BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Kürt olduğum için mi her yazdığım her satır 'Kürt' kelimesi ile başlar. Bilmiyorum
ama, bu coğrafyada Arap da, Fars da, Türk de doğsaydım sanırım yine yazdığım
her satırın başına inadına 'Kürt' kelimesini getirirdim.
Bir kaç yazımda daha değindim, bizim agallı ve şalvarlı köylüler arazi yüzünden
kavga edince isimleri sosyetede cahile çıkar. O yetmez, üstleri başları yırtık,
feodal, bitli, kirli, tezek kokulu olmakla anılırlar. Belki bu ithamlarda bulunan
sosyete yazar ve aydınları ömrü billah bu köylülerin yüzünü dahi görmemiştir.
Dertlerine ortak olmamıştır, tezek kokularını yakından algılama cesaretini
gösterememiştir. Ama bol keseden, garibim köylünün aleyhine verip veriştirmiştir.
Şimdi bakıyorsunuz, aynı yüksek sosyete, Kürtle boğaz boğaza gelmiş, bir karış
toprağı kaptırmamak için var gücüyle yükleniyor. Katliamlar yapıyor, kafa kesiyor,
göz çıkartıyor, ırza geçiyor, dil yasaklıyor, giysi yasaklıyor, renk yasaklıyor, müzik
yasaklıyor, bilcümle Kürdün nefes almasına dahi fırsat vermiyor.
Tüm bunlar ne için? Tabiki bir karış toprak için!
Hani köylünün bir karış toprak için birbirini öldürmesi cahillikti, hani bilmezlik ve
gerilikti! Ya bu sizin yaptığınız, 'değerli' Türk, Fars ve Arap 'sosyetesi'. Bu sizin
yaptığınız insanlık mı, ilericilik mi, çağdaşlık mı? Peki siz bu tutumunuzla, o cahil
saydığınız köylüden daha da geri duruma düşmüş olmuyor musunuz?
Evet, benim gerekçelerim bunlar! Ben bu coğrafyada bir Kürt olarak değil de Arap,
Türk, ya da Fars olarak doğsaydım, yine de yazacağım her satırın başına inadına
'Kürt' kelimesini getirirdim.
Çünkü, cahil, feodal, bitli olanın ve tezek kokanın aslında köylü değil, kendilerini
'devlet' sanan bok kokulu sistemler olduğunu anladığım anda bunu gözümü
kırpmadan yapardım.
Köylüler aslında toprağı birbirleriyle paylaşıyorlar, hiç bir köylü köyünde arazisiz
değildir, öyle olsa zaten köyde oturma gerekçesi kalmaz. Bu durumda olan
köylüler varsa oradan göç ederler.
Ama koca bir gezegende Kürtlerin bir karış toprakları yoktur. Irak'ta edinilmek
istenen toprak da gereksiz görülmekte, bir araya gelen komşu devletler, 'başımıza
bela sarığı mı sarılmak isteniyor' yakınmasında bulunmaktadırlar.
Bu devletler ha bire abalarının altında sakladıkları katliam değneğini Kürtlere
göstermektedirler. Modern olduklarını zan eden bu devletler, cahilce bir toprak
korumacılığına soyunmuş ve vazgeçecek gibi de görünmemektedirler.
Bu devletlerden biraz daha çağdaş olduğunu iddia eden ABD ve destekçisi
devletler de yine dünyanını paylaşımı konusunda 'babalar ve oğulları' rolünü
oynayarak Kürtleri tatmin edecek adımları atamıyorlar. Kürtlerin üzerinde yaşadığı
toprak parçası bir türlü Kürtlere iade edilmiyor, işgal altında tutulmaya devam
ediliyor.
Ve bu insanların sayısı da bir köydeki köylülerin sayısından daha fazladır beyler, 50
milyon civarında bir nüfus bu. 50 milyon Kürdün şu anda dünya haritasında bir
yerleri yok, sırtlarına giydikleri bir üniformaları yok.
Hadi buyrun çağdaş köylü devletler, 'Kürt kardeşlerinizin' toprağından çıkın da,
tezek kokulu savaşlar, bok kokulu çatışmalar ve 'Kürt' başlıklı can sıkıcı yazılar son
bulsun!
Yeter artık..
8 Mart 2005
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.