BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
FARUK HACI MUSTAFA · 04.08.2006 · 2 görüntülenme
Türkiye ve İsrail, istikrar istemiyormuş gibi davranıyor. Türkiye'nin Kuzey Irak'a saldırı ihtimali üzerinde durması bunu gösteriyor İsrail'in Lübnan'a açtığı ve Türkiye'nin Kürtlere karşı açmayı düşündüğü savaşlar, Amerikalı tarihçi Bernard Lewis'in düşüncesini boşa çıkardı. Lewis 'Ortadoğu'nun Geleceği' kitabında, Ortadoğu'da Türkiye ve İsrail gibi iki demokratik devlet bulunduğunu ifade ediyordu. Bu iki ülke de laikti, ikisinde de meclisler vardı ve seçimler yapılıyordu. Fakat, Lewis'in beklemediği, bu iki devletin de bölgeyi canlandırmak ve istikrara katkıda bulunmak yerine bir gün bölge halklarına savaş açacak olmalarıydı. Belki de bu iki ülke, demokrasiye giden yolun savaş sahasından geçtiği kanaatinde. Türkiye yıllardır Kürtlerle savaşıyor, İsrail de yedinci savaşını bu kez Lübnan'a açtı. Kürtler savaşa doydu Herkes bölgenin istikrara kavuşmasını istiyormuş gibi görünüyor ama yine de istikrarsızlığa destek veriliyor. Herkes Lübnan için barış istiyor ancak kendi topraklarında yaşananlar karşısındaki sorumluluklarından bile kaçıyorlar. Belki de bu ahlâk, Türkiye'nin birkaç gün sonra Kürt topraklarına savaş açmasıyla bizzat hayata geçirilecek. Bu vesileyle ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice'a soruyoruz: PKK'nın tasfiyesi de 'yeni Ortadoğu projesi' kapsamına giriyor mu? Öte yandan, Irak Kürtleri savaşa doydukları için kendilerine karşı yeni bir savaş açılmamasına çalışıyor; şu günlerde PKK liderlerini Kandil Dağ'ından gitmeye ikna etmek için görüşmeler yapıyorlar. Çünkü Kürtlerde şöyle bir kanaat oluştu: Iraklı Kürtlerin kazanımlarını korumak, bütün Kürtlerin sorumluluğu. Kürtler bugün, 'Türkiye'nin eline sadece Kürt değil, güneydeki Şii federasyonu projesini ve federasyon kültürünü başarısız kılma gerekçesi vermemeliyiz' düşüncesi üzerinde hemfikir. Lewis'in Türkiye'nin Ortadoğu'daki tek 'demokratik' devlet olduğu savı hâlâ geçerliyse, Ankara'nın federasyon konusu üzerinde dikkatle durması gerek. Bütün hukukçular federasyonun demokrasiyle gerçekleştirildiğini bilir. Irak izni Lübnan'ı kabul ettirdi Peki Irak'taki nasıl bir demokrasi ki istikrarsız bir çevrede inşa ediliyor? İsrail'in demokrasisi Lübnan'daki masumlara çılgın bir savaş açmaya, Türkiye'ninki de uluslararası güce katılarak Lübnan'ı İsrail saldırısından korumaya izin mi veriyor? Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Türkiye'nin Lübnan'a muhtemelen yollanacak uluslararası barış gücüne katılmaya hazır olduğunu resmen açıkladı. Türkiye, Irak Kürdistanı'ndaki PKK'lıları abluka altına almasına Washington'ın onay vermesi sonrası, Lübnan'a gitmeye doğal olarak yeşil ışık yaktı. Güney Lübnan'a yollanacak uluslararası güç ve PKK konusunda Ankara'yla Washington arasında pazarlıkların devam ettiği herkesin malumu. Geriye şunu söylemek kalıyor: Demokrasinin yayılmasını isteyen bir devlet, öncelikle diyalog yoluyla çözüm aramalı. Savaşın yıkımları üzerine demokrasi inşa etmek mümkün değil. Zira, ortada sorunların çözümü için başka yollar varken savaş istenmez.(Bahreyn gazetesi Vasat, 2 Ağustos 2006)
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.