BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Türkiye'de şimdi anti Amerikancı bir rüzgar esmekte, öyle bir rüzgar ki, sağcısı,
solcusu, dincisi, demokratı, ama herkes bir biçimde ABD aleyhtarı bir rol
üstlenmeye çalışıyor.
ABD'nin Ortadoğu'ya müdahalesi, herkesin çıkarını belli oranlarda zorlayıp, ayrı
grupları ortak noktalarda birleştiriyor. 'Ülkücülür' ile 'komünistler' ABD'ye karşı aynı
sloganı kullanıyor.
Ama tüm bunların arasında dikkate değer bir durum var. Kürtler, yukarıda
saydıklarım arasında fazlaca yer almıyor.
Şimdi Kürtler arasında herkesin birbirine sorduğu soru şu; "Irak'taki gelişmeler için
ne diyorsun, Kürt devletine nasıl bakıyorsun?"
Yani şöyle bir soru Türkiye'deki Kürtlerin gündeminde yok; "ABD'yi Ortadoğu'dan
sökmek için nasıl bir plan yapmalı, bu gücü nasıl kovmalı?"
Yine de özellikle, DEHAP etrafında kümelenen elit bir kesim, ABD aleyhtarlığını
Kürtlere de dayatıyor. Ancak, DEHAP da bu konuda ikiye bölünmüş durumda.
Üstelik ikiye bölünen kısmın en güçlü olanı Irak'taki Kürdistan'dan yana tavır alıyor.
Halk ise, ABD destekli de olsa bir Kürdistan'dan yana olduğunu eski DEP'lilerin
başını çektiği Demokratik Toplum Hareketi'nin son günlerde düzenlediği
toplantılarda açıkça dile getirdi.
Bir çok aydın, hareketin bir Irak politikasının olması gerektiğini, çünkü halkın yüzünü
Irak Kürtlerine döndürdüğünü söyledi.
Türkiye'de sistem yanlılarının ABD'ye karşı tavır almasına anlam vermek pek zor
olmuyor, onların amacı kendi toprak bütünlüklerini korumak, ancak toprak
kaybetme gibi bir dertleri bulunmayan Kürtlerin ABD aleyhtarları arasına çekilmesi
oldukça garip karşılanıyor.
Bu nedenle de, partileşme çalışması yürüten DTH'lileri sıkıntılı günler bekliyor.
Herkesin ABD aleyhtarı olduğu Türkiye'de Kürtlerin ortada bir siyaset yüretecek
örgütlü bir yapılarının olmaması ise ayrı bir eksiklik.
Gelinen noktada, bu konuda çok ciddi bir arayış var. Toplum adeta böyle bir
oluşumu dayatıyor. ABD'nin, Kürtlerin aleyhine bir yapılanmaya yol açmadığı sık sık
tartışılıyor halk arasında. Ancak, bunu siyasi arenaya taşıyacak bir öncü güç
bulunamıyor.
Türkiye, İran, Irak ve Suriye'de çıkar çevrelerinin ABD, dolayısıyla dünya
emperyalizmi ile olan çatışmasından yararlanması gerekn Kürtler, öyle görünüyor
ki, tarihinin en büyük örgütsüzlüğünü yaşıyor.
Birinci ve ikinci dünya savaşlarından yararlanamayan Kürtleri, içine girilen kararsız,
muğlak ve ürkek tutum nedeniyle gelecekte de zor günler bekliyor.
İran, Türkiye ve Suriye Kürtleri'nin içine girdiği sessizlik, Irak Kürtleri'nin
pozisyonunu da zorlayacak gibi.
Dünyada bir çok çevre ve aydın kesim şimdi bu tehlikeye dikkat çekiyor.
Bir başka anlatımla dünyada herkes ABD aleyhtarı olsa da, Kürtlerin kendi
çıkarlarından yana olmaları gerektiği günler yaşanıyor..
19 Şubat 2005
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.