünyada en büyük tütün üreticisi olan ABD bu üstünlüğünü 1976’da Çin’e kaptırmıştır. 2005 yılında dünya tütün üretiminin % 41’ini gerçekleştirken Çin onu izleyen Brezilya’nın 3 katı üretim yapmaktadır (Tablo 1). Tablo 1 : 2005 Dünya tütün üretimi (Ton) Ülkeler Üretim Pay % Çin 2 685 500 40,9 Brezilya 878 651 13,4 Hindistan 598 000 9,1 ABD 293 600 4,5 Endonezya 141 000 2,1 Türkiye 140 716 2,1 Yunanistan 123 729 1,9 Arjantin 118 000 1,8 İtalya 110 000 1,7 Diğer 1 483 413 22,5 Toplam 6 572 609 100,0 Dünya tütün üretiminin % 77,5’i 9 ülke tarafından sağlanmaktadır. Türkiye yıllık 140 000 ton üretimle dünya tütün üretiminin % 2,1’ini karşılamaktdır. 15. yy sonlarında Avrupa’ya getirilen tütün 1 asır sonra Osmanlı üzerinden Orta Doğu’ya nüfüz etmiştir. Peçevi tarihinde “Duhan’ı bed-duy” pis kokulu olarak adlandırılan tütünü 1601 yılında İngilizlerin getirdiği belirtilmektedir. 4. Murat tarafında ilk defa yasaklanan tütün 17 yüzyılın sonlarında Balkanlar ve Suriye’deki çiftliklerde üretilmeye başlanmış, sonrada Karadeniz bölgesine yayılmıştır. 18 yüzyılda Lazkiye, Trabzon ve Selanik limanlarında yapılan tütün ihracatı Osmanlı hazinesi için önemli bir gelir kaynağı haline gelmiştir. Türkiye’de 5 bölgede tütün üretimi yapılmaktadır. Osmanlı dmneminde, Kürdistan’ı bir bölge olarak ele aldığımızda ; Malatya, Bitlis, Diyarbakır, Muş ve Hakkari’de yapılan üretim yerel tüketimi karşılamaktaydı, üretim fazlası ise Lazkiye limanından ihraç edilmekteydi. Osmanlı döneminde Kürdistan’da üretilen tütünler bugünkü Irak ve Suriye’ye satılmaktaydı. Lozan anlaşması ile Kürdistan’ı paylaşan devletler sınırlarını tel örgüleri ve mayınlarala ayırmışlardır. Bu parçalanma sonucunda Kürdistan’da Kuzey Güney hattıında doğal olarak sürdürülen ticari ilişkilerde yasaklanmıştır. Ekonomik tamamlayıcılık çerçevesinde oluşan ticari ilişkileri yürütmeye çalışan tüccarlar, TC’nin kurulmasıyla beraber kaçakçı olarak adlandırılmışlardır. TC’nin kurulmasından sonra yalnızca tütün kaçakçılığından dolayı öldürülen Kürtlerin sayısı 40 000 dolaylarındadır. Bu gerçeği, Ahmet Arif “33 Kurşun’da” şiir diliyle ölümsüzleştirmiştir. Neticede bir tarım ürünü olan tütün sömürgeci bir sistemde ekonomik bir kaynak olmaktan çıkartılarak Kürt insanlarının katl edilmelerinde kullanılan bir silaha dönüşmüştür. Devam edecek.... Ahmet ALİM Fransa, 4 nisan 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.