BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
mehmetmufit · 05.02.2007 · 2 görüntülenme
Öteden beridir Türk generalleri, Güney Kurdistan’a saldirmak için dis bilemektedirler. Türkiye’de kamuoyu buna göre biçimlendirilmis ve hazirlanmistir. Güney Kurdistan, generallerin ciddi boyutta basini agritmaktadir. Türkiye’de olusturulmus güçlü anti- ABD’ciligin altinda yatan da budur, yani ABD’nin güney Kurdlerine yardim etmesidir. Nerdeyse kafayi yiyecekler bu yüzden, çünkü ABD’ye ragmen bir sey yapamiyorlar. „Çuval olayi“ ile ABD, Türk generallerinin yikici faaliyetlerine son verdi ve güney Kurdistan’a müdahale etmelerini engelledi.
Ama, Türk generalleri „sol“ hareket dahil nerdeyse herkesi güneye karsi saldirgan bayraklarinin altinda toplamayi basardi. Kamuoyu anketlerine göre, Türk nufusunun üçte biri güney Kurdistan’a saldirmadan yana. Generaller amaçlarina ulasmis bulunuyorlar. General Büyükanit, dis isleri bakani A. Gül’ü takiben bu günlerde ABD’ye gidecek ve güneye iliskin bir-iki taviz koparmaya çalisacak.
Esasinda bütün mesele, Iran’a iliskindir. ABD’nin Iran’a karsi politikasina angaje olan Türk generalleri bu arada Kerkük meselesinde bir takim destekler aramaktadirlar. Iran sorununda ABD’ye sagladiklari yardimdan dolayi Kerkük’ün Kurdistan’a dahil edilmesini engellemek maksadiyla çalismaktadirlar. Bu günkü kosullarda, ABD disinda hiç bir güç Kerkük’ün Kurdistan’a demokratik bir referandumla dahil edilmesini engelleyemez. Turk generalleride bunu çok iyi bildiklerinden dolayi ABD’nin destegiyle Kerkuk’ün Kurdistan’a istirakini engellemeye en azindan ertelemeye çalismaktadirlar. Daha öncede söyledigim gibi, ana mesele Iran’dir. Türk ordusunun bütün hazirligi buna göre yapilmistir. Ancak bu karsiliksiz olmayacaktir; güney Kurdistan’in sinirlandirilmasi, bagimsizliga dogru ilerleyisinin durdurmasi ve Kerkuk’un Kurdistan’a dahil edilmesinin engellenmesi hedeflenmistir. Turk generalleri bu sorunda yalniz degiller, Arap lobiside ABD yönetimini Kerkuk sorununda ikna etmeye çalismaktadir. Basra körfezindeki Arap devletleri, Misir ve Ürdün, Iran’a karsi ABD’nin cephesine katilmis bulunuyorlar. Iran’in olusturdugu „Şii Kusagi“ni geriletme ve nükleer silaha sahip olma politikasina karsi ABD’nin yaninda yer alan bütün bu ülkelerin Kerkuk sorununda ABD’ye „baski“ yapmamalari düsünülemez. Türk generallerinin bundan yararlanacaklari açiktir.
Iran, ortadogu’da büyük bir bölgesel güçtür ve „sii kusagi“ni arkalayarak nükleer silahi elinde olan, Sahlik döneminden gelen hegemonyaci ihtirasi vardir. Uluslararasi ve bölgesel güçler dengesini bozacak bir güce kavusmasini istemeyen büyük güçler Iran’a karsi yaptirimlara gitmektedirler. Ne var ki; baska bir çok neden yanisira, Rusya ve Fransa’nin ikili tutumundan dolayi ABD büyük ihtimalle Iran’i askeri planda vuracaktir. Bûtün askeri hazirliklar bu dogrultuda yapilmaktadir. Bu Tûrkiye’ninde isine gelmektedir. Bin yildir Iran’la çatisma içinde olan Türk milleti, onun nükleer silaha sahip olmasini asla istemez. Bu bakima, Türk generalleri Iran’a karsi cephede yerini alirken, Kurdistan’ida vurmak istemektedir. Bir oldu bitti hareketiyle Kurdistan federe devletini savasa girmeye mecbur birakabilirler.
Ben daha çok bu ihtimal üzerinde durulmasi gerektigini düsünüyorum. Cünkü, Turkiye’nin güney Kurdistan’i isgali artik mümkün degildir. Ama onu savasa sokarak yipratabilir, kurulmakta olan alt yapisini tahrip edebilir ve Kerkuk’ün Kurdistan’a katilimini engelleyebilir. Türk generallerinin politikasi bunun üzerine kurulmustur. Iran’a karsi savasta, PKK’yide bahane ederek bir firsatini bulup güney Kurdistan’a karsi savasa girmek istiyor generaller. Güney Kurdistan kendisini savunacaktir elbette ve Türk ordusuna bir ders vereceginden herkes emin olmalidir.
Bir kaç defa büyük bir ilgiyle bikmadan tekrar tekrar seyrettigim „Küçük Dev Adam“ filmini bir çoklarimiz görmüsüzdür. Bu filimde hiç unutamadigim bir sahnede, irkçi beyaz general Kostler ile çocuklugundan itibaren Kizilderililer içinde büyüyüp Siou’lasan bir izcinin konusmasi vardir. Siou’lar bütün iyi savasçilarini bir araya getirerek hazir vaziyette tepelerin arkasinda ve nehir boylarinda beyaz ordulari beklemektedirler. General Kostler hiç bir zaman Kizilderili izci Kûçük Dev Adam’a güvenmez, ama yinede Siou’larin nerede olabileceklerine iliskin onun fikrini sorar. Küçük Dev Adam, general Kostler’in kendisine güven duymadigini ve söyleyeceklerinin tersini yapacagini bildiginden ona Siou savasçilarinin oldugu gerçek yeri isaret ederek, çocuk, savunmasiz kadin ve yaslilari katliamdan geçirmis olan generale sunlari söyler : „Sizi, karsidaki tepelerin arkasinda çocuklar, savunmasiz kadinlar ve yaslilar degil gerçek Siou savasçilari beklemektedir.“ Aldigi cevaptan hosnut olmayan general Kostler, izcinin söylediginin aksi istikamete yönelince Siou savasçilarinin tuzagina düserek ordusuyla birlikte son askerine kadar imha olur. Siou’lar büyük bir askeri zafer elde ederler.
Fasist Türk generalleri, yoksul ve savunmasiz Kurd halkini ve PKK’nin savasa sürdügü silahinin agirligi altinda ezilen 14-18 yaslarindaki „gerilla“çocuklari katliamdan geçirdigi zaman zafer naralari atyorlardi. Ama onlari ve barbar ordularini Kurdistan’da son derece egitimli ve modern silahlara sahip gerçek pesmerge savasçilari beklemektedirler. Türk generallerinin burnu Kurdistan daglarinda sürtecektir ve gerekli dersi alacaklardir.
Ancak; bu savas her halukarda ve her bakimdan Kurdistan’in yararina olmayacaktir. Turk ordusuna bir ders verilse bile Kurdistan federe hükümeti bu savasa girmeme politikasi gütmelidir. Hazirlikli olmali ama savasida savusturmalidir. Kuzeyli vatanseverler ise, Turk generallerinin savas politikalari ve saldirilari önünde engel olusturabilecek örgütlenmelere ve eylemliklere hazirlik yapmak göreviyle karsi karsiyadirlar. 05.02.07
Mehmet MUFIT
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.