Siyaset

Türkiye’yi Zor Günler Bekliyor..!

Rojhat Badikî · 02.09.2012 · 2 görüntülenme

Türkiye’yi Zor Günler Bekliyor..!
Aslında, Sayın Bube Eser’ ın yazdığı ‘’Kî ne endamên Ergenekonê yên Kurd?’’ adlı 3 serili makaelesine yanıt değil de parelelinde bir makale yazacaktım. Yazacağım makalede bir yandan 1998 yılında ilan edilmeyen Kurdistani örgüt ve partilerin dağıtılması diğer yandan da PYSK' nin lağv edilmesi olayına değinmek istiyordum. TC’ nin Kurdistan sorunun da bu denli rahat ve futursuzca davranmasının cevabını, TC’ nin Kurdistan ulusal davası saflarında yarattığı ama bir türlü açığa çıkmayan örgütlenmesinde aramak gerekir diye düşünüyorum. Bu konun detaylı bir şekilde irdelenmesinde fayda olacağına inananlardanım.

Yaşadıklarım ve tanık olduğum olay ve gelişmelerın ortaya çıkardığı sonuç, Kurdistani örgüt ve partilerin sessiz ve sedasiz bir şekilde lağv edilmesi kendiliğinden değil uzun süreli hazırlanıp planlanmış bir gelişmenin sonucudur. Bu olay tartışılıp aydınlanmadıkça ne Kurdistan’ ın kuzeyi sağlıklı bir mücadele hattına kavuşur ne dava uğruna kuru ekmeği paylaştığımız yoldaşlarımızın ruhu bizi rahat bırakır. Bu konuyu başka bir makaleye bırakarak TC’ nin aktuel cümlesine geçiyorum.

Türkiye’ yi zor günler bekliyor, cümlesi neredeyse sağdan sola, islamistinden liberalina kadar bütün yazar- çizer takımının, dönem dönem Türkiyeci Kürt etiketli yazar-çizerinde üzerinde kafa yorduğu güncel bir cümledir. ‘’Türkiye bugün elini çabuk tutmazsa yarın çok geç olacaktır.’’ Bu iki cümle Tüm Türkiye’ nin üzerinde kara kara düşündüğü ama bu sorunun çözümü için adım atmadığı bir dönem yaşıyoruz. Biliyoruz ki TC ve Türk insanın kara kara düşünce sorun ve gelimeler, Kurdistan ve Kürt insanın lehine ve onu mutlu edecek bir gelişmedır.

Nasıl ki, Ahmet Altan Kurdistan’ da öldürülen bir işgalcı Türk askeri için içi kan ağlayıp bir Kürt seviniyorsa ; en alt ve en uc noktada Kürt ve Türk insanın sevinç ve üzüntülerinin çok farklı bir noktaya ulaştığının bariz bir örneğidır. Kürt ve Türk insanı farklı düşünce ve ruh haline sahip ve bu farklılığın gittikçe derinleşmesinden dolayı ki, Türk ve Türkiyeci Kürt etiketli insanlar birlikte bir koro şeklinde ‘’ Türkiye’ yi zor Günleri Bekliyor’’ diye haykırıyor.

Kendi ülkesinin özgürlük bağımsızlığını düşünen, özgür ve bağımsız aileler topluluğu içersinde onurlu bir şekilde yer almak isteyen bir bireyin düşmanının yada açık bir adla TC’ nin zor günler geçirmesinden başka ne isteyebilir ki?

Bu bir savaştır Büyük Kürt filozofu-Kürt Peygamberi Zerdüşt’ ün dediği gibi Aydınlıkla karanlık, özgürlükle kölelik arasındaki şavasın galibi Aydınlık ve özgürlüğün zafer kazanabilmesi için karanlık ve köleci sistemin zayıf düşmesi gerekmiyor mu? Kürt halkı ile TC arasındaki savaş özgürlük ve kölelik savaşıdır, özgürlük isteyenlerin, dü
şmanların zayıf düşmesini istemesinden doğal ne olabilir ki?

Evet, çember daraliyor ve TC’ nin Suriye’ de bir koyup üç alma planlarının düya düşme ihtimali karşısında Türk yazar çizer takımının, TC’ nin hangi sorunla karşı karşıya kalacağının yani bağımsız Kurdistan olgusunun rüya olmaktan çıkıp realiteye dönüşeceğini sinyalini vermektedir. Türkiye’ yi zor günler bekliyor demekteki kasıt budur. Bağımsız birleşik Kurdistan ihtimalının doğması onları panikletiyor.

Pandoranın kutusu açılmış ortadoğu ve özellikle de Türkiyedeki bütün pislikler ortaya saçılmıştır. Ne Kurdistani örgüt ve partilerin dağılmasına önayak olup sessiz sedasız bir köşeye çekilenler ne de Türk basının da boy gösteren Kürt orginli insanlar TC’ nin uğrayacağı akibetin önüne geçebilirler.

Türkiye’yi zor günler bekliyor diye çığlık atanlara karşılık bende Özgür bağımsız birleşik ve demokratik Kurdistan’ ın kurulması yakınlaşıyor diye sevinç çığlıkları atıyorum......

Rojhat Badikî

St. Luck

03. 09. 2012

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.