BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
R.Rodaro · 01.03.2006 · 2 görüntülenme
Türk devletinin resmi ziyareti üzerine bugün Irak Basbakani Ibrahim Caferi ve bir kac gün sonra El Sadr Türkiye’ye geliyor..Türk devleti’nin Irak’in bu iki anti Kürd ve anti demokratik kisisini davet etmesinin en önemli sebebi, Sii ve Sünni araplar arasindaki bir ic savastan cikabilecek bagimsiz Kürdistan korkusudur.Bu iki Sii Arap, ikiside bugüne kadar yürütükleri faaliyetlerde hep anti Kürd ve Kürdistan tutumu icinde oldular..Caferi bir yildan beri Irak Basbakanidir.. Bu bir yil icinde Kürdlere yönelik hep düsmanca davrandi ve Kürdlerin lehine olabilecek tek bir adim atmadi..Caferi, Basbakanliginin ilk gününden itibaren Kürdlere karsi hileye bas vurmustu.. Caferi, Parlamento önünde yapilan yemin töreninden önce „Yemin Metni“ndeki „federal ve demokratik“ Irak kavramlarini cikarmis, Dr. Berhem haric, Kürd Bakanlarda dahil herkes eksik yemini okumustu... Daha sonra, Kürdler bu meseleye iliskin bastirinca Caferi geri adim atarak, yeni bir yemini kabul etti...Caferi, son bir yil boyunca kendi kabinesinden bulunan Kürd bakanlarini distalayarak, iktidari El Dawa partisini yönetigi gibi isletmeye basladi.. Bu durum Kürdler arasinda ciddi tartismalara neden oldu...Caferi bir yil boyunca Gecici Idare Yasasinin Kerkük’e iliskin 58.maddesini hayata gecirmek icin hic bir sey yapmadi.. Allavi Hükümeti’nin son günlerinde o da Kürdlerin bastirmasi neticesinde Irak Komünist Partisi sekreteri Mecid Musa baskanliginda söz konusu maddeyi tatbik etmek icin bir komisyon olustu... Ama Caferi, bu komisyonu harekete gecirmek icin bir kurus dahi vermedi..Bu da yetmiyormus gibi, Caferi daha önceden Kerkük icin ayrilan 100 milyon dolarlik büdceyinin geriye kalan 75 milyonunu bloke etti ve vermedi... Verilen 25 milyon ise Dr. Berhem, Basbakan Allawi’nin yardimcisi oldugu dönem Kerkük yönetinine aktarmisti..Daha sonra Caferi Kürdistan’a yaptigi bir ziyarette tüm sucunu Kerkük idaresine yigarak isin icinden cikmaya calisti... Ama, Kürdler Caferi’yi tanidiklarindan dolayi onun yeni oyunlar pesinden oldugunu farkettiler.Caferi, daha önce basbakan oldugu zaman yine ilk ziyarettini Türkiye’ye yapmisti... O dönemde yaptigi ziyareti bir cok siyasal gözlemci anti Kürd eksenin olusturmasi icin oldugunu vurgulamislardi... O dönen Ankara’da „Kerkük’ün Irak’in bir sehri“ oldugunu beyan etmisti.....Caferi’den sonra El Sadr Türkiye geliyor..El Sadr Saddam’in yikilisindan sonra Kürdleri „kafir“ ilan eden bir Sii fondamantalistidir... O, ne Irak Anayasasini taniyor, ne Kürdistan federasyonu ve ne de Irak federasyonunu..... El Sadr, Kerkük’ün Kürdistan’a baglanmasina karsi ve Bagdat’ta baglanmasini istiyor.. Bu konuda Baascilar aralarinda bir fark yok.. Hatta bir ara Kerkük’te Saddam tarafindan öldürülen El Sadr’in babasinin posterleri ve Saddam’in posterlerini tasiyanlar birlikte Kürdlere karsi sokaklara dökülmüslerdi...El Sadr, Kürdlerin Irak’ta Cumhurbaskani olmasina karsi... El Sadr icin „Irak’in birligi“ ve „arap kimligi“ icin bir Sünni Arabin Cumhurbaskani olmasi gerekir.Simdi, Türkiye’ye gidecek olan bu kisinin cevresi, Sii Listesi icinde birlikte hareket ediyorlar... Bu iki ekip, Caferi’yi Basbakan adayi olarak secmek icin, bir yandan Sii Listesi icindeki 10 bagimsiz milletvekilini satin alirlarken; diger yandan telofonlarla milletvekillerini tehdit ediyorlardi.. Sonuc olarak basarili oldular..Simdi bu iki anti Kürd Ankara’ya davet edildiler... Türk devlet yetkililerinin bunlarla Kürdlerin düsmanligi disinda konusabilecekleri neleri var?Hic bir sey....Mam Celal'da "Caferi'nin Ankara'da yapacagi tüm antlasmalar gecersizdir" demesi esas olarak anti Kürd politikalara bir cevapti.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.