BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Bawer · 14.01.2007 · 2 görüntülenme
Osmanlı zorbaları kılıç kuşanıp Mezopotamya'da ve Arap çöllerinde at sırtında halkları boğazlarken, kadılar, göstermelik mahkeme salonlarında padişah namına adalet dağıtıyorlardı. Öyle bir adalet ki, 600 yıl boyunca bir çok ulusun kaderine hükmetmek, insanların alın terini ve emeğini sömürmek yetmediği gibi, bir buçuk milyon Ermeni'yi, bir o kadar da Kürdü katledecek kadar nefret, kin ve intikam içerikliydi.Osmanlı'nın yıkılışından sonra kadı adaletinin yerini 'Kemalist adalet' aldı. Avrupa ve Lenin'in de desteği ile korsanca kurulan 'Türkiye' adlı devlette, mahkeme duvarlarına 'Adalet Mülkün Temelidir' diye yazdıran Atatürk öncülüğünde Osmanlı torunu Türkler, aynı kin ve nefret duygularıyla halkları boğazlamaya devam etti. Atatürk, üvey kızına dahi Kürtleri bombalattı, çoluk çocuk, kadın, yaşlı ayrımı yapmadan kurşuna dizdirdi, liderlerini bir bir darağacında sallandırdı.Kore'de, insan kanı dökmenin karşılığında NATO'ya kapağı atan Türkler, dünyaya meydan okuyan bir tavırla 80 yıldan fazla bir süre ortalıkta dolanıp durdu. Kore'de kendilerini kahraman belleyip zıvanadan çıkan Türkler, Kürtleri katliamlardan geçirdikten sonra, tarih boyunca düşman ilan ettikleri Rumların Kıbrıs'ını da işgal etti. Burada sahte bir devlet ilan eden Türklere dünya, düne kadar ses çıkarmadı. Ama dün, ABD Türklere soğuk duş etkisi yapan bir 'dur' ihtarı çekti. 'Siz artık çok oldunuz, bu gezegende Kürtler de var' dedi. Üstelik, 'terörist' listesine aldığı PKK'den, 'İşçi Partisi' diye söz etti. Şimdi, "ABD'nin bu tavrı çok şey midir? Türkiye'nin eli kolu bağlı mıdır? Osmanlı torunluğu, at sırtında kelle avcılığı nerelerde kaldı? Bir Türk dünyaya bedel değil miydi?" diye soran çıkmayacak mı? Böyle soranlar çook çıkacak, çıkıyorda. Hatta Türklerin yalan torbası Laz Başbakanı, Arapların damadı Tayyip bile, ABD'ye okkalı bir Osmanlı 'fırçası' çekti de Ortadoğu neredeyse yerinden oynadı! Basında izlemişsinizdir, "Heyyy ABD, sen Irak'ta ne arıyorsun?!' diye verip veriştirdi. Galiba 3 yıl sonra aklına gelebildi ki, bu soruyu sorabildi. Tabi ki, sineğin vızıltısı kanadını geçmedi.Ne var ki, Türkler de çok iyi biliyor ki, Ernest Hemingway 'Çanlar Kimin İçin Çalıyor' kitabını boşuna yazmamış! Çanlar, 2007 yılına girerken, yavaş yavaş değil, çok hızlı ve sert bir şekilde Türk sömürgeciler için çalıyor. Demirel bile Türkiye'nin uçurumun ucunda olduğunu kabul ediyor. MİT, dağılmak üzere olduklarını söylüyor. Ama Tayyip, ayağına basılmışcasına bağırıyor da bağırıyor. O bağırsın, ama bin yıl sonra bile olsa, bunca sömürüyü ve adaletsizliği sabırla göğüsleyen Kürtler, makus talihini yenmek üzereler. Bu saatten sonra ne ABD'nin, ne de başka bir büyük gücün Kürtleri yüzüstü bırakması ya da arkadan vurması beklenemez. Beklenmemeli, ihtimal dahi verilmemeli. İnsanlık Kürdistan sınırında, bir kez daha yerin dibine batmamalı.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.