BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Lozan Antlaşmasindan bu yana tam 82 yil geçti.. 24 Temmuz 1923ten 24 Temmuz 2005 yillari arasinda bu Antlaşmanin yarattii sonuçlar, genel olarak Ortadou ve özel olarak Kürdler için tam bir felaket ve trajediydi..
1.ci Dünya Savaşinin galipleri, Avrupanin hasta adaminin mirasini kendi aralarinda adil bir şekilde paylaşirken, bir yandan daha önce insanlia karşi işlenen suçlarin üzerine sünger çekerken(Ermeni, Suryani); dier yandan, yüzyillara sarkacak suçlarin önünü Lozan konferansiyla açtilar.
Birinci Dünya savaşinin sonunda irkçi, şöven ve katilamci Pantürkistler işledikleri suçlardan dolayi yargilanip mahkum olmuş olsaydilar, belki Naziler kim Ermeni jenosidi hatirliyor?(Hitler) diyerek Yahudi jenosidini gerçekleştirmeyebilirlerdi... Türkler, Ermenileri, Kürdleri, Asurileri ve alanin bir çok halklarini kiyimlardan geçirirken, cezasiz kaldilar.... O dönemin galip güçleri Ermeni soykirimina dorudan katilan ve yöneten kemalist kadrolarini sadece cezalandirmamakla kalmadilar, ayni zamanda kendilerine Lozanda uluslararasi taninan bir devletin anahtarlarinida teslim ederek, ödüllendirerek yeni soykirimlarin yapilmasina yol açtilar..
Bundan dolayi Lozan Antlaşmasi; insanlia karşi işlenen suçlarin, jenosidlerin uluslararasi bir güvenceye kavuşmanin adidir.
Ermeni, Kürd, Suryani ve alanin dier halklarina karşi işlenen suçlarin görmezden gelinmesi ve katillere yeni bir devleti kurma şansini veren, Sevres Antlaşmasinin olmamiş sayilmasinin en önemli nedeni o dönemin ileri gelen politik güçlerinin ekonomik, stratejik ve politik çikarlariydi... Bu ise ifadesini Batili Devletlerle ve o dönemin Sovyetler Birlii arasinda meydana gelen rekabetten buluyordu.... Iki tarafta bölgeyinin jeopolitik ve stratejik konumundan dolayi Kemalistlerle iyi ilişkilere girmeye ve kazanmaya çaliştilar.. Kemalist katiller dönemin güçleri arasinda paylaşilamiyordu... Yoksa katillerin salonfähig yapilmasinin altinda ne insani bir deer, ne ulusal ve demokratik bir deer vardi...
O dönemin hakim güçleri kendi devlet çikarlari için Kemalistlerle Lozan Antlaşmasini imzalarken, kendileriyle birlikte savaşan ve büyük bedeller ödeyen Ermenilere ihanet ettiler, Kürdleri Türklerin zulmüne terk ettiler...
Dönemin emperyalist devletleri kendi ekonomik, siyasal çikarlari için Lozan Antlaşmasiyla birlikte Kürdistani 4 parça böldü...
82 yil boyunca sömürgeciler Kürdistani açik bir toplama kampi haline getirip insanlia karşi tüm suçlari işlediler... 82 yildan beri Türkler, Kürdistani tam bir prokust çarkina yatirip, ateş ve demirle yönetiyorlar... Bu 82 yil boyunca Kürdistan kiyimlar, sürgünler, jenosidlerin hüküm sürdüü dünyadan yalitilmiş Türklerin insafina kalmiş bir diyar oldu... Bu süreç içinde Türkler, Kürd, Kürdistan, Kürd dili ve kültürü, Kürd giysisi, Kürd ismi ve kisacasi Kürde ilişkin ne varsa yok etmeye çalişti... Bu yapilanlarin her biri bir jenosidtir. Türkler, tüm bunlari Lozanda elde ettikleri uluslararasi legallik bayrai altinda yapti...
Sömürgecilerin Kürde ve Kürdistana yönelik vahşetlerinin aldii boyut hiç kimsenin ve kendisine insanim diyen hiç bir varliin akli yetmez... Bugün dünyada ne kadar Kürd olduu bilinmez...Türkiyede ne kadar Kürd olduu bilinmez. Çünkü bü yönde tek bir sayimin yapilabilmesi için şartlar yok... . Çünkü, Kürd diye bir halk, bir millet yok....
Türkiyede ve Kürdidstanda ne kadar evcil hayvan, ne kadar tahil, ne kadar findik olduu bilinir.. Hatta ne kadar Kürdistan kirmizi tilkisi olduu bilinir.... Ama ne kadar Kürd vardir, bilinmez... Çünkü Kürd, Kürd milleti vardir denildii andan itibaren katil sürüleri Lozan elden gidiyor diye Lozana yürüyorlar.. Lozanda Konferans yapiyorlar..
Sovyet Birliinin yikilmasindan sonra, dünya da tek super güç olarak kalan ABD, dünyayi kendi ekonomik ve stratejik çikarlari dahilinde yeniden yapilanmaya çalişirken, taşlarin yerinden oynamasiyla beraber bir dizi çevre ve halklar içinde kendisine ramen nefes borularini açiyor.. Bu halklarin başinida Kürdler çekiyor.. Kürdlerin Güney Kürdistanda 1991de elde ettikleri kazanimlar ve Saddam sonrasi dönemde bu kazanimlari ulusal ve uluslararasi legallie kavuşturmaya çalişmasi Lozan Antlaşmasiyla dayatilan statüko su aliyor ve parçalanmaya gidiyor...
Dünyadaki son siyasal gelişmeler/ilişkiler beraberinde Türkiye gibi güçler arasi rekabet ve dengeler üzerine şekilenen , bir dizi halk ve etnik yapilanmalari inkari temelinde kurulan bir devleti büyük açmazlarla karşi karşiya birakiyor. Küreselleşmenin vardii boyut, teknik gelişmelerin saladii imkanlarin berberinden getirdii bilgi aliş-verişi Lozan Konferansiyla Türklerin Kürdlere empoze ettikleri zulüm cenderesi aşiniyor, yok sayilanlar birer birer ortaya çikmaya başliyor... Dünyadaki gelişmelerin uygun bir zemin hazirladii bu ortamdan, 82 yil boyunca işledikleri suçlarin hesabini vermekten korkan Türk devleti ve katil sürüleri Lozana koşuyorlar...
Evet Lozanin kurbanlari Kürdler, Ermeniler, Asuriler, Lazlar, Rumlar ve daha bir çok etnik yapilanmalar Lozan konusunda sessiz kalirlarken, katil sürüleri, celladlar Lozanda konferans yapiyorlar, yildönümü kutluyor ve yürüyüşe çari yapiyorlar.. Bu durum biraz köle antlaşmalarini yapan güçlerin, antlaşma gününü kutlamalari yada Nazilerin Auschwitzde yürüyüş yapmalarina benziyor.
Sonuç olarak bir çok Kürd çevresi Kürdlerin ölümü üzerine bina edilen Lozan Antlaşmasini, Kürd,Ermeni ve Asuri kiyimlarindan dolayi utanma yerine Lozan Antlaşmasini ve neden olduu sonuçlarini savunmak için Lozanda gövde gösterisi yapma isteminde olan Türk katillerini protesto ve mahkum etme girişimleri önemli bir tutumdur.
1960larda Ismet Şerif Wanli Isviçrede tek başina örenci iken Lozan Konferansinin yapildii Uchy Sarayina giderek ve antlaşmayi protesto etmek için duvarlari üzerine işemişti... Bugün ise milyonlara varan Kürd Avrupadadir, halk olmanin millet olmanin tutumunu sergilemeliler..
08.07.05
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.