ABDULLAH GÜL’ÜN „KAYSERİLİ“ ATASI ŞÊX ÎBRAHÎM HUSEYÎN SÎWASÎ KÜRD OLMASIN?
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Pötürgeli · 28.12.2008 · 1 görüntülenme
Bu proje fikri yeni değildir. Hafızan beni yanıltmiyorsa 1935 yılında Türk Genelkurmay Başkan yardımcısı Nazmi Sevgen, ilgili mercilere bir rapor yazıyor. Diyor ki;
“Muhterem büyüklerim. Bir asırdan beridir, kendi dilimizle kendimizi Kürdlere anlatamadık. Gel bu Kürdçe yasağını kaldıralım, onların diliyle kendimizi onlara anlatalım.“
Devlet ricali bunu kaale almıyor. Yani onlara göre koşullar henüz oluşmamış. Gel zaman git zaman koşullar bu gün oluşmuş olacak ki, Kürd dili ile Kürd'e Türk'ü anlatacaklar.
Buraya kadar bir anormalik yok. Hiçbir engel yok, anlatabilirler.
Ama kimi Kürdlerde;
“İstemezukkkkk“ sesleri yükselmeye başladı.
İşte anormalik burada.
Niye istemiyorsun, be kardeşim?
Dünden bu güne Kürd aydın ve siyasal çevrelerin bir istemi;
“Kürd dili üstündeki yasaklara son“ değil miydi?
Buna itirazı olan var mıydı? Yoktu!
Peki bu gün neye itiraz ediyoruz?
Birçok neden sıralanabilinir.
Birincisi, TRT-6'da Kürdçe program yapmakla Kürd dili üstündeki yasak tamamıyla ortadan kalkmıyor itirazı yükselebilir. Doğru ama Türk egemenlik sisteminin inkar ve ihma politıkasında bir çatlaksa ki öyledir bırak öyle olsun. Çatlak olmasın demek bize mi düşmüş?
Dahası dünya kamuoyu nezdinde bu “istemezuk“ itirazımızı nasıl izah edeceğiz. Bunun izahatı yok.
“Kürd dili üzerindeki baskılara son“ talebimiz haklıdır, dahası sempatiktir. Dünya kamuoyu TRT-6 ile Kürdçe program yapmasını haklı olarak olumlu bir gelişme olarak değerlendirecek ve destekliyecektir. Ki öyledirde.
Peki biz Kürdler niye karşı çıkacak mışız anlamış değiliz.
Ondan sonra ikinci itiraz gelebilir;
“Bizim dilimizle kendinizi bize anlatamasınız.“
Tutar mı bu? Tutmaz.
Bu tür ayakları havada itirazlarla dünya alem bize güler.
Herkesten öte sizin yıllardır yaptığınız nedir diye sorarlar insana.
Doğru ya! Kürdler yıllardır kendilerini Türk dili ile Türk'e anlatmıyor mu?
Biz yaptığımızda iyide, onlar yaptı mı kötü mü oluyor.
Böyle bir saçmalık olmaz.
Keşke bizim onların dilini kullandığımız kadar onlarda bizim dilimizi kullansalar.
Bir TRT-6 yerine onlarcası açılsa ne gülünç duruma düşerler.
Bırakın adamlar işini yapıyor. Kimse yanılmasın. Yaptıkları işin hoşlarına gittiğinide kimse iddia edemez. Bir asırlık ezberin bozumudur, bu. Belki bizim için birşey ifade etmiyebilir, ama Türk egemenlik sistemin “kırmızı çizgiler“in en kırmızularından birinin pembeleşmesi ne anlama geldiğini onlara sormak lazım. Bu noktaya gelmek için çok ter döktükleri kesin.
Peki bunu alkışlamak mı lazım? Elbette değil. Alkışlamamızda gerekmiyor.
Gerek Kürd mücadelesi, gerek ululslararası koşullar buna yol açtı. Hoş oldu, iyi oldu deyip geçelim.
Peki sorun çözüldümü? Ne gezer. Irak kurulduğu tarihten itibaren hiçbir zaman Kürd diline yasak koymadı. Gelişmesi yönünde devlet desteği oldu. Ama Kürd soykırımlarındandan vazgeçilmedi.
Yani sorun dil-diş meselesi değildir.
Daha derindir.
Bir millet, bir ülke sorunudur.
Toprak ve iktidar sorunudur.
Çözüm buradadır.
Kimi Kürdlerin iddia ettiği gibi imkansız değil, ama şu an koşulları yok diyelim.
Koşullar değişir. O da gerçekleşir.
Nasıl dün Türk egemenlik sisteminde TRT bünyesinde bırakın Kürd dili ile yayın yapmak Kürd yoktu. Kürd dili diye bir dil yoktu. Ama şimdi var. Demek ki şartlar oluştu.
Diğerininde oluşur. Diğeri dediğim Bağımsız Kürd Devletidir.
Yeter ki, Kürdler;
“Bu imkansız ve gereksiz“ demesin.
Bunun yerine şunu söylesinler;
“Bu bizim en temek hakkımız. Ama şu an bunun koşulları yok. Bunun koşullarını hazırlamakla meşkuluz“ desinler.
Bir gün o koşullarıda oluştururlar.
Bu günlük bu kadar.
Bu vesileyle Nemırdanı kardeşimin yüklediği yüktende kurtulmuş oldum.
Oh be dünya varmış!
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Aso Zagrosi · 3 yıl önce
Brahim Ziravav · 4 yıl önce
Brahim Ziravav · 6 yıl önce
Alan Lezan · 17 yıl önce
Tesekkürler!!!
Kajin · 17 yıl önce
Bu televizyona bir isim ararken ve ortaya çıkmma nedeni üzerine düşünürken "Çahş TV" yada "Köy Koruyucusu TRT 8" ismini uygun buldum.. Silav
Xalê Seyid · 17 yıl önce
Cend roj`in bi vekirina TV shesh a kurdî pir kesayeten hêja ê ku dixwazin u ê li dijî nerinen xwe tînin ziman.kesên ku li hemberi kanala shesh a kurdî derdikevin li hemberi tu alternatifê nayinin,tenê dibêjin kanala dewlet u cahsha´ye.li gorî min ev nerineke shashe.cash bi kurdi fer bibin ji tirkî bashtire ,cimki dewleta tirk bê irada xwe ev TV ê vekir.bi saya keda milletê kurd,loma tirk mecbur ma ku TV ê a kurdi vekir.eger cikasî ne li gorî dilê kurdabêji dîsa serkeftineke u dibet em li hember dernekevin.bi kêmati ji bo zimanê kurdi gavek mezine iro kurdên bakur bi piranî bune êsire kanalên tirki u roj bi roj bi saya kanalê tirk zarokên kurd hatta bav u dayik ji berbi asimilê ve dicin.dîsa ez dibêjim hebuna tv shesh kurdî ji nebunê bashtire. Nizannim bê cime kesayeten me hevkasî li hember TV shesh derdikevin.wisa tê diyarkirin ku dixwazin em tim dibin kontrola zimaê tirkîde bin.ma emê heye kengî bibin êsirê kanalên tirka u zimanê zimanê tirki.demekî ev kesayet naxwazin kanalên kurdî ava bibin.êku hember derdikevin dibêt alternatifa nishan bidin u pêk bînin. Ez dipirsim ROJ TV ê cikasî jibo berjewendiyê milletrê kurd kar dike,bawer nînim cimki ji fêdê zêdetir zerarê didê milletê kurd ji sedi 80 yî bi zimanê tirkî weshana xwe dike ji kenalê tirka bêtir zerar dide cimki jibo ku bi navê kurd ,tishtêê bê ehlakî dike.TV bashur piranî bi soranî kar dikin,Tv ê kurda yi ku hene hemî grêdayi rêxistinana tenê jibo berjewendiyê rêxistana hene,bersiva millet bi tevayi nadin Ez bi navê xwe TV shesh bash dibînim.dema ku weshana wê bashbe temashe bikim,demaku nebash bê temashe nakim.dîsa dîbêjim ji zimanê tirki bashtire.hêvîdarim ku kurd jê fêde bibînin u lu gorî dilê kurdabe. Slav u hurmet
Hemdo · 17 yıl önce
Asagidaki haber Taraf Gazetesinden. Siz bu durumu onurunuza ve serefinize layik goruyorsaniz. TV 6 size hayirli ve ugurlu olsun.. TV 6ya mevcut durumda karsi cikanlara da lutfen laf etmeyin.. TARAF GAZETESINDEN AKTARMA Kürtçe deseniz, arı sokar dilinizi aman Taraf/ANKARA - Istanbul - 28.12.2008 TRT Kürtçe yayın yapıyor, Meclis'te ise Kürtçe tutanaklarda “bilinmeyen bir dil.“ Son öneri Toptan'dan: ’Türkçe olmayan bir dil' yazsaydık keşke TBMM Başkanı Köksal Toptan, DTP milletvekillerinin Kürtçe'nin tutanaklara “bilinmeyen dil“ olarak geçtiğine yönelik eleştirileri üzerine ilginç bir formül geliştirdi: “Türkçe olmayan bir dil yazılsın.“ Meclis'te bütçe görüşmelerinin son gününde Genel Kurul'u yöneten Meclis Başkanı Toptan, DTP'li milletvekillerin “Kürtçe ifadelerin tutanaklara bilinmeyen bir dil olarak geçirilmesi“ ve yurtdışı gezilerine kendilerinin götürülmemelerine ilişkin eleştirileri yanıtladı. Dünkü oturumda partisi adına söz alan DTP Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak, “Bu ülkede hala Kürtçe Meclis tutanaklarına ’bilinmeyen bir dil' olarak yazılıyor“ dedi. Kışanak'ın sözlerini tamamlamasından ardından konuşan Toptan, “Bu kürsüden Türkçe konuşmak zorundayız. Çünkü konuşan arkadaşlarımızın başkan tarafından izlenebilmesi, milletvekilleri tarafından anlaşılabilmesi için. Sonuçta milletimizin tamamı tarafından izlenebilmesi için başka yol ve yöntem yok“ dedi. Toptan, DTP'li Sırrı Sakık'ın yabancı heyetlerin Genel Kurul'da kendi dillerinde konuşabildikleri örneğini verdiğini de anımsatarak, “Yabancılar burada İngilizce, Fransızca konuşuyor örneği de yanlış. Hayır, onları da milletvekili ve başkan arkadaşlarımız simültane tercüme ile Türkçe izliyor“ diye konuştu. Anayasada böyle yazıyor Toptan, Kürtçe'yi “bilinmeyen bir dil“ olarak tutanaklara geçiren Tutanak Müdürlüğü çalışanlarına ise şu öneride bulundu: “1991 yılından gelen bir uygulamaya göre de burada anlaşılmayan bir dille meram ifade edildiğinde tutanaktaki arkadaşlarımız ’Anlaşılmayan bir dil' olarak geçiyor. Keşke daha yumuşak bir ifadeyle ’Türkçe olmayan bir dil' denilebilseydi daha iyi olabilirdi. Mümkünse arkadaşlarımdan da rica ediyorum bundan sonra ifadeyi de o şekilde yumuşatmakta da yarar var.“ Bu söz üzerine DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, “Stenografların bilmediği dil“ denilmesini önerdi ancak Toptan, “Kural olarak bir arada, birbirimizi anlayabilecek dili kullanmak zorundayız. Anayasamızın da işin de gereği budur“ diye konuştu