Siyaset

Türk-Kürt Kardeşiliği mi, Efendi-Köle ilişkisi mi?

Rojhat Badikî · 15.07.2010 · 2 görüntülenme

Türk-Kürt kardeşliği ve Milliyetçilik tartışmalarının alevlendiği bu süreçte ve bu sürece küçük bir katkı yapabilecek ilginç bir kitap üzerinde yoğunlaştım. Kitap, Goran hareketinin lideri Nowşirvan Mustafa tarafından kaleme alınmış. Kitabın adı ‘’ Kurd ve Acem ’’ Nowşirvan Mustafa Araştırmacı-Aydın kimliği öne çıkmış ender Kürt liderlerinden. Tartıştığı kişi ve konularda hep belge ve dökümanlara dayalı konuşma yapan, demegojinden uzak duran bir aydın.

Irak cumhurbaşkanı ve YNK lideri sayın Celal Talabani ile belgeli tartışmaları, Kurdistan tarihinde bugüne kadar bilinmeyen bir çok karanlık noktaları aydınlığa taşıdı. Bu cesur özelliğinden dolayı ki, Kurdistan’ ın güneyinde gerçek bir muhalefet lideri olarak ortaya çıkmasına da neden oldu. Kurdistan’ ın güneyinde ciddi temelde bir muhalefetin ortaya çıkması, Kurdistan davası için çok sağlıklı bir gelişmedir. Nowşirvan Mustafa ve Goran Hareketinin, Kurdistan' ın güneyinde seçimlerde 500.000 bine yakın oy alarak muhalefete geçmesi ile tabu olan bir çok konu gündeme taşınıp tartışılmaya başlanıldı.



Nowşirvan Mustafa yazdığı ‘’Kurd ve Acem’’ adlı araştırma kitabinde, Türk-Moğol kabilelerinin sürüler halinde, Kafkasya ve İran’ ın doğusundan Kurdistan’ a akınlarını detayli bir şekilde ortaya koyuyor. Bunlara ilk sürü ‘’ Azgın Köpek Sürüleri ‘’ adını yani Türk adını kullanan Çinliler olmuştu. Türk kabilelerinin sürüler halinde nasıl Kurdistan’ ın her tarafına saldırıp yakıp yıkmaları süreçlerinde İslamla tanışmaları ve İslamiyeti kabullenmeleri, Türk-Arap kabilelerinin ortak özelliklerinden kaynaklanıyordu. İslamiyetin Arap kültüründen kaynaklı istila, talan genç kadın-kızları ganimet ( cariye ) almaları, savaşta ele geçen ganimetler, savaşa katılanlara bölüştürülmesi Türk kabilelerinin gelenek ve kültürleri ile bire bir örtüşüyordu.



Bu ortak özelliklerden dolayı,Türk kabileleri İslamiyete direnmeden toplu bir kabul etmelerine neden oldu. İki tarafında üretim, askeri-sosyal-kültürel-politik ruhsal şekillenmeleri, yağma-talan, öldürme, yakıp yıkma üzerinde şekillenmişti. Bu ortak özelleliklerinde dolayı, Türk kabileleri toplu bir şekilde kabul ederek askeri olarak bu hiyarerşi içersinde yer aldılar. İslamiyetin akın-istila dönemlerinde Kürt-Farıs ve Arap kabileler arasında büyük savaşlara sahne oldu. Kürt ve Farısların kılıç zoru ile Zerdüştlüğü terk edip islamiyeti kabullenmesine rağmen Arap istilaları Kurdistan bir boydan diğer boya yakılıp harabeye çevirdi.



Denilebilir ki İslamiyetin yayılması sürecinde en fazla olumsuz etkilenen toplu kırımlara uğrayan Kürt’ ler, bundan en fazla yararlananlar da Arap bedevi aşiretleri, Tür kabileleri ile farslar oldu. Kürt’ ler İslamiyeti kabul etmeleri bile onları, Türk, Arap ve Fars katliamlarından kurtarmadı. Kürt’ lerin Kendi topraklarında, Türk, Arap ve Farslar gibi özgür ve bağımsız yaşama talepleri din ve sömürgecilik adına katliamlara uğradılar talan yağma edildiler, kadın-kızları ganimet olarak alıp götürüldüler.



Kürt’ lerin büyük bir çoğunluğu İslamiyeti seçmelerine rağmen kardeş ve ümmetten bir millet olarak kabul görmedi.Tıpkı bugünkü gibi, Kardeşliği ön plana çıkaran işleyen, gündeme taşıyan Kürtler oldu. Kürtlerin bu istem ve arzuları, kardeşlik söylemlerinin karşılığı her zaman kölelik zincirleri oldu.



Nowşirvan Mustafa’ nın semitik alfabe ve Kürtçenin Soran lehçesi ile yazılan Araştırma Kitabini okuduğumda, Kürt’ lerin Türk kabileleri ile ilk tanışmalarından günümüze değin ilişki ağının kısmı değişikliğe rağmen öz olarak değişmediği net bir şekilde görebiliyordum. 1000 yıllık ilişki her dönem değişikliği yeni farklı bir boyuta börünerek, Sömürge-Sömürgeci devlet ilişkisi her zaman devam etmiştır. Türk kabilelerinin devletleşmesinin ardında, Kurdistan’ daki zülüm- yakma-yıkma, talan, demografiyi değiştirme, Türkler açısında her zaman öncelikli olmuştur. Günümüze değin hiç bir zaman Kürt-Türk kardeşlik ilişkisi olmamış, böyle bir şey yaşanmamıştır.


Kürt’ lerin daha doğrusu kendilerine Kürt aydınları, Kürt parti ve örgütleri ( sivil-demokratik-siyasi-politik-askeri-kültürel......vs’ ler) Kürt’ ler adına, Türk devletine biad edip, Türkiyeliliği Kutsamaları tuhaf, tuhaf olduğu kadar ilginçtır. Elbette bunun bir izahı, bir açıklaması olmalıdır. Bu, balık hafizalılığa yorumlanılamaz. Kürt-Türk etiketli aydın, grup, parti, örgüt ...vs koro halinde ''Türkiyelilik ve Türk-Kürt kardeşliği'' ni haykırmalarını hayra mi şere mi yorumlamak gerekir.....?


devam edecek


rojhatbadiki@hotmail.com


İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.