Siyaset

Trabzon nere Danimarka nere..

Alixan Aras · 07.02.2006 · 2 görüntülenme

Adil HARMANCI /Trabzon'da beş yıl bulundum. Doğal yapısı, havası ve insanı ilginçtir. Farkında olmayarak kültür asimilasyonuna uğrayan, 'Laz'lıklarından eser kalmayan bu ilin halkı sinirli mi sinirli, kızgın mı kızgın. Neye kızgın ve sinirli, işte o beli değil. Önüne gelen herşeye kızar ve öfkelenirler. En uysal ve en saf sohbetleri bile bağırtı çağırtı içinde geçer. Hepsini katmasak da ama bir çoğuna göre, hata yapan, öldürülmeli. 'Öldürme' fiili Trabzon'da öyle kolay dile getirilir ki, korkunç..Geçen hafta Trabzon için iyi şeyler düşünen, iyi projeleri olan rahibi vurdular. Neden? Bazı anlatımlara göre, Hz. Muhammed'in Danimarka ve Norveç'te yayınlanan karikatürüne bir tepkiydi bu olay. Eğer öyle ise, bizim Trabzonlu'nun aklına ne proje gelmiş, ne de iyilik, onun aklına gelen ilk şey yukarıda da izah etmeye çalıştığım gibi 'öldürme' fiili olmuş. Gerçi karikatürü çizen rahip değildi ama, Trabzonlu'ya göre fark etmez, ne de olsa 'gavur', çek tetiği öldür! Ne gariptir değil mi, dünyanın değişik ülkelerinde elçilik işgalleri şeklinde tepkiler olsa da kimse Trabzon'daki gibi direkt göğsüne ateş edilerek öldürülmedi. Türkiye'nin başka yerinde de olmadı böyle bir olay!Mersin'deki bayrak provokasyonu ardından Trabzonlular, geçen yıl da Kürtleri linç etmeye kalkışmış, hatta daha sonra kamuoyuna fazlaca yansımayan öldürme olayları dahi olmuştu. Cezaevi koşullarını protesto etmek isteyen kızlar, gençler sokak ortasından tazının tavşanı kovalaması gibi kovalanmış, linç edilmek istenmişlerdi. İşin kötüsü Trabzonlular hergün birbirlerini de öldürüyorlar, 'hüt' diyene kurşun sıkılıyor. Bu tür ölümlere tanıklık da ettim, tüm Türkiye'nin geçen günlerde Trabzonsporlu oyunculara sıkılan kurşunlara tanıklık ettiği gibi. Barışla sonuçlanan çok az sorun olur oralarda, en iyi çözümleri 'piştuvu' çekip vurmaktır. Dedim ya neye kızgın oldukları önemli değil, çek tetiği vur! Zaten ünlü bir sözleri de var: Vurdi vurdi vuruldi. İşte Trabzonlu'nun eriştiği kültür, ya da sistemin neden olduğu kültür! Onlar, kendilerine 'Trabzonlu' diyebilir, ama ben onlara 'Laz' diyorum. Orada bulunduğum süre içinde, tarihe karşı gizli bir kırgınlıklarının olduğunu sezinledim çünkü. Kimliklerinden koparıldıkları için, iradeleri ellerinden alındığı için çok isinrli olduklarına inanmaya başlamıştım o ara. Tek tük 'Lazız' sesleri arasında herkes kendisini has be has 'Türk' diye tanımlar. Bunu da kendi gerçeğinden kaçmanın bir biçimi olarak algıladım ben. Lazları sinirli ve kızgın kılan şeyin kendilerini bulamamaları, onlara uygulanan asimilasyon olduğuna inanmaktayım şahsen. Kendi kültür ve geleneklerini yaşayamamaları, kendi iktidarlarını kuramamaları şiddet olarak yansımıştır onlara diye düşünüyorum. Kendine has kültür ve geleneğin buluştuğu bir yaşam düzeni olmayan, yabancı kültür ve gelenekle daha fazla yol yürüyemezmiş demek ki! Kızar, öfkelenir, günün birinde de kendi ipini çeker.Ama Van'ın Özalp ilçesinde de Trabzonlular var. Üstelik 2 tane köyleri var. Geçen yılki Trabzon olaylarını onlara sorduğumuzda hep birlikte Kürtlere yönelik tutumu kınadılar. Oldukça da uysal ve kırıcılıktan uzak insanlardır, sohbetleri ve sorun çözme biçimleri Trabzon'dakine hiç benzemiyor. Galiba, Trabzonluları sinirli ve kırıcı olmaktan kurtarmak için, ya kültürleri ile başbaşa bırakmak, iktidarlarını iade etmek, ya da yerlerini değiştirmek gerekiyor! 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.