Siyaset

Türkiyelileşmeye Bir İki………..1

Rojhat Badikî · 19.11.2009 · 2 görüntülenme

Sömürgeci Türk devlet yetkilileri tarafından ’’Kürt açılımı-Demokratik açılım-Milli Birlik Açılımı’’ etrafında başlatılan tartışmalara, Kürt kesiminden geniş bir kesimin katılması dikkat çekicidır. Tartışmaya katılan Kürt kesiminin yıllarca ’’ Yurtsever-Milliyetçilik’’ kavramlarını kullanıp hakkını sadece kendilerinde görme iddiaları, Ordu ve AKP tarafından piyasaya sürülen ’’ Açılım’’ senaryosuyla duvara toslamıştır. Bu kesimlerin, Kürt-Kurdistan, Yurtseverlik-Milliyetçilik iddialarının nekadar soyut olduğu, bu kayramların sorumluluğunun ne olduğu konusundaki samimiyetleri ’’Açılım’’ safsataları karşısında dumura uğramıştır.Kurdistan’ ın kuzeyinde, Güney Kurdistan önderliği ve Diasporada yaşayan Kürtlerin ( Yazar-Çizer takımı!) büyük oranda ’’ Açılıma’’ destek vermeleri, yıllardır bilinç altında muhafaza ettikleri ’’ Türkiyelilik’’ düşlerinin dışa vurumudur. Kurdistan ulusal bağımsız mücadelesinin temel dinamiklerinin parçalanmış, dağınık-örgütsüzlüğü, Güney Kurdistan önderliğinin ’’ küçük bir köye muhtar olma sevdası’’ Halkımızın yaşadığı travma ile birleşince, Türkiyelilik tutkusu TürkKürtlerinin dizginsizce ortalığa savrulmasına neden olmuştur. Bu duruş ile 40 milyonu aşan bir nüfus potansiyeline sahip olan bir ulusun, neden kendi topraklarında ’’ Köle’’ olarak yaşadığının açık bir resmidır. Sömürgeci Türk devletinin yaratmak istediği işbirlikçilik mekanizması ile Bağimsizlikçi Kürt potansiyeli ve uluslararası komuoyuna pozitif mesajlar vermeyi amaçlamaktadır. AKP ve Ordu,MGK çatısı altında uzun vadede oluşturacağı işbirlikçi Kürt kesimi ile Katliam ve soykırımlarla yapamadığını, bu kesimlerle ittifak! yaparak amaçlarına ulaşmayı hedeflemektedir. AKP ve TSK konseptli ’’ Komedyasında yer alan Kürt kesimi, olay ve olguları bilinçli bir şekilde çarpıtıp manipüle ederek Sömürgecilerin Kurdistana yönlik girişimlerinde pastadan pay kapma histerisine kapılmışlardır.Geniş bir kesimin desteklediği, AKP-TSK konseptli ’’ Açlılım ’’ projesi baz alındığında, Saddam ve Hümeyni rejiminin Kürtlere sunduğu yasal çerçeveler ’’ Açılım’’( Asimilasyon-Türkleştirme projesi) projesini kat be kat aşmakta. Açılımı destekleyen Kürt parti, örgüt, aydın, yazar-çizer takımı bu konuda, ikiyüzlü davranmaktadırlar, Tarihsel rol olarakta Diyarbakırlı hemşerilerim Prinçizadelerle ayni pozisyondadırlar. Saddam ve Hümeyni rejimleri resmi ve yasal bir çerçevede, Kürtleri ayrı bir halk ve Kürtlerin yaşadığı coğrafyayası Kurdistan olarak nitelendirirken, AKP-TSK tek bayrak, tek dil, tek millet….vs net bir şekilde ortaya koyup Kürtlerin Türklüğün bir alt Kültürü olduğunda ısrar etmektedirler. Hümeyni rejimi Sanandaj’i ( Sinê) Doğu Kurdistan’ ın başkenti Saddam rejimi de Arbil ( Hewlêr ) Güney Kurdistan’ ın başkenti yapmıştı.Bu baylarımız, Bu gelişmeleri bilmelerine rağmen Milliyetçilik-Yurtseverlik bayrağına sahte bir duruşla sarılarak Türkiyeliliği bir kurtuluş ve Bağımsız Birleşik Kurdistan şiarından taviz vermeyenleri, Kürt-Kurdistan sorunun çözümü önünde engel olarak lanse ediyorlar. Bağımsız Kurdistan şiarından taviz vermeyenler, ellerindeki çok sınırlı imkan ve olanaklarla TC ve İşbirlikçi Kürt kesimlerinin maskelerini, Türkiyecilik hayallerini yıkmaya, maskelerini kararlı olmaları, onları hırçınlaştırmaktadır.Kürt ve Türk tarihsel ilişki bağları, köle-efendi, sömürge ve sömürgecilik ilişkisidır, Bin yıla yaklaşan bu ilişki, Kürtlerin soykırım, zulm, talan-yağma, ırzına geçilme, sürgün ve asimilasyon tarihidır. Nowşirvan Mustafa’ nın Yazdığı ’’ Kurd u Acem ’’ adlı araştırma kitabında, Türk kökenli Şah İsmail’ ın Kürtlere yaptığı işkence ve zulumlerın eşine yeryüzünde raslanılmadığını belirtiyor. Alparslan’ dan başlayıp Osmanlı Padişahları, Atatürk ve ardılları ile devam eden Kürt Yurdunu Türkleştirme sürecinde Kürt halkına yapılanları Türkiyelileşme ile fitleştirmek isteyenlerin maskeleri düşürülmeli ki, Sömürgeci TC’ nin, Kurdistan’ da yaratmak istediği işbirlikçi kurum ve kuruluşlara geçit verilmesin. Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesinde, işbirlikçi kesimlerin etki alanları sınırlandırılmadıkça, Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesi sürekli tökezleyip, içbirlikçi ve Sömürgeci kurum-kuruluşların serpilmelerinin önüne geçilemez. Bu bayların görev ve konumları, TC’ nin Kurdistan halkına, coğrafyasına yaptıklarını şirinleştirmek, Kürt ulusal benliğini yok etmektir. Yurseverlik, Milliyetçilik; şiarı, Sömürgeci devletler ve onların kurum-kuruluşlarına karşı tavizsiz bir duruşken, Kurdistan’ da ise tersi bir rota izlemesi düşündürücüdür.Ne oldu da, hangi koşul ve şartlar değiştide, Milliyetçi! Baylarımız ve TC ayni kulvarda futursuzca kucaklaşmak için can atmaktadırlar.....Devam edecek.Rojhat Badikî

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.