BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
1991 Büyük Raperiniyle birlikte, Güney Kürdistan halki kendi topraklari üzerinde devletlesmek icin gerekli özgür kurumlarini yaratmaya basladi.. Cok kisa bir zaman dilimi icinde Kürdler, Kürdistan Parlamentosunu ve Hükümetini olusturarak, tüm ambargo ve zorluklara ragmen, Kürdistanda gerekli olan alt ve üst yapi kurumlarini yaratmaya calisti....
Türk devleti cesitli bahanelerle bir yandan, Güney Kürdistana yönelik askeri operasyonlar gerceklestirip bir dizi yerlesim alanini bombaliyordu; diger yandan Kürdistana karsi bir abluka siyasetini güdüyordu....
TC tüm yikici faaliyetlerinin yaninda Güney Kürdistana yönelik yönlü bir siyaset yürütüyordu:
1)Türkmen Cephesi adi altinda Güney Kürdistani icten yikmak icin bir Truva atini olusturdu
2)Türkiye, Iran ve Suriye ile olusturduklari anti Kürd üclü blok... Daha sonralari Irak komsulari adi altinda gerceklestirdikleri girisimler...
Bu iki olusumun veya girisimin tek bir amaci vardi: Kürdlerin kazanimlarini yok etmek... Bu olamasa dahi var olani sinirlandirma..
Birincisi; Türkmen Cephesi olusumundan itaberen tüm Kürd ve Kürdistan ismini tasiyan her seye düsmanlik yapmaya basladi... kürdistan Parlamentosunu ve Hükümetini tanimadi ve tüm Kürd kurum ve kuruluslarini reddederek, tam Türk Genel Kurmayinin Kuzey Kürdlere iliskin olan yaklasimin orada sergilemeye calisti.. Bu bakimdan Türkmen Cephesi Saddamdan daha fazla Kürd düsmanligini yapiyordu... Bari Saddam Kürdlerin ifadesiyle kendilerine kartoni bir otonom yönetimini tanimak zorunda kalmisti..
Türk Genel Kurmayi Kürd kazanimlarini yok etmek icin Türkmen Cephesine her türlü askeri, parasal, insani ve diplomatik imkanlari sunarak ve binlerce Türk katil sürülerini alana sürerek hedefine varmaya calisiyordu....
Güney Kürdistandaki ic catismalar, onlarin düsmanca faaliyetlerine kolayliklar sagliyordu. Türk devletinin bu ic catismalarin körüklenmesinde önemli payi vardi...
Türk devleti, ic catismalar esnasinda ve baris görüsmeleri sirasinda Türkmen Cephesini hep Kürdlere empoze etti....
Daha sonra Saddamin yikilmasi amaciyla Irak ve Kürdistan güclerinin yaptiklari tüm toplantilara, Türkiyenin ABD ile olan dostluk iliskilerinden dolayi Türkmen Cephesi hep bir taraf olarak empoze edildi...
Bu dayatilan duruma, daha acik ifadeyle Türk ajani bir yapilanmanin bu denli empoze edilmesine ne Kürdler, ne Sii ve ne de Sünni Araplar raziydi..
Saddamin yikilmasi icin yürütülen toplantilara hep taraf olarak katilan ITC, Saddamin yikilmasindan sonra olusan ilk yönetimden distalandi...
Türkmen Cephesi ve Türk devletinin yillar boyunca Irakta 3 ve hatta 4 milyon Türkmen yasiyor temelindeki yalanlari 30 Ocak 2005 tarihinde yapilan secimlerde ortaya cikti. Türkmen Cephesinin tüm Irak ve Kürdistanda aldigi oylar 95 bin civarindaydi...
Türkiye Devleti tüm imkanlarini seferber ederek milyonlarca dolar aktararak, oy satin alarak elde ettigi oy tam bir husrandi...
TC, Kibrisda yarattiga asalak ve parazit tabakasinin bir aynisini da Irak ve Kürdistanda yaratmisti.
Bir yandan secimlerde yedikleri tokat, diger yandan, Türk ajani olarak görülmenin tabanda yarattigi rahatsizlik ve parazitlerin birbirlerini kemirmesi de eklenince Türkmen Cephesinin 4.cu kongesi bir fiyaskoyla karsi karsiya kaldi..
Bir hafta önce Kerkükte 450 delegenin katilimiyla gerceklesen ITC kongresi ic tartismalar ve suclamalar neticesinde hic bir sonuca varmaksizin hafta ertelendi..
Gecen pazartesi günü ITCin Hewlêr sorumlusu Abdulkadir Bazirgan, Türkmen Cephesinden ayrildigini ilan ederek, söz konusu olan örgütün Hewlêr binasina cekilen bayragini indirdi.(Aso Dergisi, Nr.81)
Yine Cephe icinde baska güclerde ayrilma tehditinde bulunuyorlar..
A. Bazirgan ayrilma nedenlerini aciklarken dis güclerin icislerine karismasini,ITCnin iradesinin disarida oldugu,Hewlêrin yalnizca 28 kisiyle kongrede temsil edilmesi gibi sebepleri gösteriyordu.
Hewlêrde Türkmen cephesinin binasini korumak icin bulunan 230 silahli kiside Bazirganla birlikte hareket etti... Ayrilanla yeni bir siyasi parti girisimini daha simdiden baslatmis bulunmaktalar...
Türkmen Cephesinin iki hafta sonra yeniden toplanacak kongesinde 28 kisilik Baskanlik konseyide secilmesi gerekir... bazirgana göre aday gösterilenler arasinda tek bir Hewlêrli yok...
Türkmen Eli Partisinin Baskan yardimcisi Ali Mehdinin Kürdistanî Niwê gazetesine yaptigi aciklamalar, bir siyaset degisikliginin isaretlerini veriyor.. Bu parti ITCyi olusturan en önemli bir kac cevreden biridir.. Daha düne kadar Kürdlere karsi cok düsmanca davranmalarina ragmen, bugün farkli bir uslup kullaniyorlar ve ITC ile sorunlari var.
Mehdi: Biz Türkmenler olarak Kürdlerle iliskilerimizi gelistirip, güclendirmek istiyoruz..Biz Kürdlerle siyasal, düsünsel, kültürel iliskileri gelistirmek, diyalog halinde olmak istiyoruz. Cünkü, Kürdler hem bizim ve hemde Irakin tüm halklarini cikarlarini ve haklarini savunacak en önemli ve diri güctür dedi.
Ayrica Mehdi konusmasinda Mam Celal Cumhurbaskanligi en hak eden insan oldugunu, Kürdistan halkinin ve özellikle Kerkük Kürd ve Türkmenlerinin mazlumlugunu en iyi bilen insan oldugunu vurguladi..
Mehdi konusmasinin son bölümünde ise: 35 yil boyunca Kerkükte Kürdlere ve Türkmenlere büyük haksizliklarin yapildigini ve 58.ci maddenin en kisa zamanda tatbik edilip, hak sahiplerine haklari verilmelidir diyerek konusmasini noktaladi..
Aslinda Hewlêrli Türkmenlerin Cepheye karsi tutum almalari, Türk devletine karsi bir tutumdur.. Icislerimize karisanlardan söz ederlerken Türkiyeden söz ediyorlar
Bir cok cevrenin farkli tutumlar icine girmesinin nedenleri coktur. Uluslararasi kabul ve destek gören Kürdistan Bölge Hükümeti ve Kürd kurumlari vardir.. Siyasal, ekonomik ve güvenlik durumu Kürdistanda günden güne iyilesiyor... Mevcut durumuyla dahi orada yasiyan insanlarin yasam kosullari Türkiyeden daha iyidir.. Kibrisla en önemli farklilik...
Ayrica bir cok cevrede Türklerin adami olmaktan cikmak istiyor.. Araziye uyanlar ve efendilerinin talimatiyla saf ve guzergâh degistirenleri de unutmamak gerekir...
Türk devletinin Kürdlere karsi ugradigi husran ise bölge devletleriyle gerceklestirdigi anti Kürd toplantilaridir..
Türkiye, Iran ve Suriye devletleri 1992den itibaren Güney Kürdistanda ortaya cikan de facto Kürd devletini yok etmek, resmilestirilmesini engelemek, ic kargasa yaratmak ve komlolar düzenlemek icin düzenli üclü toplantilar yabiyorlardi...
ABDnin simseklerini üzerlerine cekmemek icin Saddam cagrilmiyordu.. Ama bugün ortaya cikan belgelere göre bu devletlerin arasindaki anti Kürd bazindaki bilgi alis verisi hic durmadi.
Bu 3 devlet icin Güney Kürdistanda ortaya cikan Kürd günesi mutlaka karartilmaliydi.. Cünkü Kürdistanin diger parcalarina vuran ve yayilan isinlar onlarin korkulu ruyasi ve salsanatlarinin ölüm canlarini andiriyordu...
Bundan dolayi, bu gücler her zaman en basit bir gelisme karsisinda kudurganlasiyor ve saldirganliklarini artiriyordu...
Daha sonra Saddamin kanli rejimine karsi savas gündeme gelindiginde, yine bu gücler harekete gectiler. Iraka Cevre Ülkeler adi altinda söz konusu 3 ülke disinda Ürdün, Misir, S . Arabistan ve Kuveyt gibi ülkeler Türkiyede bir araya gelmeye basladilar.. Esas amaclari, Savasi engellemek ve bu olmasa Kürdlerin bagimsiz devlet kurma girisimlerini ortadan kaldirmak icin careler aramakti..
Savas basladiginda ise Türklerin tüm kirmizi cizgileriKürdlerce tuz ve buz edildi, kahraman mehmetciklerin kafasina Amerikalilarca cuval gecirildi ve hadleri bildirildi..
Yine Türklere göre bu gelismelerin tek sorumlusu: Kürdlerdi..... Kürdler olmasaydi, Amerikalilar onlarin kafasina cuval gecirmezdi... Kürdler olmasaydi efendilerini kayip etmezlerdi... Kürdler olmasaydi Orta Dogunun tek laik, demokratik ülkesi yalanini sürdürebilirlerdi.... Daha baska ne yalanlar, ne yalanlar....
Saddam rejiminin yikilmasindan sonra paniye kapilan ve sonlarini görmeye baslayan komsular, yeniden yan yana gelmeye basladilar.. Bu devletlerin her biri ve özellikle ilk etapta Suriye ve Iran ABDnin Büyük Orta Dogu Projesi nin hedefleri arasindaydi ve hâlâ bu durum devam ediyor.
Daha sonra bu gücler, ABDnin dayatmasiyla Iraka iliskin yapilan bu toplantilara Irak Disisler Bakanini da davet ettiler.
Cellatlar toplantisina ayni yetki ve hakla katilan Kurban misali karsilarinda Hosyar Zebariyi buldular...
Misirda yapilan komsu ülkelerin toplantisinda Hosyar Zebari ve Abdullah Gül arasindaki Diyarbekir ve Kerkük tartismalari hepimizce bilinmektedir.
29 Nisanda Istanbulda yeniden toplanan bu cevreler Irakta yasanan terör olayini mahkum ettiler. Birlesik, demokratik, cogulcu ve eger Irak halki isterse federal Irakla isbirligi yapacaklarini vurguluyorlar..
Herkes biliyorki, bu devletler Irak icindeki terör eylemlerini destekliyorlar.. Kökten dinci gücler bu ülkelerden Irak ve Kürdistana girip eylemler yapmaktadir... Türkiye, Suriye ve Iran devletleri Irakta saglikli bir yapilanmanin önünü tikamak icin ABD ve yeni kurulan Hükümeti basarisizliga ugratmak istiyor... Suriye ve Irak ABDnin bölgede basarisizliga ugramasi icin elleinde ne geliyorsa yapmaya calisiyor.. Cünkü Iraktan sonra sira kendilerine gelir korkusu ruhlarini sarmis durumdalar....
Bu devletler demokratik, cogulcu iraktan söz ettikleri zaman kargalar bile gülüyor... Askerlerin esirleri olan Türk Hükümetleri, Suriyede %15 Alevinin %85 Sünni üzerine kurdugu kanli Esadlar diktatörlügü, Iran Molla trejimi, S. Arabistan seriat yönetimi demokrasi den cogulculuktan söz ediyor!!!!!
Federasyona da gelince eger Irak halki isterse söyleyip Kürdlerin bu istemleri karsisinda korkularini acik bir sekilde seslendiriyorlar.
Simdi Istanbulda da karsilarinda Iraki temsilen Hisyar Zebari var.... bir Kürd var... Irak Cumhurbaskanligi koltugundada bir Kürd olan Mam Celal var...
Komsularin gemisi su aliyor.... Bu üclü yada komsu toplantilarinin akibeti Bagdat ve Saadabad paktlarindan farkli olmayacaktir... Cünkü bizim ve dünyada herkesin komsusu olan bir ABD olayi var...
Eski komsularimiz, yeni komsumuzdan Azrailden korkarcasina korkuyorlar... Suriye ve Iranin yeni komsu ile iliskileri biliniyor...
Türkiye Basbakani aylardir Bushtan bir randevu almak icin diplomatik cevreleri devreye sokuyor... Bu cabalarinda basarili olmayinca...... Bu sefer Israil aracilidiyla bir randevu koparmak icin yollara düstü...
Sonuc olarak, Türklerin Güney Kürdistana iliskin iki büyük silahi ve tuzagi ters tepti.... Ne bileyim birden bakarsan bir gün gelir R.T. Erdogan, Mam Celal veya Kak Mesud araciligiyla Bushtan bir randevu koparma yolluna gider.. Ne de olsa kendileri diyor: Kürdistan ikinci bir Israil olur
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.