Siyaset

Türkiye Barışını Arıyor, Kürdistan'a Savaş Açıyor

Ali Avþar · 20.01.2007 · 1 görüntülenme

 ABD ve mütefikleri Irak'a müdahale ve işgal planları yaptığı sırada Dünya'nın her tarafında olduğu gibi Türkiye'de de bu savaşa karşı protesto eylemleri çok büyük ilgi görüyordu. Her toplantıya, mitinge binlerce, onbinlerce insan katılıyordu. Her gün Türkiye'de onlarca savaş karşıtı eylem yapılıyor, ABD ve mütefiklerinin Irak’a müdahale etmelerine karşı çıkılıyordu. Dışarıdan bakan biri de bu ülkede azımsanmıyacak bir barışsever kitlesi olduğuna inanırdı. Hatta bir çok çevre de buna inanmıştı. Kimler barışsever olmamıştı ki. Sağcısı solcusu, liberali, sosyaldemokratı, şeriatçısı, laiki, koministi, sosyalisti, tüm partiler, sendikalar, dernekler, hatta T.C. devletinin kendisi ve daha bir çok kurum ve kuruluş barışsever olmuşlardı. Bu, tabii ki kötü bir şey değildi. Dünya´da insanların barışsever olmaları kadar olumlu ve sevindirici bir şey olamazdı. Ancak bu gerçek bir barışseverlik olduğunda sevindirici olurdu. Çıkarlarınıza uygun düşerse barışsever, düşmezse sus pus olmak, hatta o savaşı desteklemek barışseverlik değildir.Tabii ki barışseverlerin hepsini aynı kefeye koymuyorum. Onların içinde sayıları az da olsa gerçekten barışsever insanlar var, ve bu barışsever insanların önünde saygıyla eğiliyorum. Ama şu da bir gerçek ki, Türkiye´deki barışseverler yalnızca devletlerinin çıkarlarına uygun hareket ediyorlar. Eğer devletlerinin bir yerlere itirazı varsa onlarında bir itirazı oluyor, yoksa onların da bir itirazı olmuyor. Son yıllar da gelişen bir çok olay da, çok iyi anlaşıldı ki bu barışseverler, aslında devletlerini ve devletlerinin politikalarını sevenlerdir.Bu barışseverlerin ne kadar barışsever olduğunu anlamak için yalnızca bir örnek verelim. T.C. devleti, Kandil dağını bahane ederek yaklaşık 6-7 aydır 250.000 askeri ile Irak'ın sınırına oturmuş, savaş tamtamları çalmakta, Federal Irak sınırları içinde olan Federal Kurdistan'a savaş açacağını, işgal edeceğini, Kerkük'e kadar gidip Türkiye´nin haklarını, ulusal güvenliğini koruyacağını falan söyleyerek savaşa hazırlanıyor. Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı, Meçlis Başkanı, Başbakan, MİT Müsteşarı, Dışişleri Bakanı kısacası devletin tüm yetkilileri defalarca savaş çağrısı yaptılar, yapıyorlar. Son günlerde bu savaş çığırtkanlarının sesi daha da yüksek çıkmaktadır. Ama bizim barışseverlerimizin sesi soluğu duyulmamaktadır. Neden? Çünkü bu barışseverlerin devleti savaş istiyor da ondan. Hem onların devletinin savaş açtığı yerde ne Çeçen kardeşleri, ne Balkanlar'daki Müslüman din kardeşleri, ne de Baas rejimi gibi korumak istedikleri bir rejim var. Kandil dağındakiler de, Hewlêr´dekiler de Kürttürler. Onlar için de bir şey yapmaya gerek yoktur. Onlar zaten bunu haketmişlerdir; kökleri kazılmalı.En dikkat çekici olan da bu barışseverlerin içinde sözde kendini sol, sosyalist, demokrat kominist falan sayanların durumudur. Nerede o Saddam'a kalkan olan "canlı kalkanlar“? Bu barışsever canlı kalkanların Kürtlere kalkan olmak bir yana bir bildiri ile bile bu savaşa karşı çıkmadıkları meydanda dır. Bu barışseverlere sesleniyorum: Hadi şu "Kuzey Iraklı“ "ilkel milliyetçi“ Kürtleri bir yana bırakalım; hiç olmazsa ekmeğini yediğiniz, sayelerinde mitingler düzenleyebildiğiniz, sırtlarından politik rant elde ettiğiniz, sosyalistlik-koministlik yaptıgınız gözü yaşlı, yüreği yanmış Kürt annelerinin çocuklarının da bulunduğu Kandil dağına yönelik olan savaşa karşı sokağa çıkın da, o anneler sizde olan haklarını helal etsinler. Zaten 25 yıldır Kürt halkına karşı süren kirli savaşa yalnızca Kürt anneleri karşı çıktılar, barış istediler. Sözüm ona barışsever geçinen bu sol, sosyalist, kominist, demokrat ve de marksistler 25 yılda Kürt annelerine destek olacak tek bir Türk annesi bile kazanamadılar.Evet Türkiye barışını arıyor, ama Kürdistan´a da savaş açıyor. Bu savaşa da Türk ve Türkiyeli olanlar ile, kendini sol, sosyalist, kominist, demokrat gören Türk solu karşı çıkmıyor. Neden? Cevabını ısrarla Kürtlerin birliğinden kaçan ve bu çevrelerle türkiyelileşerek kardeşleşen "Demokratik Cumhuriyetçi“ Kürtler versin. Bir de, Türkiye ye barış arayanların bu savaşa karşı takınacakları tavrı ve yapacakları eylemleri doğrusu merak ediyorum. Örneğin İbrahim Güçlü ve arkadaşlarının yaptıkları gibi, konferansı olağanüstü ve hararetle alkışlayanlar da, konferans yaptıkları Ankara´dan Hewlêr'e kadar bir yürüyüş eylemi yaparak Türkiye'nin barışını aramayı düşünüyorlar mı? Merak ediyorum.17.01.07Ali Avşar

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.