BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle NATO'nun rolünün değişip Türkiye'ye ihtiyaç azalınca Türk-Amerikan ilişkilerinde altın dönem sona ermişti. Son Irak savaşında, eski günlerin geride kaldığı kesinlik kazandı.
Artık bir zamanlar her planda ortak olmuş iki ülkenin ilişkilerini gözden geçirme zamanı gelmişti. Nitekim ABD'nin Irak'ı işgal edip Türkiye sınırında siyasi ve askeri varlık elde etmesiyle çıkarlar çatışmaya başladı.
İlişkilerde eski düzeye dönüşün imkânsızlığı ile ilişkileri yeniden gözden geçirmenin zorunluluğu arasında Erdoğan'ın son Washington ziyareti gerçekleşti. Her ne kadar Erdoğan Bush'la görüşmesi sonrası olumlu konuşup stratejik ilişkilere vurgu yapsa da yüzeysel çizgiler içinde kaldı. Kürt sorunu ve Irak'la ilişkilerden Türkiye'nin Ortadoğu'daki rolüne kadar birçok konudaki bakış açılarının farklılığı nedeniyle ayrıntılara giremedi.
Bush ise görüşmeden kârlı çıktı. Zira bir yandan Türkiye'yi ABD ile yakınlaşmaya zorlamıştı, diğer yandan Ankara'ya istediği kazanımları ve güçlü güvenceleri sunmamıştı. Özellikle de Türklerin uzun vadede de olsa devlet kurmalarından çekindiği Kürtler konusunda...
NATO'nun rolünün değişmesi sonrası ilişkilerin gerilemesi ve ile Irak savaşı ve sonrasında Washington'la görüş ayrılıklarının belirmesi arasında gerilen Türkiye'nin stratejik kişiliğinde sarsıntı yaşadığı ortada. Türkiye şu süreçte çıkarlardaki ayrıntıların farklılığı nedeniyle ne Batılı olabilir ne AB'ye üyelik konusunda karşılaştığı engeller nedeniyle ABD ile AB'nin kesişme noktası ne de bölgedeki Amerikan işgali gölgesinde bir İslam ve Ortadoğu ülkesi. Zira ABD bölgesel role her ülkenin Amerikan projesindeki görevi açısından bakmakta.
Açık ve sabit bir stratejik kişilik geliştirmediği müddetçe Türkiye'nin konumu değişkenlik gösterecek. Türkiye Ortadoğu'da kendi çıkarlarına zarar vermeksizin ABD'nin çıkarlarına yarayacak biçimde rol üstlenebilir. Bu, zaman alacak ama işaretleri şimdiden var. (Katar gazetesi Vatan, 14 Haziran 2005)
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.