BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Veysel MERÝÇ · 07.05.2007 · 2 görüntülenme
Ortalıktaki tablo tehlikeli bir tablo.Türk toplumu ezen ve ezileni ile, sömüren ve sömürüleniyle Kemalist olmuş. Özel harekatçi bir topluma dönüşmüş.Burada soru şudur. Türk toplumu buraya nasıl geldi? Türk emekçi sınıfların şu an bulundukları yer sömürgeci sistem zemini olduğuna göre Türk sol hareketin bundan hiç mi suçu yok? Sorgulanması gereken asıl sorun budur.Kemalizm, öyle bir ilettir ki, bu mikrobu kapanlar hızını nerede keseceklerini kontrol edemiyorlar.Türk sol hareketin bütününe yakını Kemalizmi aşmış değildir. Bu nedenle Türkiye’de devrimle karşı-devrim arasında net çizgiler çekilmis değildir. TC devlet icazetli sol ile gerçek sol ayrışmış değildir.Türkiye´de devrimci hareketin günün görevi, bu ayrışmayı sağlamaktır. Türk sol hareketin önündeki en önemli görevlerden biri budur.Türkiye de öyle bir hava yaratılmış ki, kendilerini “devrimci”, “M-L”, “Maoist” vs. olarak sıfatlandıranlar, ırkçı-fasişt Kemalizmi savunmayi politika edinmişlerdir. Dahası bunu Kürtlerede savundurmaya çalışıyor olmalarıdır. Bu durum sözkonusu sol´un niteliğini ortaya koymaya yeterlidir. Onlar, Kemalistlik yapabilirler. Ama siz onlara Kemalistsiniz diyemesiniz. Çünkü „Bu hakkı nereden aliyorsunuz“ bildik tehditlerle karşılaşırsınız. Nedensiz değildir, korkuları vardır. Bu saldırganlık bir yerde korkularının dışa vurumudur. Çünkü Kemalist olduklarını ortaya koyuyorsunuz. Oyunlarını bozuyorsunuz. O zaman ne olur ? Bunu yapan sen misin dercesine „emperyalizmin uşakları” ilan edilirsiniz.Kürd millet egemenlik hakkı gaspi yüklü Lozan Antlaşmasına „anti-emperyalist bir antlaşmadır“ deyip bu kölelik antaşmasını devrimcilik adına size yuturmaya çalışırlarTC devletinin bu resmi görüşü „devrimcilik“ adına savunulur. Sistem ile sol arasında olması gereken çizgiler ortadan kaldırılır.„Eski“ tüfekler ve yeni tabancalar, bu konuda sistemide solarlar. 1961 Anayasasının bekçleri olurlar.Türk ordusunu Türkiye devriminin öncü ve temel gücü ilan ederler. Türk işçi sınıfının en görkemli 15-16 Haziran eyleminde bile işçi sınıfının eline „Ordu-İşçi Elele Milli Cephede“ pankartını tutuştururlar. Türk gençliği kendini „Mustafa Kemal´in gençliği“ olarak tanımlar. Türk sol hareketin büyük kesimi kendini „2. ulusal kurtuluşçu“ ilan eder. Bunun savunulması Kürdlerede dayatılır. Buna “enternasyonalizm” yüklenilir. Buna karşı çıkan Kürdleri „Kürt milliyetçisi“, „emperyalistlerin uşaği“, „halkların devrimci gücünü bölen“ ilan ederler.Bu politikanın Türk egemenlik sistemi açısında sonsuz getirisi vardır. Kürdlerin idam fermanı olmasına rağmen bu politıkayı yürüten Kürdlerde olur. Bunlar, ülkesine, milletine, halkına yabancılaşanlar olur.Sistemin Kürd işbirlikçisi olurda sosyal- sömürgecinin işbirlikçisi Kürd olmaz mı? Olur, bu zeminde ayak altında gezilen sayısız Kürd vardır. Bunların niyetleri ne olursa olsun şu an ismi Türk ve Türkiye ile başlayan ve bitten bir örgütlenmede yer alan Kürdler, subjektif olarak KUKM karşısında yer almaktadırlar.Bu, ne anlama gelir? Bu, KUKM´in her yurtsever Kürde yüklediği milli görevlerinden kaçma anlamına gelir.Bunun ismi Kürd işbirlikçi kesimin tarihten beri yapa geldiği ezen devlete koltuk deyneği rolünü „enternasyonalizm“ adına yapmak olur. „Sol“ adına sadık uşak hizmeti görmek buna denir.Bunlar bizden değildir. Kürdistan ve Kürdistan halkına yabancılaşanlardır.„Enternasyonal“, ve „sınıfsal“ takılanlardır.Maskelidirler. Maske çekip alındığnda altında kapkara Türk milliyetçiliği sırıtır.Bu, öyle barizdir ki, inkar edilecek bir tarafıda olmaz. Bu konuda sahiplerini bile solarlar.Türkten bile Türkçüdürler.Efendilerine kabullendirme mecburiyetleri vardır.Yapmadıklari okabazlık kalmaz.İstendikçe verirler, verdikçe istenilir. Öyle bir duruma düşerler ki, girilen yolun geri dönüşü olmaz.Bir düşünün! Kendine, milletine yabancılaşanların içine düştüğü ihanet batağının gerekçelerine bakın. Sömürgeci sistemin „ortak“ literatürünü kullanırlar. Türk ve Türkiye ile başlayan ve bitten bir örgütte yer alırlar. Türkiye´yi vatan, Türk ulusal onuruyla övünç duymayı siyaset edinirler. KUKM´ne karşı mücadele etmeyi görev bilirler. Sömürgeci sistemin sol lejyonerleri olmaktan kendilerini kurtaramazlar. Suçları saymakla bitmez. Hafife alınacak gibide değildir. Yaptıkları tek kelimeyle Kürd-Kürdistan’a ihanettir.07 Mayıs 2007
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.