BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Mersinde Türkiye Bayraginin yakilmasi iki farkli olgu arasindaki çelişkilerin had safhaya çikişinin bir göstergesidir. Güney Kurdistan`daki kazanimlarin Kuzey Kurdistan`a yansimasiyla gizliden gizliye Kürd halkina karşi irkçi dalgasinin dogmasina yolaçmaktadir. Bazi kesimlerin t.c nin bütün degerlerine bagliyiz demeleri bile bu başlatilan irkçi dalganin yumuşutulmasina yetmiyor.
Bu çelişki çatişma ortami gittikçede büyüyecektir, çünkü Kurdistan ulusal sorunu Ortadogu sinirlarini aşmiştir, Ortadogunun temel sorunun Filistin sorunun olmayip Kürd ve Kurdistan sorunu oldugu gerçekligi kabul görmeye başladi. Bu dogal olarak Kürd halkina yansimasini kendisinin özgürlük ve bagimsizlik taleplerinin yükseltmesini de beraberinde getirecektir. Kuzey Kurdistan ve Türkiye Öcalan ve PKK bayraklariyla yürümek ve gösteri yapmak ile Güney Kurdistan`daki kazanimlara karşi yapilan saldirilari protesto etmek ve Kurdistan bayragini taşimak çok farkli şeylerdir.
Öcalan lehine yapilan gösterilerde Polislerin saldirmasi gercekleri degistirmiyor hatta bu türden gösterilerin yapilmasi altan alta tesvik ediliyor. Bir sahsin talep ve istemlerini bir halk ve ülkenin isten ve taleplerinden öncellikli olarak tutulmasi var olan sisten acisinda gerekli ve yararlidir. Kurdistan ve Türkiye sinirlari icersindeki catismali ortamlarin örgütsüzlüge ragmen gelisme gösterecegi unutulmamalidir.
Güney Kurdistan`daki gelismelerin ulusal ve uluslararasi yansimasi ve Kuzey Kurdistan`da 21 yillik korkunc tahribatin getirdigi ekonomik siyasal sosyal ve politik gelismeler, Kurdistandan sürgüne gönderilen milyonlarca Kürd ve yeni kusak Kürtler, yeni catismalara gebedir. Her türlü haktan yoksun sürgünde yasayan kendilerini Türk ve Türkiyeli görmeyen yeni Kusak kürdlerin talep ve istemleri ile T.C ve isbirliklcilerinin dayatmalarinin uyusmayacagi aciktir.
Örgütsüz genc dinamiklerin, Sömürgecilige ve isbirlige karsi olusacak alternatiflerin dogal potansiyelidir. Bu potansiyelin Kurdistan bagimsizlikci gücle bulusmasi durumunda Kurdistan ve Türkiyenin bütün alanlarinda, T.C `nin simdiye kadar hic karsilasmadigi muazam bir mücadele ile karsi karsiya kalacaktir. TC`nin cekindigi ve korktugu nokta burasidir. Bundan dolayi Sömürgeci gücler dinamik, aktif ve pozitif enerji tasiyan bu dinamiklerin Ulusal ve Toplumsal bagimsizlikci güclerle bulusmasini engellemek icin imrali ile birlikte tertipler icersinde olmasi bir zorunluluktur.
Burada sorun bayrak yakilip yakilmamasi degil kaldiki ki Kurdistan sinirlari icersinde sömürgecilerin bütün sembollerinin yakilmasi yada sökülüp atilmasi kadar bir dogal hak yoktur. Sömürgecileri temsil eden sembolleri yakip-yikip söküp atmiyorsan o zaman neyin mücadelesini veriyorsun. Her sembol egemenlik hakkin tescilidir, bir herde hangi sembol varsa orasi o sembol ve sembo sahiplerine aittir!
Türkiyede egemen gücler, gelisebilecek ulusal bagimsizlik mücadelesi ve Güney Kurdistan yansimasinin etkilerini sinirlamak icin sövenizm ve irkcilik dalgasini yayacaktir, burada iyi niyet yada kötü niyetin hic bir fonksiyonu yoktur. Kürdlerin bayrak yakip yakmamasi bu realiteyi degistirmeyecektir. Yoksul, ülkesinden sürgün edilmis, baski altinda horlanan ve kücümsenen bu genc Kürt dinamikler her an baskalidiri ile karsi karsiyadir.
Kürtlerin Türkiyede gelisecek sövenizm ve irkciligi engelleyebilcek hic bir etkisi olamaz. Bu sövenizm ve irkcilik dalgasini Türk, Sosyalist-Demokrat-Aydin-Liberal ve her türden sivil ve demokratik kitle kurum ve kuruluslari engelleyebilir. Maalesef sözü edilen bu kesimler ( Bireyler bazinda haric )simdiye kadar ciddi bir temelde bir barikat olusturamadilar yada olusturmak istemediler. Kürtlerin bu dalga karsinda durabilmesinin tek bir yol ve secenegi vardir, bu yol ve secenek, ulusal ve toplumsal taleplere daha fazla sarilma ile asilabilinir.
Sonuc itibari ile Newrozlarda toplanan yüzbinlerin talep ve istemleri ile, sömürgeci sistem ve isbirliklcilerin talep ve istemleri yasamin realitesi karsisinda gün gittikce yarisacaktir. Dünyada bunun bir cok örnekleri vardir, organize edilen büyük destek gösterileri düzenleyenlerin aleyhine dönüsmüstür. Newrozlar da toplanan yüzbinler dogru bir zamanda örgütlü bir sekilde yapilacak müdahele ile yapilmak istenilen Türklestirme hamlelerini bosa cikartacaktir.
Bu genc dinamik ve aktif genclik kusagini Kurdistan sol hareketinin disinda baska bir laternatifin örgütleyebilme sansi yok denilecek kadar zayiftir. Genclik ve ögrenci karekteri geregi Sol-Sosyalistir ve Kurdistan bagimsizlikci Sosyalist Parti ve hareketlerin dogal tabanidirlar. Esas olarak üzerinde yogunlasmamiz gereken budur. Kurdistan ve Türkiye arasindaki uzlasmaz celiski kapanmayacak sekilde acilmistir.
Sömürgeciler bunun farkinda olup önlemek icin her yol ve yöntemi devreye sokacaktir. Burada Kürdlerin her türlü tavide bulunmasi hatta Türklügün bütün degerlerini sahilenmesi Türklük kimligini kabul etmesi yaklasan catismali ortamin gelisimini engelleyemeyecektir.
Kurdistanlilik gerecekligi, Kurdistanlilarda maddi bir gerceklik olmustur, bunun yolunu kesebilmek mümkün degildir. Eger catismali ortamdan Kürd halkinin büyük tahribat ve katliamlarla cikilmasi istenilmiyorsa o halde Kurdistan ve Türkiye`ye dogru hareketli bir akisi saglayacak yeniden yapilanmayi olusturmak gerekir. Disardan yorum ve analizler yapmak, strateji ve receteler aciklamak tek basina yeretli bir cözüm degildir.
Cözüm ve recete somut pratik adimlar atmakla olur ve eger kendisini icine hapsettigimiz kücük hayaller dünyasinin etki alani disina cikabilirsek, kendimizi Kürd genc dinamigi ile icice gecmis halde buluruz. Ulusal ve Toplumsal birlik ve polatformlarin olusma zemini de budur. Yasam ve Mücadele alanlardir sokaklardir, sokaklara ve alanlara inemeyenlerin Masa basinda kazanma sansi yoktur.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.