Siyaset

Türkiye ve ABD şimdilik barıştı

Simon Tisdall · 19.12.2007 · 2 görüntülenme

Türkiye ve ABD şimdilik barıştı

Türkiye'nin Kuzey Irak'a müdahalesi, yıl boyunca gerginlik yaşayan Türkiye ve ABD'nin öpüşüp barıştığını temsil ediyor. İki ülkenin PKK'ya dair anlaşmasının uzun vadeli olup olmayacağı, Türkiye'nin PKK isyanını sonlandırmak için ekonomik ve yasal araçları devreye sokmasına bağlı  Türkiye'nin hayli gürültülü geçen yılı, Irak ve İran sınırlarının kesiştiği bölgede bulunan ücra Kandil dağlarında münasip bir sona doğru yaklaşıyor. Bu hafta sonu PKK'lı Kürt ayrılıkçıları hedef alan hava saldırıları, ABD'nin Bağdat'ı ele geçirmesinden bu yana Türkiye'nin gerçekleştirdiği en büyük müdahaleydi. Fakat müdahalenin askeri olmaktan ziyade siyasi önemi var. Bu, Washington'la Ankara'nın tekrar öpüşüp barıştığı anı ifade ediyor. PKK'nın Türkiye'nin güneydoğusuna düzenlediği saldırılar için kalkış noktası olarak kullandığı Kuzey Irak kampları nedeniyle Türkiye-ABD gerilimi bütün bir yıl boyunca tırmandı. Geçen hafta Türk Savunma Bakanı Vecdi Gönül, açıkça uyarıyor ve PKK'nın son dört yılda Irak'ın Kürt bölgelerindeki varlığını 'ciddi biçimde sağlamlaştırdığından' yakınıyordu. ABD ve Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'ndeki müttefikleri bunu önlemek için yeterli çaba göstermiyordu. Ermeni tasarısı son nokta gibiydi Gönül şu ifadeleri kullanıyordu: "Öldürülen kurbanların, sivillerin ve güvenlik güçlerinin sayısında muazzam bir artış var. Bu yıl 140 kişi öldürüldü. Terörist saldırıların başlatılması için Irak'ın kullanılmasına müsamaha göstermeyeceğiz. Gereken tüm araçları kullanacağız... Fakat bu bir işgal olmayacak. Bölge yönetimini hedef almıyoruz. Tek amacımız PKK varlığına son vermek." Türk yetkililer kapalı kapılar ardında ABD'nin PKK'nın üzerine gitmekteki gönülsüzlüğünü, kardeş örgütü olan ve kuzeybatı İran'daki Kürt bölgeleri için savaşan Kürdistan Özgür Yaşam Partisi'ne (PJAK) verdiği örtülü desteğe bağlıyorlardı. Bu destek, ABD'nin İran'ın Irak'a burnunu sokmasını önlemek ve Tahran'daki sertlik yanlılarını istikrarsızlaştırmak yönündeki daha geniş çaplı çabasının bir parçası olarak görülüyordu. Amerikalı bir kaynak şunları söylüyordu: "Bazen ABD'nin PKK'yı niye İran'ın üzerine salmadığını merak ediyoruz. Bush yönetimi İran'ı istikrarsızlaştırmak için Kongre'den 95 milyon dolar ödenek aldı. PJAK bunun parçası olabilir. ABD'den gelecek para, silah, eğitim gibi alanların hiçbirinde PKK'nın PJAK'tan farkı yok aslında." Ilımlı İslamcı AKP'nin cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimdeki bölünmeye yol açan zaferleri, kamuoyunun rekor düzeydeki Amerikan karşıtlığı ve insan haklarına dair sürekli eleştirilere duyulan öfke, Türkiye-ABD ilişkilerinin daha da gerilmesine yol açtı. Fakat Kongre'nin Türkiye'yi 1. Dünya Savaşı'nda Ermenilere soykırım yaptığı gerekçesiyle kınayan bir tasarıyı gündemine alması, ABD'yle NATO müttefiki arasındaki ilişkileri kesin kopuşun eşiğine getirdi.Üst düzey bir Türk diplomata kulak verelim: "Demokratlar ateşle oynadıklarını nihayet anladı. Türkiye'yi 'kaybetme' tehlikesiyle yüz yüze geldiler." Diplomata göre, tasarı Beyaz Saray ve Türk hükümetinin yoğun lobi faaliyeti sonucu fiilen rafa kaldırıldığında atmosfer de hissedilir biçimde değişti. ABD'nin Irak'taki güçlerinin başkomutanı General David Petraeus da dahil, üst düzey generaller bu sonbaharda Ankara'ya gönderildi. Bir dizi üst düzey görüşmede PKK sorunu ele alındı. Ve Türkler PKK saldırılarının aniden, ciddi biçimde azaldığını tespit etti. Bir yetkili, ABD'nin adeta 'Iraklı Kürt liderler Mesud Barzani ve Celal Talabani'nin kulağını çektiğine' dikkat çekiyordu. Bu yeni yaklaşım geçen ay Beyaz Saray'da Başbakan Erdoğan'la ABD Başkanı Bush arasındaki görüşmede doruğa çıktı. Türkiye'nin geniş çaplı kara harekâtından (ki Irak hükümeti bunun kabul edilemez olduğunu söylüyordu) geri durması karşılığında ABD, Ankara'yla PKK faaliyetlerinin engellenmesi konusunda daha aktif işbirliği sözü verdi. Türk diplomata göre bu noktadan sonra gerilim hatırı sayılır ölçüde yatıştı: "Türkiye'nin askeri müdahalesine yeşil ışık yoktu. Fakat daha iyi bilgi ve istihbarat paylaşımı vardı." Hava saldırılarının arifesinde resmi Amerikan açıklamaları çok dikkatli ifadeler içeriyordu. Ankara'daki bir ABD diplomatı, "Herhangi bir kararı onaylamadık. Onaylamak bizim işimiz değil. Ancak olaydan önce bilgilendirildik" diyordu. AKP konumunu güçlendirdi Türk Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt daha açıksözlü konuşuyordu: "Amerika istihbarat verdi. Fakat daha önemlisi ABD, Irak hava sahasını bize açtı. Irak hava sahasını açmakla Amerika bu operasyona onay vermiş oldu." Saldırıları kınayan Kürt Bölgesel Yönetimi lideri Barzani de, bunun ABD'nin 'dolaylı onayı'nın yokluğunda gerçekleşemeyeceğine dikkat çekiyordu. Anlaşmanın uzun vadeli olup olmayacağı, Türkiye'nin PKK isyanını sona erdirmek için ekonomik ve yasal araçları (sözgelimi sınırlı bir af) devreye eşzamanlı sokmasına bağlı olabilir. Türkiye askeri kozu çok fazla oynarsa, ABD'yle bu yeni hassas anlaşma sarsılabilir. Fakat hafta sonu yaşananlardan sonra Türkiye ve ABD, Irak krizi başladığından beri hiç olmadığı kadar yakınlaştı. Ve Erdoğan ve AKP, harekete geçilmesi yönündeki kamuoyu baskısına riayet edip rahatsızlık içindeki ordunun dizginlerini boşaltarak ülkedeki konumunu ciddi ölçüde güçlendirdi. (17 Aralık 2007)  Radikal

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.