BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Sinan KARAÇALI · 07.08.2006 · 2 görüntülenme
Şahin Alpay’ın „Türk- Kürt kardeşliğini pekiştirelim“ yazısını okudum. Beyaz adam rölünde. Her satırında Kürd milletine beyaz ölümü dayatıyor. Ne demesin. Derin devletin derin unsuru Doğu Perinçek’in öğrencisinden de bu beklenir. Bu kaşarlanmış Türk ırkçısı “Türk-Kürt kardeşliği’nin köle-efendi ilişkisi olduğını bilmez mi? Bal gibi bilir. Kompitunun başına geçmiş sala babam sala. Saladıklarında yeni birşey olmasada propagandanın etkisi tekrarlamakla orantılı mantığından hareketle bir tekrar da o yapmış.Söyledikleri devletin resmi söylemi. „Dünyada Türkler ve Kürtler kadar birbirine yakın, kardeş iki halk yoktur.“ “Türkiye’nin her karış toprağı kendini Türk sayanlar kadar Kürt sayanların da vatanıdır.“ Koca bir yalan. Bunu söyleyenin kendiside inanmıyor, ama adam ne yapsın Kürdleri buna inandırma görevi var.Hayır bayım! Ne Kürd, Türk’ün kardeşidir, ne de Kürdlerin Türkiye diye bir vatanları vardır. Kürdler ayrı bir millettir ve vatanları bügün Türk, Arap ve Pers barbarların işgali altında kirletilmeye çalışılsa da güzelim Kürdistandır. Bunu o ırkçı beyninize kazıyacağız.Ortalıkta aydın diye geçiniyor. Ama adam tam bir yalan makinası. Herkese kendisinde olmayan „akıl, izan ve vicdan sahibi“ olma dersi veriyor. Şunu bilin ki, bir adam en çok ne üstünde ahkam kesiyorsa ondan mahrumdur. Adamın akıl, izan ve vicdanına bakın. “Osmanlı döneminde Türkler ve Kürtler “İslam milleti”nin birer unsuru olarak birbirlerinden farklı muamele görmediler.“ dedikten sonra hangi akıl, izan ve vicdandan bahsediyorsun? Anlaşıldı olmayan Türk’ün akıl, izan ve vicdanından.Osmanlı atan milyonlarca Kürd’ü katlettiğini bilmez misin? Tarih okumaz mısın? Okurda yalan söylemeyi „akıl, izan ve vicdan sahibi“ olmak mı sanırsın? Merak ediyorum gerçekten bu mantık sahibi olan sizler ne zaman adam gibi adam olacaksınız? Böyle bir niyetiniz var mı? Olduğuna pek inanmıyorum, ama eğer birgün olursa size seve seve insanlık dersi veririz.Ama sizin insan olma niyetiniz olmadığı şu satırlarınızdan belli. „Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında geçerli olan modernlik anlayışı uyarınca, Osmanlı’nın “İslam milleti”nden bir Türk milleti yaratma politikaları vardır. Ama Türkiye’nin Kürt kökenli yurttaşlarına karşı “doğruları ve sevapları” da çoktur.“ Merakıma yorun. Devletinizin Kürd milletine karşı „çoktur“ dediğin “doğruları ve sevapları” nedir? Bunları bir açıklasanda bizde bilelim. „Kürt kökenlilerin Türkiye’nin siyasi, iktisadi ve kültürel elitleri içindeki payı, nüfustaki paylarının çok üzerindedir.“ iddiasında isen bu konuda da bir yanıltma peşinde olduğun açık. Söylediğin doğru, ama bunun bir karşılığı var. Nedir bu karşılık? Para-pul ile alınıp satılmayan milli onurdur. Ha bu ticareti yapanlar yok mu? Var! Kim bunlar? “Türkiye’nin siyasi, iktisadi ve kültürel elitleri içinde” yer alan ihanetçi Kürdler.Kürdlüğünden feragat ettin mi, milli onurunu satın mı, kendine yabancılaştın mı, başkalaştın mı, devşirildin mi, Türklüğü kabullendin mi Türk egemenlik sisteminde yer almak mümkün. Ama bu zat-ı muhteremin iddia ettiği gibi bunlar devletlerinin Kürdler için “doğruları ve sevapları” değil, aksine Kürdlerin beyazlaştırılmasıdır. Pekiştirmek istediğiniz “Türk-Kürt Kardeşliği” bu mudur? Evet tam da dediğiniz bu. Ama Kürdler bunu farklı değerlendiriyor. Sizin çıkardığınız sonuçlardan farklı sonuçlar çıkarıyor.Bunu bu kısa makalede uzun uzun izah etmenin mümkünü yok, dahası gereğide yok. Bunu sahiplerinin sesi ve kalemlerinde öğrenmek istiyorsan bu mümkün. Kürd siyasal hareketlerin yazımını incele. Beyaz ölümü Kürdlere dayatmanın „akıl, izan ve vicdan sahibi“ olmakla bağdaşlaştırmak Türk’e mahsus bir beceri olsa gerek. Bu konu da üstünüze yoktur. İnsanın yüzüne baka baka yalan söylersiniz ve karşıdakinin kafa salayıp onaylamasını beklersiniz. Siz bu kadar izansız, yüzsüz ve vicdansızsınız. Sizleri çok iyi tanıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki, sizler her kılık altında Kürdleri nasıl Türkleştiririz çabası içindesiniz. Pekiştirmek istediğiniz “Türk-Kürt kardeşliği” budur. Bu ırkçılık değilde nedir? Bunun kardeşlikle ne alakası var. Kürdler bir millettir. Türkler için hak olan Kürdler için niye hak olmasın? Bunu istemeyenlerin kendi deyiminizle „akıl, izan ve vicdan sahibi“ olabilir mi?Kürdistan sorunu “bölgenin geri kakmışlığı” ve “reformlar” sorunu değildir. Ülke ve iktidar sorunudur. Devlet olma sorunudur. Sorunu bu temelde uzaklaştırıp „bölgenin geri kalmışlığı“ ile izah etmenin „akıl, izan ve vicdan sahibi“ olmakla ne alakası var. Bu düpedüz Türk ırkçılığ, şovenliği olmuyor mu? Adamlar yalan makinası. Ben birisinden dünyanın en yalan söyleyenlerin Mısırlılar olduğunu işitmiştim. Beni bu konu da ikna etmeyede çok çabalamıştı. Ama ikna olmamıştım. Çünkü Mısırlı tanıdıklarım üç kişiyi geçmiyordu. Üçünüde çok sevmiştim. Ama Türk denilen devşirilmiş ucube toplumu çok iyi tanırım. Yalancı, ikiyüzlü, arsız ve utanmaz bir toplum. Bu ucube toplum yalan üzerine yaşam kurmuş. Yalanı siyasetleştirmiş. Mesel şu yalana bakın. “Irak Kürtleri, bugün sahip oldukları özerkliği, Türkiye’nin verdiği destekle elde ettiler.“Atma Recep. Ya siz Türkler ne utanmaz mahluklarsınız. Güney Kürdistan’ın bugünkü kazanımlarını eglelemek için Türkiye’nin girmediği kılık mı kaldı. Bugün bile işgal eder dağıtırım naraları atan bu Türkiye değil mi? Eğer yapmiyorsa bunun esas nedeni ABD engelidir. Şahin Alpay denilen Türk ırkçısı türdaşlarının başvurduğu söylemide eklemeyi unutmamış. Yine o bildik tehdit numaraları. „ABD sırt çevirirse, ya çeker giderse“ falan. Sırt çevirebilir, çekip gidebilir, terside olabilir. Ama her halükarda da Türkiye’nin Kürd düşmanlığı sürer. Dün ve bügün sürdüğü gibi. Yarında süreceği konusunda eminiz. Onun için hiç kimse bize „Türklerin iyilik perverliği’nde bahsetmesin. Çünkü çok gülünç oluyorlar.Adamnın yalancı ve ukalalığına bakın.„Gerek Türkiye’nin gerekse Irak Kürtlerinin ortak çıkarı, Türkiye-Irak sınırının bir kardeşlik, dostluk, işbirliği ve birlikte zenginleşme bağı haline gelmesidir.“Ukala olmaktan öte yüzsüz, utanmaz ve hırsız. Tamda beyaz bir adam. Be adam hangi sınırdan bahsediyorsun. O, “kardeşlik, dostluk, işbirliği ve birlikte zenginleşme bağı haline gelsin” dediğin sınır Kürd-Kürdistanı beyninden ve kalbinden bölen sınırlar. Bunu bilmiyor olamasınız. Eğer biliyorsan buna rağmen bu iddiada bulunuyorsan „akıl, izan ve vicdan sahibi“ olmadığın ortada. „Türk- Kürt kardeşliğini pekiştirelim“ diyorsunuz. Bizleride kendinize benzetmeye çalışıyorsunuz. Akılsız, izansız ve vicdansız olmamızı istiyorsunuz. Dahası milletleri millet yapan milli onurdan olmamızı istiyorsunuz. Bu duaya amin demeyiz. Fakat bu tavrınızla ırkçılığınızı ifşa ediyorsunuz. Yakışıyorda size. Laf aramızda her Türk’ün boynunda asılı durur hani.Zırvalıyorlar, hırlıyorlar, havliyorlar. Zırvaladıklarına inanmamızı istiyorlar. Türk egemenlik sistemin bekası için ABD’ye kılıç salamamızı istiyorlar. Yine o bildik „ortak vatan, ortak düşman, ortak çıkar“ yalanına başvuruyorlar. İnanmamakta inat edersek „saflık olur„ kehanetinde bulunuyorlar.Bırakın be yakamızı. Kardeşliğiniz yere batsın. Bu ırkçı tayfası şunu bilsin ki, zırvalarına inanmamızı beklemesinler. Biz yinede saflıkta karar kılalım. Bu saflıkta zarar görmeyiz. Çünkü bu saflıkta doğruluk var, kurtuluş var. Türk ırkçıları zırvalasın, hırlasın, havlasın dursun. Biz bildiğimizi okuyalım. İzansız ve vicdansız Türk barbarlarından kurtulmaya çalışalım. Onları olmayan izan ve vicdanları ile başbaşa bırakalım.07 Ağustos 2006
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.