BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Martina Döring · 08.03.2006 · 2 görüntülenme
Türkiye haklı çıktı. Ankara'daki hükümet, Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonra komşu ülke Irak'ın parçalanacağı konusunda ABD'yi uyarmış, etnik, dini ve siyasi tezatlıkların derinliğine işaret etmişti Ankara er ya da geç Kuzey Irak'ta bağımsız bir Kürt devleti oluşacağından kaygılanıyor. Savaş sona erdiğinden beri Irak'ın kuzeydeki üç Kürt vilayeti mükemmel biçimde gelişiyor. 1991'de elde ettikleri özerklik statüsünü ve Bağdat'taki iktidarsız merkezi hükümetten bağımsızlığı güvenceye alabildiler. Irak'ın diğer kesimlerinden farklı olarak hayli güvenli bölgelerinde işadamları, örgütler ve yabancı yatırımcılar için çekim gücüne sahipler. Ekonomide patlama yaşanıyor. 15 bin Kürt milisi silah altında olup geleceğin bağımsız Kürdistan'ının ordusunu oluşturmaya hazır. Halk, bağımsızlıkta kararlı. Türkiye'de yaşayan kardeşlerinin Iraklı Kürtleri kendilerine örnek almaları ise sadece bir zaman meselesi. Türkiye'yi tehdit eden bela şimdiden belirginleşiyor. Anadolu'da çatışmalar yaşanıyor, turizm bölgelerine ve Türkiye'nin diğer hassas noktalarına saldırılar düzenleniyor. Geniş ölçüde özerk bir Kürt bölgesi bile Ankara için sorun. Topraklarında petrol kaynaklarına sahip bağımsız bir Kürt devleti ise bir felaket. Böyle bir devlet iyi bir ekonomi partneri olmayacağı gibi, petrol fiyatlarının belirlenmesinde söz hakkı olacağı için, güçlü Türkiye'yi muhtaç ülke konumuna düşürür. Komşu ülkenin parçalanması ve akabinde çıkabilecek bir iç savaşın Türkiye'nin başına açabileceği diğer sorunlar da daha az tehdit edici değil. Böyle bir durumda daha çok mülteci gelecek, Bağdat'a giden ticari yollar tehlikeye girecek. AB üye adayı Türkiye, kendisini dikkatle izleyen AB devletlerinin bakışları altında ne kabaca müdahale edebilecek ne de isyanları acımasızca bastırabilecek. Erdoğan çözüm arayışında Caferi ile iyi bir ortak bulmuş durumda. Irak başbakanı bir milliyetçi ve bu makamda, Irak bir bütün olarak var olduğu sürece bulunacak. Peki ya Sadr? Kendi gücüyle yükselen ve şimdi Bağdat'ta 'Arap olmayan Şiilerin' nüfuzunu teşhir eden Sadr'ın hoşuna gitmiyor. Sadr, müttefik arıyor ve buluyor: Amerikalılar, Suriyeliler, Suudiler, Ürdünlüler, hatta Iraklı Sünniler ve de şimdi Türkler nezdinde bile. Berliner Zeitung Alman gazetesi, 1 Mart 2006)
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.